13.♡

342 33 9
                                    

Medya-Yiğit






Sabah gözlerimi araladığımda uzandığım yataktan istemsizce sıçramıştım.

Çünkü şuan bilmediğim,tanımadığım bir yerdeydim.

Hızlı bir hareketle yataktan kalktım.

Nerdeydim ben?N'oluyordu burda?

Kalbimin boğazımda hissettiğim atışlarıyla beraber odadan çıktım.Çıplak ayaklarım kahverengi parkede bir ses bıraksada şu an onu umursayacak durumda değildim.

Kolidor fazla uzun sayılmazdı.Kolidorun sonu mu yoksa başı mı olduğunu bilmediğim yöne doğru ilerlemeye başladım.

Korkudan içim içimi yiyiyordu.Ancak bir şey yapamıyor aksine daha da korkuyordum.Birden alt kattan tabak çatal sesine benzer bir takım sesler duydum.

Gergin bir şekilde kolidordaki vazoyu parmaklarımla kavrayıp alt kata inmeye başladım.

Sese doğru giden aptal kız moduna girmiştim hemen.
Alt kata indiğimde seslerin geldiği yönü anlamaya çalıştım.Sağ taraftan gelen sesi takip ederken sesler daha net duyuluyordu.

Kapının önüne gelince havada bir meşale gibi tuttuğum vazoyu şaşkınca göğüs hizama indirdim.Çünkü şu an karşımda yaşlı bir kadın vardı.

Kendi kendine şarkı mırıldanıyor ve elindeki domatesleri yıkıyordu.

Ben kapının ağzında şaşkınca beklerken, ensemde bir nefes hissettim.

-Günaydın.

Birden irkilip ileriye doğru birkaç adım gittim.İster istemez kadının da dikkatini çekmiştim böylece.

Ben sırıtarak bana bakan Barın'a ters bir şekilde kaşlarımı çatarken, kadının sesi birden tüm dikkatleri üzerine çekti.

-Ah!Uyandınız mı çocuklar?

Bakışlarımı masanın yanında bana gülümseyerek bakan kadına çevirdim.Kendimi gülümsemeye zorladım.

-Hadi kızım.Gel otur çekinme.Barın'ın annesiyim ben bu arada.

Demek Barın'ın annesiydi.Peki ya babası?

Bir yandan çayları dolduruyor diğer yandan konuşmaya devam ediyordu.

-Barın misafirimiz olduğunu sabah söyledi.Kusura bakma bende fazla bir şey hazırlayamadım bu yüzden.

Masa aslında dolu doluydu.

Belimden masaya doğru iteklendiğim sırada Barın olduğunu bilerek arkama bakmadan boş sandalyelerden birine oturdum.Kadına yardım etmekle etmemek arasında kalmıştım.

Birden önüme bir tabak uzatılınca ister istemez o yöne baktım.

-Zeytin?

Barın'ın uzattığı tabağa ters bir bakış attım.Beni ne diye buraya getirmişti bilmiyordum ama benim iznim olmadan böyle bir şey yapmamalıydı.

Gözlerimden alev çıkarırcasına Barın'a bir bakış attım.O ise dişlerini göstererek gülümseyip tabağı yavaşça yerine koydu.

-Hadi kızım.Sen başla kahvaltına.

Kızım?

Koskoca bir kız olana kadar duymadığım beş harf şimdi bana yabancı gelmişti.

Sözcüklerin Ötesi (İlk Aşk-2)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin