ödül.

1.7K 119 59
                                        

Bomba gibi bir bölümle geldim, sa 🤘🏿

#Cemal'in bakış açısından.

Ödül oyununa gelmiştik, sırada dizilirken Acun'u dinlemekten başka bir şey yapmıyordum.

Emre'nin ünlülere geçmesi ve Berkan'ın bize gelmesiyle Berkan ile yakınlaşmış ve Barış'ı neredeyse aklımdan çıkarmıştım.

Bilmiyorum, Berkan bana iyi gelmişti.

Birlikte ormana gidip geziyorduk, birlikte şarkılar söylüyorduk. Normal hayatlarımızdan bahsediyorduk birbirimize.

Lale ile yaşadıklarını anlatıyordu genelde bana, söylediği tüm efkarlı şarkılar da Lale içindi hatta.

Acun abi ödülün malikanede 80'ler partisi ve jetski ile gezmek olduğunu söylediğinde mutlu olmuştum.

Oyun da pek zor değildi aslında, iki kişi büyük ve demir kenarları olan küpü ittiriyor ve atış yapılan alana götürüyordu, atışlar da benim sevdiğim atışlardandı.

Bir kaç tur sonra Barış ile ben eşleşmiştim ve iddialı olduğumuza inanıyordum. Uzun süredir birbirimize günaydından başka laf etmemiştik, fakat ben aramızda bir uyum olduğuna ve bu yüzden başarılı olacağımıza inanıyordum.

Çıktığımız turu kazandıktan sonra durum 9-9 olmuştu. Oyunu kıl payı vermek istemiyordum.

Ersin abi ve ben atışları yapacaktım ve kaybedersek net kendimi suçlardım.

Yarışta gayet güzel bir şekilde ilerlerken atışlara gelmem ile ilk konsantre oldum, sonrasında derin bir nefes verip atışları attım. Bir kaç kez kaçırmış olsam da tüm küpleri devirmiş ve galibiyeti takımıma getirmiştim.

Malikaneye gitmek için jetskiler gelince aklıma Barış geldi.

Barış ile beraber binmek istiyordum ve bunu ona söylemek için yanına gidecektim ki jetskiye binen Barış ve onun arkasında beline sarılan Evrim'i görmemle olduğum yerde durdum.

Onlara kötü bir bakış atarken Nisa'nın yanına gittim ve onun arkasına bindim.

Nehirde öyle giderken moralimin bozuk olmasıyla birlikte bir de iki buçuk, üç litre su yutmuştum.

Malikaneye golf arabasıyla vardıktan sonra yemeklerimizi yiyip 80'ler partisine gittik.

Üzerime beyaz bir atlet altıma da klasik bir pantolon giydikten sonra elime bir gömlek aldım. Gözlüğümü de takıp dışarı çıktım ve kameraya bir kaç poz verdim.

Canım sıkkındı, Barış yüzünden.

Aramızda ne varsa, ya da ne olacaksa bu akşam halledecektim hepsini.

Parti alanına geldiğimizde yanıma hemen Berkan geldi, o sırada yana dönmem ile Barış beyin bana baktığını farkettim. Gülümseyip, Berkan ve Nisa ile kıvırta kıvırta dans etmeye başladım.

Danslar bittikten sonra da kendimi havuza atıp odama geçtim ve üzerime ada hayatımda giydiğim siyah tişörtü ve şortumu geçirdikten sonra yatağıma yattım.

Aklıma gelen şeyle bu işi halletmenin tam vakti olduğunu anladım.

Kameramanlar zaten gecenin geç vakitlerinde kendi evlerine gittiği için rahat  rahat odamdan çıktım.

Barış'ın kaldığı odaya gidip kapıyı tıklattım, kapı açılınca hızla içeri girdim.

Bana şaşkınlıkla bakan adamın parlayan gözlerine baktıktan sonra dişlerimi dudaklarıma bastırdım.

Ne yaptığımı kendim bile bilmeyerek Barış' ı ensesinden kendime doğru çektim ve kendimi de kapıya yasladım.

Sonrasında o güzel dudakları, kendiminkiler ile buluşturdum.

𝘰𝘤𝘦𝘢𝘯 𝘦𝘺𝘦𝘴. Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin