four

2.4K 144 89
                                        

[düzenlendi.]

Genç adamın sinirleri gerilmişti. Sevdiği kızın, ondan hoşlanan biriyle beraber bara gitmesi onu hem germiş, hem sinirlendirmişti.

"Luka mı, emin misin? Sonra ne oldu da buraya geldin?"

"Eminim Adrien. Yaptım yapmadım oynadık. Sonra, bir şeyler oldu işte. Midem bulanıyordu ve başım dönüyordu. Pufff, nuradayım işte."

"Anladım Marinette, anladım. Uzan uyu. Seni evine götüreceğim."

"Teşekkür ederim Ad."

Genç adam biraz ilerledikten sonra genç kız uykuya dalmıştı bile. Aklına gelen şeyle fısıldadı.

"Ben, Marinette'nin evinin nerede olduğunu bilmiyorum."

Genç adam, sevdiği kızın evine daha önce gitmişti. Bir defa, üç yıl önce. Marinette ile tanıştığı yıl. Nerede olduğunu hatırlamıyordu. Arabayı yavaşça kenara çekti. Sakince arkasını döndü. Sevdiği kızın uyuduğunu gördüğünde onu biraz izledi. Belki de daha önce onu hiç bu kadar tatlı görmemişti. Sessizce genç kızın ismini fısıldadı.

"Marinette."

"Hmhm?" Genç kız hafifçe inleyerek cevap verdiğinde genç adamın içi eridi.

Hızlıca kendini toparladı ve nazik bir ses tonuyla sordu.

"Evin nerede? En son gittiğimde liseye yeni başlamıştım. Hatırlamıyorum."

"TS Pastanesi'nin üstü Adrien. Babam fırıncı benim. Unuttun mu yoksa?"

"Tamamen aklımdan çıkmış. Sen uyumaya devam et. Yarım saate oradayız."

Genç kız doğruldu. Oğlanın yanağına minik bir öpücük kondurup, konuştu. "Teşekkür ederim Adrien. İyi ki varsın."

𝓵𝓪𝓿𝓮𝓪𝓾

i don't care ☯ adrinetteBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin