Esyalarimiz toplanmisti. Ne kadar da iğrenç eşyalarımız vardı. Ya da onlara eşya denen şey bu muydu? Esyaları toplayan iki adam arabaya yuklemislerdi. Biri iskeletten daha zayıf ve eşyaları toplarken zorlanmıştı. Kesin bu adam üniversiteye gidip işsiz kalmıştır. Hatta öyle bir adamın böyle bir işe torpille girdiğini bile düşünüyorum. Öbür adam ise resmen zıttı ki gibiydi. Iri yarı, simsiyah çatık kaşlı tam bir psikopat gibi duruyordu. O adam gittigüniz ev boyunca beni korkutuyordu.
(1 saat önce)
Anne sonunda başka eve taşınmamizin nedenini açıklaya bilmişti. Benimle oturup konuşmuştu. Bana işten kovulduğunu ve kirayı odeyemediğini ve bundan dolayi da babasından miras kalan eve taşınmamiz gerektiğini söylemişti. Ve sevgilisinden ayrıldığını ve para kaynagini bu evden taşınmak zorunda olduğumuzu söyledi. Bu kadar açık konuşması beni çok şaşırmıştı. Içime bir huzur doldu. Ilk defa bana herşeyi açıklamıştı. Onun sevgilisi olduğunu ve ayrıldığı hiç umrumda değildi.
(Şimdi)
Eve varmıştık. Ev hem korkutucu hemde ormanın içindeydi. Bu sonbahar havası iyice korkuncluk kazandırmıştı bu eve. Ev içimi hiç olmadığı kadar daraltiyordu. Ev iki katliydi. Girişte geyik postu uzun bir koridor mutfağa açılıyordu. Vestiyer de yapboz parçaları, beş tane de dolap vardı. Dolapların iki tanesi kulpu yoktu. Mutfaga doğru ilerlemeye başladım. Mutfağın salonun kapısı vardı. Mutfakta iki konserve mısır, beş tane de balık konservesi vardı. Tarihlerine baktığımda '1980' yazıyordu. Konserveler resmen tarihi eser gibiydiler. Bu daha fazla vakit kaybetmeden üst kata çıktım. Üç oda vardı biri kilitli diyerleri ise bir evi gösteriyordu. Birde köşede gördüğüm ağaç ev vardı. Eve baktıkça gidiyordum sevgilimi hatırlamıştım. O eski günler o kadar güzeldi ki öldüğü ne inanamamistim. Aslında ölmemisti. Ortadan kaybol muştu? Neden bunu bana yapti ki hala anlamış değilim. Onun gülüşünü, bakışını çok özlemiştim. Gözlerimin yaş akitmasina engel olamıyordum. Öldüğüne dahi inanmak istemiyordum. Beni trafik kazası diye avutturlar. Ama ortada ne bir ceset ne de araba vardı. Bunları düşündükçe kafamiyi yiyormuş gibi oluyordum. Başım artık çok ağrıyor ve vucumdaki bütün kemiklerin sizliyordu. Ve bir ses.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GERÇEK IZDIRAP
FantasiBedbaht yaşamından sonra kapanan kapıları bir eve girerek açmaya çalışması ve kırık kalbinin acılarla boğuşması.
