Bölüm 2 Nisan'ın evi

37 3 3
                                        

İSTANBUL TEKİN

Nihayet sıcak bir eve girebilmiştik. Nisan bana istersem duş alabileceğimi ve onun kıyafetlerini kullanabileceğimi söyledi. Yatak odasından bana gri bir şort ve siyah Arctic Monkeys tişörtünü getirdi. –Meğer müzik zevklerimiz de benziyormuş.- Birde iç çamaşırı tabi. GERÇEKTEN RUH ÖKÜZÜ OLMALIYIZ! Sütyen ve kilodun rengi mordu. Temiz havluların banyoda olduğunu söyleyerek kıyafetleri elime tutuşturdu. Ve kendisi de giyinmek üzere odasına gitti.

***

Banyonun kapısını yavaşça açarak içeri girdim. Oldukça sade bir banyoydu. Genelde beyaz hakimdi buraya. Eleştirmeyi bir kenara bıraktım ve Nisan'ın verdiği kıyafetleri dolabın üstüne koyarak üstümü çıkarmaya başladım. Duşakabini aralayıp musluğu açtım. İlk başta su soğuk geliyordu. Daha sonra ılınmaya başladı. -Nisan'ın şampuanını kullansam bir şey demez herhalde- Güya duş alacaktım ama bu daha çok banyoya dönmüştü. Daha fazla oyalanmayı bırakıp çıktım, havluyu üstüme geçirdim. Saçımı kuruladıktan sonra iç çamaşırlarımı giymeye başladım. Ve son olarak şortla tişörtü giydim. Hafif nemli kalmıştı saçlarım. Kapıyı açtım ve Nisan'ın salonda olduğunu düşünerek salona gittim. Fakat kimse yoktu. Holde yürümeye başladım. Tam mutfağa girecekken elektrikler kesilmesin mi?

***  

Nisan: İstanbul ben faturayı ödemeyi unutmuşum sanırım!

İstanbul: Sorun değil mumlarla idare ederiz (tebessüm eder)

Nisan: İstanbulcum ben karanlıkta duramam ki. Fobim var..

İstanbul: Pekala bir fikrin var mı?

Nisan: Bende fikirler tükenmez canım (gülümser)

İstanbul: Söyle bakalım.

Nisan: Karşıda Doruk oturuyor biliyorsun ki. Ona gideceğiz!!

İstanbul: (ses tonunu yükselterek) Ne??!!! Saçmalama!!!

Nisan: Niye ki hem o tek yaşıyor? Bir sorununuz yoktur umarım.

İstanbul: Yok sorunumuz da rahatsız etmeyelim diye dedim. (dudağını ısırır)

Nisan: Yok ya o alışkın bana (güler) Her ay faturayı ödemeyi unutuyorum da.. Sen de pek sorun olmazsın yani korkma yemez seni!! (göz kırpar)

(YAZARIN AĞZINDAN)

İstanbul ve Nisan kapıya doğru giderler. Nisan İstanbul'a conversini ödünç verir. Ayakkabıları giyip Doruk'un kapısına giderler. İstanbul kapıyı tıklatır.

Doruk: Kimsiniz?

Nisan: Ben ve İstanbul!!! (kahkaha atar)

Doruk: (kapıyı açar) Yine mi fatura?

Nisan: Evet kanka ya bide Grace’te benimle biliyorsun.

İstanbul: (başını aşağı eğer)

Doruk: Tamam gelin.

Nisan ve İstanbul içeri girerler. İstanbul utangaç bir tavır takınır. Zaten birlikte baya kötü anlar yaşamışlardır. Oturma odasına doğru yürürler. İstanbul ve Nisan  kırmızı kanepeye otururlar. Nisan oldukça rahat takılıyordur. İstanbul, ne yapacağını bilmeksizin halının desenlerine bakar. Doruk'ta Nisan ve İstanbul'un karşısında oturuyordur. Ve Nisan duvarlardaki kahve izini farkeder..

Loyalty.Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin