BÖLÜM 4

18 3 2
                                    

Hoca ile olan diyaloğumuzu şaşkın bakışlarla dinliyorlardı. İnsanların kıyafetlerini onları dinlerken incelerim. Takıntı gibi bir şey. Mesela konuştuğum bir insanın yüzünü inceleyip kusurlarını incelerim tabi çaktırmadan. Biliyorum çok kötü bir alışkanlık ama ne yapayım bu da benim kusurum.

Ama bugün bu takıntım ise yaramış hocanın gözüne girmiştim. Derse tekrar döndüğümüzde tüm sınıfın gözlerini üzerimde hissediyordum. Bu beni biraz şımarttı. Ve saçımı arkaya savurarak dersi dinleyip notlar almaya devam ettim.

Ders sonra erdiğinde ben hala harıl harıl yazıyordum.
Masanın üzerine uzun boylu bir erkek gölgesi düşünce kafamı kaldırıp baktım ve karşımda Murat duruyordu.

"Vay be nasıl da dikkatlisin."

"Dikkat değil de takıntı."

Kaşlarını hafif çattı. Beklemediği bir tepkiydi. Yani dikkatli değilim takıntılıyım lafı da pek hoş değil açıkçası ama doğruyu söylemek istedim.

"Nasıl bir takıntı bu?"

Konuşmam dikkatini çekmiş olacak ki öndeki yere oturup başını bana çevirdi.

"Mesela biri ile konuşurken onu incelerim. Kıyafetini,yüzünü ve kusurlarını."

"Hmm bana bakınca nasıl kusurlar görüyorsun güzellik?"

Güzellik mı? Bu kendini ne sanıyor? Ben sana şimdi gösteririm ukala malukat.

"Senin kusurun kıyafetinde ya da yüzünde değil."

"Nerede peki?"

"Beyninde. Çünkü tümör varmış ya da nöronların eksik gibi davranıyorsun cicim."

Ben hırsla konuşmam hoşuna gitmişti. Çünkü kahkahlar ile gülmeye başladı. Ben ise kapının önünde bizi dikkatle izleyen Burak'ın yanına gittim. Benim yakışıklı,kalbi güzel, canımın içi,komik bu liste daha uzar Burak'ım dururken sana mı kaldım be dememek için kendimi zor tuttum. Burak'ın yanına sinirle gittim. Yüzünde sorgulayan bir ifade vardı.

"Hadi gidelim."

O ise yerinde kazık gibi duruyordu. Murat'ı inceliyordu.

"O kim?"

"Gereksiz,ukala,aptal,spastik bir gerizekalı."

"Hahah tamam benim dövmeme gerek kalmadı. Sen nasıl sinirlendim böyle bir tanem. Ama dur benim de tanışmam lazım gelir. Hop bir gelsene birader? Şıttt sarı !"

"Bana mı dedin?"

"Senden başka sarı birader var mı sınıfta acaba!"

Murat tedirgin adımlarla yanımıza geldi. Sevgilim olmasını beklemiyordu sanırım.

"Abin mı Damla?"

"Yok cicim sevgilisi de sen kim oluyorsun da bu kadar sinirlendiriyorsun benim sevgilimi.?"

"Şey ben kızdırmadım sadece konuştuk yani."

"Tamam hadi gidebiliriz bir tanem."

Kantine gidene kadar Murat'ın halini birbirimize anlatıp güldük. Kantinden tabi ki de kahve aldık.
Bu üniversitenin kahvesi liseden daha güzeldi. Ve ben yine kahve ile aşk yaşıyordum.
Burak halime bakıp güldü.

SESİNİN TINISIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin