Avlu

6 1 0
                                    

Soğuk bir kış gecesiydi. Büyük bir sokakta yıkık dökük bir evin penceresinden dışarıya bakan Azra dışarıda yağan kar tanelerine hayran hayran bakıyordu. Bir yandan da dertli dertli düşünüyordu. Yarın ev kirasını nasıl ödeyecekti. zaten iki aydır ödeyemiyorlardı. Babasından istese yine onu döverdi. Hem babasını günde neredeyse hiç görmüyordu,
görmekte istemiyordu zaten babası onu bir kere bile güzel karşılamamıştı. Babası her zaman eve içip geliyordu. Babası onlara Her zaman şiddet uygulayıp onları sokağa atıyordu.Geceyi kömürlükte geçiriyorlardı.Annesine sorsa yine aynı cevabı verecekti kesin.
Yine babası o gün gelmemişti.
Sabah yine canı sıkkın sıkkın kalktı.
O parayı nasıl ödeyeceğini düşünerek kahvaltı etti. Kahvaltıda sadece çay ve kuru ekmek vardı. Bu da kahvaltımı dedi .En azından bi zeytin peynir olsaydıda yeseydik dedi. Yinede haline şükretti, bunu bulamayanlarda var dedi. BİSMİLLAH diyerek kahvaltısını bitirdi. ELHAMDÜLİLLAH diyerek kalktı o sofradan annesine eline sağlık diyerek üstüne montunu ayağına bir tarafı delik botunu giydi ve kız meslek lisesine doğru yola çıktı. Okulu evlerine Allah'tan çok yakındı. Ya uzak olsaydı. Nasıl yürüyecekti o kadar yolu haline şükretti. Okulun kapısından geçti . Sol tarafa merdivenlerin hemen önünde olan 11-B sınıfına girdi. Herkes ona karşı çok sinirli bir şekilde bakıyordu. Nihayet dersler bitip öğle arası gelmişti. Herkes annelerinin hazırladığı o nefis yemekleri çıkarıp yemeye başladı. Azra ise annesini çantasına koyduğu boş ekmeği yiyordu. Onunla kimse konuşmuyor yanlarına dair yaklaştırmıyorlardı.
Okul bitme saati gelmişti .Nihayet eve gidecekti. Dışarıda buz gibi bir hava ve sert sert esen bir rüzgâr vardı. Sanki insanın suratına hayatın o hüzünlü ve zor hatıralarını yüzüne çarpıyordu. Sokağın başına kadar olan insan kalabalığını gördü. Herkes onların evinin önünde toplanmışlardı. Evden yardım edin! İmdattttttt! gibi sesler yükseliyordu. Babası yine annesini dövüyordu. Azra bu duruma çok sinirlendi. Hemen arka barakaya giderek gömdüğü silahı  aldı. Bu silahı bu günler için saklıyordu. Babası çok sinirliydi çünkü annesi babasına içkiyi bırakıp düzgün bir işe girip çalışmasını istiyordu. Huzur dolu bir hayat istiyordu. Babası annesini bıçaklayacakken birden içeriye Azra girdi ve belindeki silahı çıkarıp babasına iki el ateş etti. Kurşunlardan biri boynuna diğeri ise babasının kafasına gelmişti. Babası birden yere yığıldı. Mahalleli hemen  polise haber vermişlerdi çünkü polis arabasının sesleri duyuluyordu. Azra hemen annesine sarıldı annesinin bir şeyi var mı?diye annesinin gözünden bi yaş süzüldü ve polisler Azra'yı hemen ellerinden kelepçediler. Mahkemeye götürdüler. Azra'ya 30 yıl hapis cezası verdiler ve hemen kadın hapisanesine gönderdiler.Azra'yı hemen B blok 21 numaraya yerlestirdiler. Sabah olmuştu. Kahvaltının yapıldığı yere gitti. Kahvaltısını yapıp eline bir kitap alıp avluya gitti ve bir masaya oturdu.
Azra'nın yanına uzun boylu kısa saçlı kâkülü olan gözleri mavi sportif giyinen Yağmur geldi. Azrayla hemen kaynaştılar çünkü o da aynı şeyleri yaşadığı için onu anlıyordu. yağmur 22 nolu oda da kalıyordu yatma zamanı gelince siren çaldı. Azra yatagında kitap okuyordu. Kitapta geçen sözü düşünerek uykuya daldı.
Azra'nın düşündüğü söz ise 'Bir avluya kaç ömür sığardı.'

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 03, 2019 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ACI HAYAT Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin