15

336 20 15
                                        

Jimin:

Gerçekten Yoongi hyung ile konuşmamızdan sonra çok utanmıştım. Suranın aptal sözlerine inanmıştım. Bunun hesabını ona sorucaktım.

Mutfağa girdiğimde Suranın boş boş oturduğunu gördüm. Tam bu zaman diyip kolundan tutarak bahçeye çıkardım.

"Ne yapıyorsun be?"

"Niye yalan söyledin bana?"

"Ne yalanı?"

"Yoongi hyungun beni sevdiği yalanını"

"Yalan değil bu. Sana yalan olduğunu mu söyledi?"

"Evet. Bana beni o anlamda sevmediğini ve yaptığı tüm iyiliklerin sadece yardım için olduğunu söyledi"

"Sen de bu yalana inandın öyle mi?"

"Niye yalan söylesin ki? Ona duygularını anlata bileceğini ve kızmıyıcağımı söyledim"

"Demek ki onu redd etmenden korkmuş"

"Yoongi hyung yalan söylemez"

"Bak istediğine inan. Ama gerçek bu. Sana yalan söylüyor. Yaptıkları, sana karşı davranışları o kadar belli ediyor ki durumu. Sadece sen anlamıyorsun"

"Daha fazla dinlemek istemiyorum. Zaten senin yüzünden çok utandım karşısında"

"Sen bilirsin. Yalanlara inanmaya devam et"

Suran içeri girmişti. Ama ben hala bahçede durmaya devam ediyordum. Sanırım bir az hava alsam iyi olurdu. Bu gün gök yüzü çok aydındı. Hava sıcak olmasına bakmayarak hafif bir rüzgar vardı. Sıcak rüzgar bedenimden geçtikçe ruhumu temizliyordu sanki.

Olanlar çok kafamı karıştırıyordu. Gerçekten de bana aşık mıydı? Bunu ben de düşünmüştüm. Ama eğer aşıksa niye itiraf etmiyordu? Tam ayağına açılma şansı gelmişken o açılmıyordu? Suran durduk yere yalan söyleyen birine benzemiyordu. Yalan söylese böyle bir yalan söylemiyeceğine eminim. Belki de haklıydı.

Akşam olmuş gök yüzü kararmıştı. Ben hala bu konuyu düşünüyordum. Yoongi hyung dışarı çıkmıştı. Ama garip olan hala geri dönmemesiydi. Bu saatde evde olurdu genelde. Her halde arkadaşlarıyla beraberdir.

Soojun anne yüzündeki endişeli ve korkmuş ifadeyle içeri girdi. Bir şey olduğu belliydi. Hem saat kaç olmuştu Yoongi hyung ortalıkta yoktu.

"Anne ne oldu? Çok endişeli gözüküyorsun"

"Çok kötü bir şey oldu?"

"Ne oldu?"

"Yoongi bey. Yoongi beye araba çarpmış. Beni de  Zico bey aradı. Ona da doktor haber vermiş. Şu an hastanede. Durumu kötüymüş"

"İnanamıyorum. Bu nasıl oldu?"

"İçkiliymiş dikkat etmemiş herhalde"

"Anne ziyaret ede bilir miyiz Yoongi hyungu?"

"Şu an durumu iyi değil. Yanına kimsenin girmesine izin vermiyorlarmış. Hem zaman geç oldu. Yarın yanına mutlaka uğrarız"

"Tamam anne"

.......................

Yarın:

Bu gün Yoongi hyungun yanına uğrayıcaktık. Hala böyle bir şeyin olduğuna inanamıyordum. Acaba ben lanetli miydim? Başıma gelmeyen kalmadı. Şimdi de Yoongi hyunga zarar veriyorum. Onun da başına sorun açtım. Belki bu sefer de olanlar benim suçumdu. Tam bir bela mıknatısıyım.

BebegimizHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin