Bölüm 8

5 2 0
                                    


Eve geldiğimde beni bir sürpriz bekliyordu. Bu sürprizin güzel ve hoş olduğunu söyleyemem. 

Evin kapı zilini çaldığımda içeriden bir kadın sesi geliyorum dedi. Kapıyı açtığında ise karşımda uzun boylu sarışın kıvırcık saçlı bir kadın duruyordu. Kafam karışmış ve afallamış halde karşımda duran kadına aval aval bakıyordum. Karşımdaki kadın ise benim kim olduğumu biliyormuş gibi(beynim:a be aptal senin yaşadığın evde senin kim olduğunu tabi ki bilecek) ve bu aptal duruma el atacak biri olup olmadığına bakmak için eve doğru bir bakış attığımda Deniz'İn sinirden gerilmiş yüzüyle karşılaştım. Bu düşündüğüm şey miydi? Lütfen olmasın...

İçeriden babamın sesi duyuldu. 

"Yabangülüm gel içeri gel hele sizinle konuşacaklarım var."

"Tamam sevgilim geliyoruz."

Bir dakika sevgilim mi ve bu sözü yabangülü dedikten sonra mı söyledi. Olamaz yani bir kere babam bana yabangülü derdi ikincisi ise sevgilim ne ya ?

"Pardon ama sana söylemedi bana söyledi yabangülü diye siz niye kendi üzerinize alındınız onu anlayamadım."

Şimdi diyeceksiniz ki kadın babana sevgilim dedi buna bu kadar takılmadın da yabangülü demesine mi takıldın diye. Bana verilen bir sıfat benim olmalıydı ve bunu sadece o kişi söylemeliydi. Örneğin Doğukan bana Güneş'im dediğinde sinir küpüne dönmüştüm. 

"Hayır bana der canım. Belki sen bana benzediğinden dolayıdır. Neyse hadi içeri gir."

What dedim gülüm. Ben sana benziyorum ha! Babamın çocukluğumdan beri bana seslendiği bu ismi sana benzediğimden dolayı mı verdi sırık hanım. Bir de ev sahibesi gibi beni eve buyur ediyordu. Sen kimsin ha!

Kadının saçlarına yapışmamak için kendimi zor tutuyordum. Babam bu lanet kadını nasıl tercih etmiş olabilirdi annemin yerine. Bazen erkeklerin tercihleri çok anlamsız olabiliyordu. 

Sinirimi hazmetmeye çalışarak ikizcağızımın yanına geçip oturdum. Deniz'in ise sinirden eli ayağı titriyordu. Dedim ya ne kadar sert dursada bunları kaldırabilecek bir insan değildi. Benimki de söz hiç bir insan bunu kaldıramazdı.

"Eğer annemin yerine seçtiğin ve annemi aldattığın bu kadını benimseyeceğimizi ya da tanışacağımızı düşünüyorsan gerçekten rezil bir insansın."

Deniz bu sözleri söyler söylemez benim de kolumdan tutarak ayaklandı.

"Oğlum,kızım oturun. Biliyorum yaptığımı hata olarak görüyorsun."

"Sence hata değil de ne bu?"

"Aşk"

Sinirden Deniz ile ikimizi de  bir gülme aldı. Yanındaki kadın ve babam bize  deli gibi bakıyorlardı. 

Sonunda kendimi durdurmayı başarıp sözü devraldım.

"Aşk ha! Baba çok komiksin. Senin aşk sandığın şey bir kadının hayallerini yıkmak. Benim annemi hayal kırıklığına uğratmak bu benim annemi aldatmak. Senin aşk anlayışın bu baba.Deniz'in de dediği gibi bu saçmalığı dinleyemeyiz."

"Beni neden istemiyorsunuz. Size annelik yapmamı neden istemiyorsunuz."

"Allah'a bin şükür ki annemiz yaşıyor o yüzden anneye ihtiyacımız yok. Yok biz almayalım senin anneliğini. Hem senin kadınlık gururun yok mu? Siz kadınlar neden birbirinize neden bu kadar düşmansınız. Siz neden erkekler yüzünden birbirinizi hayal kırıklığına uğratıyorsunuz. Yazık değil mi benim anneme? Siz aşk yaşayacaksınız diye kadının onca yıllık emeği boşuna çıkıyor. Seninki aşk değil. Asıl benim anneminki aşk. Siz yaptığınız zinaya aşk adını koyup bizi hiçe sayıp bir de kabullenmemizi nasıl bekliyorsunuz?"

SESİNİN TINISIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin