50-

2.5K 229 53
                                        

Ceylan'ın annesi okula geldiğinde,Alev'in annesi kadına 'Senin terbiyesiz kızın benim güzel kızımı ne hale getirmiş!!' Diye bağırınca bu sefer Ceylan'ın annesi,Alev'in annesi ile kavgaya girişmişti.

Cihan, o an anladı...Ceylan,çıldırdığı zaman annesi gibi oluyordu..

Müdür,Ceylan'ı haklı bulduğu için ikisinede sadece üç günlük uzaklaştırma vermişti.

Alev,zaten dersini almıştı bir daha üzerine para hatta bir ülke verseler birine sataşmayacaktı...bu kız Aslı ve Ahu'dan bile beterdi.

.

Cihan,keyif sigarasını yakarak altında kanlar içinde yatan Samet'e baktı."Bak güzel kardeşim,seni son kez uyarıyorum.Ivan,Furkan ve Tolga'dan uzak duracaksın.Anlaşıldı mı?"

Samet,korkuyla başını salladı.Cihan,ona şeytani bir gülümseme ile baktıktan sonra ayağa kalktı.Sigarasını içerek okula doğru adımladı.

Başlarındaki bir kaç beladan kurtulmuşlardı.

.

*4 ay sonra*

İkinci dönemin,ikinci sınavları bitmişti.Okul,çocukların üzerindeki stresi atmak amaçlı iki hafta sürecek,bir kamp düzenlemişti.

Çeşitli etkinlikler,yarışmalar,maçlar olacaktı.İlk hafta herkes çalışacak,sonraki hafta ise yarışmalar başlayacaktı.Böyle planlamışlardı ta kii Aslı "Stres atmamız için bizi,daha çok strese sokacak olan yarış fikri mi?Harika!"Diyene kadar.

Planlar komple değişmişti...aslında sadece yarışma denilen şey kardeş oyunlarına dönmüştü.

Ne olduğu hakkında kimsenin bir fikri yoktu.İzleyip,göreceklerdi.

Okul'un yarısından daha az öğrenci geliyordu.Dört otobüs ile ormandaki büyük kamp yerine doğru yola çıktılar.

Yogesh ve Ivan yine yan yana oturuyorlardı.Arkalarında Aslı ile Ahu,bir arkada Furkan ve Talha;Diğer tarafta Cihan ile Ceylan,onların arkalarında Mert ve Cem vardı.

Uzun yolculuk;çiş molaları,yemek araları,bağıra bağıra şarkı söylemeler,ufak sözlü atışmalar -ileriye gidemiyordu çünkü Yogesh'ten korkuyorlardı - ve uyku ile geçmişti.

Geldikleri ormanda hazır baraklar vardı ama müdürün "Çadır yapacağız." Demesi ile herkes yüksek sesle itiraz etmeye başlamıştı.Müdür,ilk başta itirazları görmezden gelerek çadır kurma işine girişmiş ve berbat bir sonuç alınca "Hadi!Barakalara!"Diye neşe ile bağırmıştı.

Odalar otuz kişilikti ama isteyen istediği kişi ile kalamayacaktı.Eğlence arayan harika müdürleri,saatlerce kura çekerek odalarda kimlerin kalacağını belirlemişti.

Ve bizimkilerin kara bahtı yine gündemdeydi...

Hiçbiri aynı odaya düşmemekle beraber genel olarak tanımadıkları ve ya sevmedikleri insanlar ile beraberlerdi.Otuz kişilik odalarda aynı yere denk gelmemekte ayrı bir şansızlıktı..

Odalara yerleştiklarinde ranzaların altında bavullarını yerleştirdiler.İlk tartışmalar 'Ben üst tarafta yatacağım,yok ben alt tarafta yatacağım.'Şeklinde olmuş ve müdürün,aşırı modern kura yöntemi ile uzun sürmemişti.

Herkes eşofman takımlarını giyerek geniş, toprak alanda sıraya geçmişti."Buraya gelmeyi kabul eden aklımı sikeyim."Aslı,dişlerinin arasından tısladı."Sen de hiçbir şeyden memnun değilsin Aslı."Ahu,sinirli bir şekilde konuştu."Hiçbir şeyden memnun değilim ama senden memnunum Ahu."
Ahu,ilk defa aldığı romantik(!) iltifatla gülümsedi.Aslı,yan bir gülümseme ile kıza göz kırptı.

"Eveeet!Şimdi size yapacaklarımızı anlatacağım.Bugün etrafı yürüyerek,yarın ise kayıklar ile dolaşacağız.Sonraki günler,ilgi alanlarınıza göre kamptaki etkinliklere katılacaksınız.Gelecek hafta pazartesi ise ormanın belli yerlerine saklanan bayrakları takımlar halinde bulacaksınız sonrasında dönüş gününe kadar, katıldığınız etkinliklere devam edeceksiniz.On ikinci sınıflar siz çoğu etkinliğe maalesef az katılacak,test çözeceksiniz.Her akşam ise çeşitli müzik aletleri çalarak,ateşin başında muhabbet edeceğiz..şimdi tur rehberleri ile gruplar halinde gezme vakti.Otuz kişi olacak şekilde on gruba ayrılın çocuklar.Matematik zekamızı geliştirelim!"

"Sizin ben yedi ceddini,ters çevirip düz sikeyim Eray!Getirdin beni bu lanet yere,götün arşa erdi mi bari?"Diye sinirle kükredi Enes.Eray,Talha'nın arkasına saklanırken anıra anıra gülüyordu.

Bugün, çok uzuuuuun bir gün olacaktı...

.

Tur rehberlerinin yardımları ile ormanı geziyorlardı.Öğretmenler,aralarda kaçmaya çalışan öğrencileri yakaladıkları gibi enselerinden tutup sıraya geri sokuyorlardı.

"Ulan,orman turu yapıyoruz...orman turu!"Çağların söylenip durmasına gözlerini devirdi Ivan."Başka ne turu yapabiliriz?"Diye dayanamayarak sordu."Ne bileyim abi?Laf olsun diye konuştum işte."Omuz silkti Çağlar.

"Bari sevdiceğim ile ayrılmasaydım be!"Eray'ın sızlanmaları ile Cem,çocuğa baktı."Senin sevdiceğin mi var?"Eray,başını salladı.

"Tabii var olum!Enesssssssss."Öyle içli bir şekilde söylemişti ki bütün grup ona baktı,asıl bakması gereken Enes ise iki sıra öteden orta parmağını kaldırdı."Ben de seni seviyorumm aşkım!"Eray'ın bu yavşak hallerine bütün okul alışık olduğu için Enes'e 'Allah sabır versin kardeşim,ben bununla başa çıkamazdım.'Tarzı dileklerde bulundular.

Cihan,yanındaki Ceylan'a baktı.Kız,gayet mutluydu.Alev gelmemişti,Cihan'dan hoşlanan kızlar takımı burada olsa bile, Ceylan'ın çıldırmısından korktukları için uzak duruyorlardı.

Mert,Eray ile şakalaşan sevgilisini izlerken Umu'ta kendisini izliyordu ama farkında değildi.Aslı ve Ahu ise birbirlerine romantik küfürler ederek yanlarındaki insanları şok ediyorlardı.

Sırasıyla barakaların oluğu yerlerleri,panitball oynanan kısmını,koşu alanını,piknik yerlerini,kapalı yüzme havuzunu gezmişlerdi. Çok yoruldukları için barakalara geri dönüyorlardı.

"Kaç saattir yürüyoruz ya!Ayaklarım ağrıdı."Diye söylendi bir kız.Eray,kalçasını bir sağa bir sola attırarak yürürken "Benim gibi sıfır beden olmak için daha çooook yürümeniz lazım hayatım!"Diyerek yapmacık bir kahkaha attı.

Futbol takımından bir çocuk Eray'ın kalçasına bakarak şakasına ıslık çaldı ama Enes'in kendisine dönen sert bakışları ile gülen arkadaşlarını susturarak yürümeye devam ettiler."Eray,düzgün yürü lan!Belin kırılacak gibi duruyor."Enes'in kendisine kızması ile 'Hıh'layarak düzgünce yürümeye başladı.

"Furkan,ben çok yoruldum."Diye mızmızlandı Talha.Furkan,çocuğun önüne sırtını dönerek geçti,bir ayağını kırarak yere çömeldi."Bin hadi.Taşırım seni."

Talha'nın yanakları kızarırken itiraz etmeye başladı ama bütün grup durmuş onları izlerken daha çok ayakta durup kimse yorulmasın diye Furkan'ın sırtına binmişti.

Furkan,hiç ses çıkarmadan hatta dinlemeden Talha'yı kamp alanına kadar taşımıştı.Tamam,bu haraketi biraz dikkat çekmişti .'Yakın arkadaşlardır,aşıklar bile olsalar ne olacak?' Diye düşünmüş ve kimse bir şey dememişti.

Birbirimizi kabullendiğiniz zaman , hayat daha kolay değil miydi?

Birbirimizi kabullendiğiniz zaman , hayat daha kolay değil miydi?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


SİZLERİ SEVİYORUM TUZLU PALAMUTLARIM

LÂYETEZELZEL Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin