Bu bir iddia oyunuydu.
Belki bu hikayenin yananı 2 kişiydi ya da daha fazlası.
Biraz eğlenmek, biraz ağlamak istiyorsanıızzz, evet burası doğru adres...
•
0536* : Korkma güzelim. Ben hep buradayım. Ve sende hep kalbimdesin.
0536* : Düşünmeyi ne z...
Melike Şahin'in Hepsi geçti şarkısını dinleyip dinleyip üzülüyorum. Ama onun da dediği gibi 'Hepsi geçti bu da geçer...' bu da geçer. Geçecek. Nereye kadar unutmayacağım? Nereye kadar böyle onu düşünür ki insan? Sevdin anlıyorum, sevdik biliyorum. Ama geçecek. Biraz kendimizi düşünelim. O giderken düşündü mü seni? Giden niye gider bilir misiniz? Arkasında kalanları düşünmediği için gider. O sizi neden seçmiyor biliyor musunuz? Çünkü sizden emin gideceği hiçbir yer kalmadığında gelip kapınızı çalacak. Sizin onu ne kadar çok sevdiğini biliyor ne olursa olsun ona kollarınızı açacağını biliyor. Bu kadar değerli hissettirmeyin ona kendini. Bırak biraz da o çabalasın seni kaybetmemek için. Bırak biraz da o seni düşünsün. Söyler misin gelmeyecek bir insanı nereye kadar bekleyeceksin? Ne kadar kendini yıpratacaksın daha? Sen hiç yalnız değilsin canımın içi. Biz varız yanında. Sen yalnız değilsin. Çünkü biz kardeşiz. Biz aynı acıları çeken bir sürü insan olarak hep yanyanayız . Biz kardeşiz. Yalnız değilsin. Değiliz. Biz hep beraberdik. Belki ağlıyorsun sesini kimse duymuyor karanlığından kimse çıkarmıyor seni. Boşver kuzum boşver. O karanlık sensin. Ve eğer istersen o karanlıktan çıkabilirsin. Sen istersen çıkabilirsin. Kimseye ihtiyacın yok senin. Sen çok güçlüsün.
Düşüncelerimi bölen kapının çalmasıydı. Odamdan çıkarken havanın karardığını ve akşam olduğunu anladım. Duvardaki saate baktığımda 21.36 olduğunu gördüm. Kaç saattir odamda düşünüyor muydum yani? Yok artık...
Kapıyı açarken kargo olabileceğini düşündüm. Kapıyı açtığımda tahminimin yanlış olduğunu gördüm. Kapıda elinde kırmızı güllerle dolu bir buket olan küçük tatlı bir kız çocuğu gördüm. Yere eğilip onun boyuna geldim.
"Kime bakmıştın kuzum?" dedim naif bir ses tonuyla. Gülümsedi. Derin bir nefes aldım. Ona o kadar çok benziyordu ki... Yıllar öncesine götürmüştü tek bir gülüşü...Gözlerimin dolmasını umursamadan devam ettim.
"Kuzum?" dedim tekrardan. Tekrar gülümsedi. Elindeki buketi bana uzattı.
"Gökçe bu sana." dedi gülümseyerek. Gökçe demişti ondan büyüktüm. Ama sorun değildi. Öyle tatlıydı ki kusurları onu kusursuz yapıyordu. Herkesi yaptığı gibi.
Elindeki buketi alıp gülümsedim. Dudaklarımı aralamış bir şey söyleyecekken koşarak uzaklaştı. Bana mı? Güller? Kırmızı güller?
Elimdeki çiçekle birlikte içeri geçip kapıyı kapattım. Çiçeklerin arasındaki notu elime alıp okudum.
"Sevgili İkinci Aşkım,
Bana bir şans verir misin bilmiyorum ama özür dilerim. Aşağıya gelir misin?