bir insanın ruhu, bir okyanustan daha büyüktür. insan ruhu, okyanustan daha derindir; daha karmaşık, daha fırtınalıdır. gökyüzü uçsuz bucaksız bir manzaradır, evet, ama insanın içindeki o karanlık labirentler, o ışık sızmayan uçurumlar yanında gökyüzü bile sığ kalır. insanın içinde olup bitenleri, vicdanın o sessiz mahkemesinde verdiği kararları, pişmanlıklarını ve umutlarını dışarıdan kimse göremez. bazen en sakin görünen bir yüzün arkasında, dünyanın bütün denizlerinden daha büyük fırtınalar kopmaktadır. bir insanın kalbini tam olarak tanımak, yıldızların haritasını çıkartmaktan çok daha zordur. çünkü yıldızlar parlar ve yerleri bellidir; oysa bir ruhun içindeki karanlık, bazen kendisini bile yutar.