Bana kurtulduklarını haber vereli tam iki saat oldu hepsiyle konuştum mutluyum ama neden başımızda belkide tahminimden de öte bir sorun varsa o zaman ne yapardım onları kaybetme korkusuyla yaşamak pek içime sinmiyor ama biliyorum onlar bir şekilde hem kendini hem beni riske atmazlar. Saate baktığımda tam on ikiydi yorganın altına uzanıp Mete'nin de yanımda olduğunu hayal ederek uykuya daldım. Uykuya dalıcakken mutfaktan gelen sesle ayağa fırladım, ya geldilerse diye düşündüm ya çocuklara bunları yapan o adamlar geldiyse diye düşündüm ama belki annem mutfaktadır diyerek odadan çıktım ama bana bişey lazımdı o mutfaktaki annem olmayabilir bir başkasıda olabilir. Karanlıkta etrafa bakarken hiçbir şey bulamadım banyoya doğru dikkatli ve yavaş adımlar atarak kapıyı açtım orada çamaşır makinesinin üstünde duran saç kurutma makinesini aldım. Peki annem ve babam bu sesi nasıl duymuyorlardı özelikle babam diken üstünde uyuyan o adam nasıl duymuyordu sesleri, ben mutfağa doğru giderken sesler iyice arttı ve farklılaştı biri tüm eşyaları yere atıyor gibiydi aşağıya indim sırada saç kurutma makinesini iyice kavradım ve derin bir nefes alarak ışığı açtım ve en az beş dakika yaşadığım şoku atlatamadım saç kurutma makinesi yavaşça elimden düşerken kendime gelip makineyi tutum ve son bir basamağıda indim ama gene kimse yoktu beni görüp kaçtılar desem kimseyi görmedim mutfak eşyaları yerlerinde duruyordu dolapları kontrol ettim her şey tamdı o zaman neydi bu sesler ne oluyordu. Arkamı dönüp gidecekken tezgahın önünde duran zarf dikkatimi çekti. Titreyen elimi zarfa doğru götürdüm, zarfı ters çevirdiğimde üzerinde kanla SUDE'ye yazıyordu bu normal bir kalem değildi bu bildiğiniz kan ama önceden yazılmamıştı yeni yazılmıştı çünkü heryere akıyor ve zarfı aldığım yerde kan izleri var. Sakin olup zarfı açtığımda içinde
Sen artık benim oyuncağımsın öl desem ölecek , git desem gidecek ve öldür desem öldüreceksin her ters hareketin birini alacak senden üç hakkın var üçünüde kaybettiğin an senin bitiş anındır unutmadan annenin yemekleri çok güzeldi kıymetini bil kaybedersen bulamazsın onların niye hala uyanmadığını merak ediyorsan dolaptaki ilaca bak .....
Bu yazıyı okur okumaz kan beynime sıçradı resmen bunu yazan kişi kimdi ne istiyordu bizden. Sonra aklıma annem ve babamın gelmesiyle dolabı açtım ben içinde bir tane bekler iki tane çıktı birinin üzerinde "İYİ GECELER" diğerinde "GÜNAYDIN" yazıyordu günaydın yazan şişeyi alıp annelerim odasına koştum. Odaya gidince bu ilacı onlara nasıl içireceğim geldi ilacı komidinin üstüne bırakırken bir mektup daha gördüm sinirle mektupu açıp okumaya başladım " O ilacı içirmeyeceksin Sude koklatacaksın" başta tereddüt ettim ama elimden başka bişey gelmiyordu. İlacın kapağını açtım babama doğru yönelip kafasını dikleştirip ilacı koklattığımda babam yavaş yavaş ayılmaya başladı aynısını annemde yaptım ve uyanmalarını bekledim kendilerine biraz geç geldiler ama olsun en sonunda uyanmışalardı babam bana dönerek Sude gecenin bu saatinde burada ne işin var dediğinde annemde uyandı ve babamın dediğini tekrarladığında ne yapacağımı bilmez bir şekilde "Korktum" dediğimde babam "Gel bizle yat diyicem sığarmısın bilmiyorum" dediğinde " Yok zaten geçti yatarım ben şimdi" deyip kendi odama döndüm elim ayağım titriyordu resmen. Yatağıma girmek için yorganı kaldırdığımda yatağın içinde bir not daha buldum zarfı elime alıp içindekini okudum "Yarın Çok Geç Olabilir"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ondan Yoksun
RomansaArkadaşlarından ayrılmış , onlara kavuşmak isterken bilmeden onların ve kendi başına çok büyük bir bela açan kızın hikayesi.