2.0

1.5K 191 19
                                        

*

Delirmiştim.

Kafamdaki sesler yarım saatte beni delirtmiş, dağıttığım odadaki yığının ortasında boş duvara bakıyordum. Taehyung bugün Jungkook'ta kalacağını söyleyen kısa bir mesaj yazmış, pimimi çekmişti.

Hayatım boyunca hep Taehyung'un sevgilisi olma ihtimalinden kaybetmiştim. Aklımın bir köşesinde eğer sevgili olursa ondan nasıl koparım diye düşünür dururdum ama asla bu ihtimalin en yakın arkadaşımdan geleceğini bilemezdim.

Jungkook'a kızmıyorum Taehyung'un -eğer varsa- hislerinin farkında değildir. Aslında böyle düşününce Taehyung'a da kızmıyorum. İçimde biriken öfke kime karşı onu da bilmiyorum, tek bildiğim bu öfkenin aynı zamanda kalbimi çok yaktığı.

Belki de öfkem bunadır, acı çekmeye, kalbimin ağrımasınadır. Hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkmış dağıttığım yerleri bir bir toplamaya başlamıştım. Neden bu kadar tepki göstermiştim ki? Belki de hepsi saçma bir rastlantıydı. Hem kim bilir geçen yıl denediğim uzaklaşma işe yaramamıştı ama belki bunu bahane edip kendimi ondan soyutlayabilirdim?

Etraf eskisinden daha iyi olduğunda kendimi yatağa atıp Taehyung'un kokusunun vücuduma işlemesine izin vermiştim. İçimde daha fazla tutamadığım göz yaşlarım yanağımdan süzülüp yatağı ıslatırken bir mimiğim bile oynamıyordu. Yıllar geçtikçe daha duygusuz olmaya başladığımı hissediyordum, duyguların eski önemini kaybetmiştim artık.

Yavaşça açılan kapı ile bakışlarım Jihyun'a dönmüş, anlamsız bakışlarını bana sergilemişti.

"İşediğim yatağımda yatıyorsun"

"İşemeye geldim bende"

"Annem sizi yemeğe çağırıyor"

"Beni ve kimi? Gördüğün gibi tekim"

"Seni ve depresyonunu"

"Hahahaha çok güldüm annende mi mizahşördü?"

"Taehyung abi yok mu?"

"Görünmez oldu"

"Dalga geçme abi ya hadi yemeğe gel"

"Annem abin gelemezse yiyemezsin mi dedi?"

"Evet"

Jihyun'un dudağını büzmesiyle yatakta doğrulmuş, ayağa kalkıp saçlarını karıştırmıştım.

"Hadi gidelim daha fazla aç durma"

Atomlarıma ayırdığım bezelye sonunda dayanamayıp kendini tabaktan atınca chopsticklerimi tabağın kenarına koyup ayağa kalkmış 'Afiyet olsun' diyerek masadan ayrılmıştım. Odama doğru ilerlerken açılan kapı sesi ile tanıdık ses evi doldurmuştu. Taehyung gelmişti. Duvara yaslanarak dediğini anlamaya çalışırken sesindeki mutluluk kalbimi daha da acıtıyordu.

"Jimin nerede?"

Adımı seslenmesi ile adımları bana yaklaşmaya başlamış hızlıca odama doğru ilerlemiştim. Ayak sesleri önce kendi odasına doğru birkaç dakika sonra kapımı tıklatıp içeriye girmişti.

"Uno oynayalım mı? Animeli uno aldım"

"Hiç oyun oynayacak havamda değilim sen Jihyun ile oyna"

"7 yaşındaki çocukla uno oynanmaz ki"

"Yorgunum Tae, git başkası ile uğraş"

Yatağıma uzanıp kıvrılmış, gözlerimi kapatıp odadan gitmesini dilemiştim. Yatağımdaki hareketlilik ve belimdeki kollar yanıma uzandığına işaret ederken kolunu çekmiş, ondan biraz uzaklaşarak tavrımı ortaya koymuştum.

𝐜𝐨𝐮𝐬𝐢𝐧 ↬ 𝐯𝐦𝐢𝐧 ✓ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin