Yurda geri döndüklerinde herkes birbirlerini tebrik etmişti daha sonra günün yorgunluğunu atmak için odalarına dağılmışlardı. Taehyung Jeongguk'a döndü ve esnerken rahat bir şekilde konuştu. "Bu gece senin yatağında uyumak ister misin?"
"Oh," Jeongguk derin bir nefes aldı. Taehyung ne kadar rahat olsa da o hala geriliyordu. "Tamam, olur."
"Holey, Senin yumuşacık battaniyene bayılıyorum."
"Sen sürekli çaldığın için şu an senin odanda olan battaniyeden mi bahsediyorsun?"
Taehyung kıkırdı. "Evet ondan bahsediyorum.Üstümü değiştirip dönerken getiririm."
Jeongguk odasına doğru yürürken kafasını salladı ve kıkırdadı. Tişört giyip giymeme konusunda kararsız kalmıştı ama sonuç olarak giymeye karar verdi.
"Bakıyorum da tişörtünü bugün giymeye karar vermişsin." Taehyung Jeongguk'un odasına kapıyı çalmadan pat diye girerken alayla konuştu.
"Üzüldün mü ?" Jeongguk kızırmadan karşılık vermeye çalışsada çok başarılı olduğu söylenemezdi. Ne de olsa karşısındaki Kim Taehyungdu.
Taehyung kaşlarını kaldırdı ve alay dolu bir havayla göz kırptı "Belki." Jeongguk Taehyung'un yaptıklarından ne kadar utanmamaya çalışsada başarılı olamıyor ve utanıyordu.
"Dün gece senin memnuniyetsiz kıçın soğuktan donmasın diye üstümü çıkarmıştım." Jeongguk hala utanıyor olsada cevap vermeden bırakmıyordu.
"Biliyorum." Taehyung ilerledi ve sıkıca Jeongguk'a sarıldı. Jeongguk'un batteniyesi hala omuzlarından sarkıyordu. "Sen şu dünyadaki en iyi arkadaşssın, seni haketmiyorum."
Jeongguk homurdansada yinede Taehyung'a sarıldı. Ne olursa olsun ona karşı koyması imkansızdı.
"Bugün nasıldı sence ?" Taehyung Jeongguk'u bırakıp yatağa kıvrılırken sordu.
"Bence." Yatağa Taehyung'un yanına doğru ilerledi. "Best of me'yi sergilemek eğlenceliydi."
"Evet koreografisini ben de çok sevdim." Jeongguk'a doğru sokuldu ve ayaklarını Jeongguk'un baldırına yasladı.
"Siktir, ayak parmakların buz gibi." Jeongguk geri çekilirken söylendi. Vücuduna buz parçaları değdirmişlerdi sanki.
"Aaa, acaba bu kimin suçu ?"
Jeongguk memnuniyetsizlik ile Taehyung'a baktı. "Daha demin Jeongguk seni haketmiyorum diyordun şimdi ne oldu?"
"Tamam, özür dilerim." Taehyung kafasını Jeongguk'un omzuna yasladı ve konuşmasına devam etti. "Ciddiydim, seni gerçekten haketmiyorum."
Sesi o kadar yumuşaktı ki Jeongguk'un kalbi göğüs kafesini zorladı. Ne söyleyeceğini bilmiyordu. Sanki sözcükleri boğazında bir yere takılıp geri kaçıyorlardı.Sonunda Taehyung ondan önce konuşup onu bu şekilde hissetmekten kurtarmıştı.
"Hadi ama, ayaklarımı ısıtmayacak mısın ?"
" Tamam." Jeongguk söylendi. Taehyung'un buz gibi ayaklarını bacağında hissettiğinde irkilsede umrunda değildi çünkü Taehyung'un nefes alış verişini duyarak uykuya dalıyordu.
Sabah Taehyung Jeongguk'a yapışık bir biçimde güzel bir sıcaklık hissiyle uyanmıştı. Jeongguk'un hala tişörtünü giyiyor olması onu birazcık üzüyor olsada aklındaki bu fikri sapık gibi hissetmemek için hemen kovdu.
Yavaşça hareket etmeye başladı, bu hareketlerin Jeongguk'u uyandıracağını umuyordu ama Jeongguk çok ağır uyuduğundan yaptıkları onu uyandırmaya yetmemişti. Şaşırmamıştı çünkü Jeongguk her zaman çok ağır uyurdu ve onu uyandırmak hep zor olmuştu.
Taehyung Jeongguk'un burnunu sıkınca sonuda Jeongguk yavaşça gözlerini açtı ve homurdandı. "Mmm."
"Günaydın, Günışığım." Jeongguk kapattığı gözlerinin birini tekrardan açtı ve Taehyung'un yanında yattığını fark etti. Kafasında parçalar birleşmeye başlamıştı.
