jungkooi:jimin?
jimboi:evet jungkook?
jungkooi:geçen seferki
kabalığımdan dolayı
sana karşı mahçup
hissediyorum.
jungkooi:bu yüzden belki
kantinde beraber yemek
yiyebiliriz.
jimboi:mahçup hissettirmeni
gerektirecek bir şey yok jungkook.
jimboi:ama yine de bir yemeğe
hayır diyemem. :)
jungkooi:o vakit yarın
öğle yemeği benimlesin.
jimboi:tamam.
görüşürüz.
jungkooi:görüşürüz
(Görüldü 14:33)
*Seokjin ve 5 salak*
jungkooi:ona yemek
teklif ettim ve kabul etti.
sleepymin:ne?
yourhope:ne?
ourleader:ne?
wwhjin:ne?
jungkooi:miyoung'ı ne
yapacağım ben?
sleepymin:şöyle yapalım.
sleepymin:sen miyoung'la
ilgilen, jimin'le de ben.
wwhjin:oldu yoongi.
ourleader:arkadaşınla
yemek yemek istediğini
ve biraz erkek erkeğe konuşmaya
ihtiyacın olduğunu söyle.
jungkooi:onun huyunu
bilmiyorsun sanki hyung.
wwhjin:jungkook
ayrılmak için bahane işte.
yourhope:aynen.
jungkooi:ondan ayrılmak
istemiyorum ki ben.
sleepymin:ben
bunu
döverim
jimin
gibi
biriyle
konuşuyor
ve hâlâ
o sürtükten
ayrılmak istemiyorum
diyor.
jungkooi:susun
ya da dur ben ne uğraşıyorum ki
*jungkooi; yourhope, sleepymin ve wwhjin'i gruptan çıkardı*
jungkooi:namjoon hyung
yardım et bana
ourleader:bak jungkook
senin ilişkilerine karışma
hakkına sahip değilim
fakat o kız sana aşık falan değil.
ourleader:sadece senin iyiliğini
istiyorum ama bence miyoung'la
otur ve adamakıllı konuş.
ourleader:aslında onun gözlerine
bakarak bile anlayabilirsin
gerçekten sana aşık olup
olmadığını.
jungkooi:aslında ben de
ondan soğumaya başladım.
jungkooi:sağ ol hyung
sana ve seksi beynine
teşekkür ederim.
ourleader:ne demek
minik tavşan.
