Ağaçların arasında akan su insanın içine huzur dolduruyordu resmen. Mert motorları durdurup kimse yokken denize işemek üzere aşağı doğru iner. Kuş cıvıltıları ve su dalga seslerinden başka birşey yoktu. Fermuarını çeker ve ağır adımlarla tekrar dümene doğru geçerken ağaçlıkların arasında bir kızın yattığını görür. Önce yanına gitmek konusunda tereddüt eder, ama çabuk ikna olur. Gemiyi karaya doğru yanaştırır. Yük gemisi olduğu için oldukça ağır ve büyüktü. Karaya indiğinde yatan kızın Işıl olduğunu görünce şok olur. Ne yapacağını bilemez ve direk Uzay'ı arar:
Mert: A..ab..abi.
Uzay: Noldu ?
Mert: Abi şu an gözlerim beni yanıltmıyorsa Işıl önümde.
Uzay: Nasıl önünde lan ne diyorsun?
Mert: Abi bayılmış yerde yatıyor.
Uzay: Yük işini iptal et o kızı direk al ve gel çabuk.
Mert: Abi dar yer gemi dönmez ki.
Uzay: Mert napıp et o kızı getir ve acele et.
Işıl'ı kaldırarak gemiye doğru ilerler. Tam o sırada Işıl hafif ayılmaya başlar. Kaçmaya çalışırken Mert durdurur:
Mert: Korkma ben Uzay Bey'in adamıyım.
● ● ● ● ● ● ● ●
Sevil: Abla Uzay bizi neden apartopar Almanya'ya gönderdi?
Makbule: Bu aralar Uzay hiç kendinde değil. Bir kız...
Sevil: Kız seni mi istemiyor? Yok artık.
Makbule: Saçmalama Sevil. O öyle bir halt yiyemez. O kız evimize girdi gireli bela eksik olmuyor.
Sevil: Kız kim, kimin nesi, tanıyor musun?
Makbule: Ay ne bileyim fakir bir kızı eve getirdi önünde dört dönüyor. Kızda birşeye benzese.
Sevil: Neyse ya ben karşıma alır konuşurum. İnşallah dinler beni.
Kapı çalar ve gelen ses "Oda servisi!" Olunca kapıyı açmak için yerinden kalkar,
Sevil: Eksik birşeyimiz var mı abla ?
Makbule: Meyve tabağı iste.
Kapıyı tam açtığında Makbule yerinden fırlar;
Makbule: Bir dakika, bu oteldeki çalışanlar türkçeyi nerden biliyor?
Kapıyı açtığında Sevil'in alnına dayalı silah ile gerilim son sürat artıyordu.
Makbule: Kimsiniz, ne istiyorsunuz ?
-Sizi misafir edeceğiz ama bize zorluk çıkartmayacaksınız.
Sevil: Abla bunlar kim ne oluyor ?
Makbule: Hiçbir fikrim yok.
● ● ● ● ● ● ● ● ● ●
Çalan telefon sesiyle uyuya kaldığı tekli koltuktan sıçrar. Arayan Uzay'dı. Açmak ve açmamak arasında gidip geldikten sonra oda değiştirerek yanıtlar:
Emine: Noldu ne istiyorsun ?
Uzay: Kızınızı bulduk.
Emine: Nerde nasıl?
Uzay: Birazdan gelicek. Kızınız ufak bir kaçırılma olayına karıştı fakat ben gereğini yaptım. Mustafa sizi birazdan alıp buraya getirecek.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tek Gecelik Aşk
Fiksi RemajaBir adam düşünün. Hayatında istediği herşeyi parayla elde edebilen ve istediği herşeyi yaptıran. Olaylar ummadığı bir sekilde geliştiğinde sonuçlarına katlanabilecek mi ? Bir kız düşünün. Zor elde ediliyor. Ailesini küçük yaşta kaybettiği için halas...