"Bakıyorum da dün gece buza dönmemişsin."daha yeni kalktığı için kalın olan sesiyle oyuncu bir tavır ile söylendi.
"Hepsi senin sayende Jeonggukie." Taehyung ellerini birleştirerek minnettarlığını belli eden bir hareket yaparken konuştu ve Jeongguk'a bir öpücük gönderdi. Jeongguk cevap vermeyip gözlerini kapatınca Taehyung konuşmaya devam etti.
"Acıktım." Jeongguk'un gözleri tekrar kapanmak üzereydi. "Sence kek var mıdır ?"
"Saat sekiz." Jeongguk gözlerini açmadan cevap verdi.
"Eee ne olucak, ben aramaya gidiyorum bulursam getiririm." Jeongguk derin bir nefes aldı ve Taehyung gelene kadar uykusuna devam etmeye karar verdi.
Taehyung mutfağa indiğinde pijamalarlıyla buzdolabının içine bakan Jimin'i gördü. "Günaydın Jiminie." Jimin kafasını salladı. "Ne yapıyorsun?"
"Ne yiyeceğime karar vermeye çalışıyorum." Uykulu bir şekilde konuşurken bir anda içinde olduğu durumu fark etti ve yüzü endişeli bir hale geldi. "Bir dakika, Jeongguk nerde? İyi misin? Tek başına burada ne yapıyorsun?"
"İyiyim, daha yataktan yanından yeni çıktım." Taehyung şuan birazcık daha soğuk hissetse de arkadaşına belli etmeden cevap verdi. "Kek var mı diye bakmaya geldim."
Jimin kafası karışmış gözükse de arkadaşına başka bir şey sormadı ve kafasını salladı.
"Ahh bak burada birazcık kek kalmış." Taehyung mutlu bir şekilde söyledi. Dün ekipten birinin doğum gününü kutlamışlardı, kek büyük ihtimalle onların dolabında bu şekilde gelmişti. "Biraz ister misin?" Jimin'e döndü.
Jimin burnunu kırıştırdı. "Yok sen ye, ben meyve yemek istiyorum." Taehyung çekmeceden iki tane çatal aldı ve Jimin'e el sallayarak mutfaktan ayrıldı "Sen bilirsin."
Taehyung döndüğünde Jeongguk'un yerinden hiç kıpırdamadığını gördüğünde şaşırmamıştı. Taehyung onu uyandırmak için yatağa tırmandı ve bacaklarına oturdu.
"Uhh kalk üstümden." Jeongguk onu hafif bir şekilde iterken mırıldanmaya başladı.
Taehyung üstünden kalkmak yerine iyice oturdu. "Kek getirdim!"
"Umrumda değil." Jeongguk Taehyung'a dik dik bakarken cevap verdi.Taehyung tabaktaki kekten bir parça kopardı ve çatalı Jeongguk'un yüzüne doğru yaklaştırdı.
"Sana diyetteyim demi-" Jeongguk Taehyung çatalı ağzından açık olmasından faydalanıp ağzına soktuğu için konuşmasını tamamlayamadı. "Senden nefret ediyorum." çiğnemeyi bitirdiğinde söylendi.
"Güzel ama, değil mi?" Jeongguk cevap vermek yerine bacaklarını kaldırdı ve Taehyung'u yatağın diğer tarafına fırlattı. Elindeki tabağın düşmesini son anda engellemişti
"Kabasın." Taehyung somurttu ve konuşmaya devam etti. "Artık seninle paylaşmayacağım." Jeongguk Taehyung'un elindeki çatala doğru eğildi ve yemeye çalıştı ama Taehyung son anda elini çekti ve bir şekilde yüzyüze geldiler. Jeongguk eliyle Taehyung'un kafasını tutuyordu. Tuhaf olmamalıydı, ama Taehyung göğsünün sıkışmasına engel olamamıştı. Gözleri kısa bir süreliğine buluştu ama Taehyung'un -eğer- diye düşünmesine neden olabilecek kadar uzundu. Jeongguk hızlıca geri çekildi.
"Üzgünüm." Jeongguk kıpkırmızı yüzü ile mırıldandı ama Taehyung cevap veremeyecek kadar şokdaydı bir süre sonra Jeongguk'un rahatsız olduğunu fark etti ve bu istediği son şey olduğundan konuyu değiştirme isteği ile konuşmaya başladı.
"Kek istediğini biliyordum." Gülerek söyledi ve Jeongguk'a dönüp onu kontrol ettiğinde güldüğünü fark etti ve rahatladı. "Bu yüzden bir sürü getirdim."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fever started long ago •Taekook (çeviri)
FanfictionSevginin olduğu yerde sıcaklık vardır. Dürüstlüğün olduğu yerde ise rahatlık. Taehyung sihirli bir kurabiye yer ve Jungkook'un vücut sıcaklığına bağımlı olarak uyanır.