13-

5.1K 481 194
                                        

Ivan okuldan çıkar çıkmaz Efsun abisini aramış ve evin adresini istemişti,çocuğun ağlıyor oluşunu fark edince nedenini bile sormamış hemen konumu atmıştı.

İki saat sonra evlerine gelen minik çocuğun "Cihan geri döndü,siktirsin gitsin ya!" Diye ağlayarak mırıldanmalarını dinlemiş en sonunda "Kim bu Cihan siki?" Diye sormuştu.Ivan hepiniz bildiği şekilde, Cihan'ın kim olduğunu açıklamıştı.

Yogesh'in araması,iki saatlik yolu bir satte gelmesi,Ivan utandığından olayları Efsun'dan açıklamasını istemişti.Utanmasının sebebi onu bu kadar merak etmiş,iki hafta boyunca kendisini kontrol etmeye gelmiş adama hiçbir şey anlatmamıştı,tabii ki anlatmak zorunda değildi ama üstün körü bir şeyler gevelese ne olurdu ki?

Esmer adam sıkıntıyla yüzünü ovuşturduktan sonra ayağa kalkıp karşı koltukta oturan çocuğun, önünde diz çöktü...sanırım evlenme teklifi edecekti.

"Sarılabilir miyim?"Yogesh'in sakin çıkan sesiyle Ivan'ın boğazındaki yumru 'pop' diyerek patladı.Başıyla öğretmenini onayladı.

Esmer adam, minik bedeni kollarının arasına alarak sıkıcı sarıldı.Evlilik teklifi etmemişti belki ama sarılma teklifi de güzeldi,değil mi?

Ama sarılmalarını Yogesh'in çalan telefonu ile bitmek zorunda kalmıştı.Hintli kek,masanın üzerindeki telefonunu aldıp annesinden gelen aramayı cevapladı. "मां?(Anne?)" Ivan,Yogesh'in Hintçe komuşmaya gülümsemesini tutamadı.

Konuşmasını bitirdikten sonra Yogesh eski yerine otururken kendisine gülümseyen çocuğa 'hayırdır?' anlamında göz kırpıp gülümsedi,Ivan nazlı nazlı başını öne eğdi.

Efsun ikisinin flörtleşmesini gözünden kalpler çıkartarak izlemeyi bırakarak "Annen ne dedi?"Diye sordu."Komşusunun düğünü varmış,üç gündür bir bitemedi diye söylendi,babamın kaçalım gidelim Türkiye'ye dediğini söyledi,bizleri sordu öyle."Yogesh annesinin taramalı tüfek gibi konuşmasını hatırladıkça dişlerini göstererek gülüyordu.

Ivan o gülümseme ile öğretmenini baştan çıkarma planını,öğretmenine gönlünü kaptırma planına çevirdi.

Ama bunun için biraz geç kalmıştı sanki.Hm?

.
.
.

Cihan ayaklarını orta sehpaya uzatmış, bir sarışın kızla öpüşen arkadaşı Mert'e,bir cilveli cilveli kızla elleşen Furkan'a bakıyordu.Yanındaki kızın -sevgilisi olduğunu unutup duruyordu- inatla kendisini ellemeye devam etmesini durdurmak için dudaklarını öpüp koltuktan kalktı,kız Cihan'ın kalkması ile kendini Furkan'ın yanına attı...Furkan artık iki kızla elleşiyordu.

Cihan arka bahçedeki havuzun oraya gidip aya baktı,eski okula dönme kararını verme sebebi kendi okulu sayılıyor ve ya okulun lüks oluşu değildi.Ivan'dı.

Zamanında sevgili olduklarını biliyorsunuz.Ama ilişkileri tam olarak nasıldı bilmiyorsunuz.Zincirlere vurduğunuz küfürlerinizi salın,çünkü kullanmanız gerekebilir hatta bir kısmını saklayın ilerleyen zamanlarda çok fazla işinize yarayacaklar.

.
.
.

Ivan dokuzuncu sınıfa geçtiği zaman çok çekingen,saygılı(!) bir çocuktu,yaşıtlarına göre pürüssüz yüzü,kısa boyu - 1,68 falan civarlarındaydı- pembe dudakları çoğu kızın dudaklarından daha güzeldi ve uzun dalgalı saçları ile dikkat çekmemesi imkansızdı.

On ikinci sınıfları bilirsiniz, karıştırırsanız sümük olurlar ve siz ne kadar atmaya çalışırsanız çalışın işe yaramaz.Ivan'ın en büyük hatası, kendi yaşıtlarının olduğu takımı bulamaması ve üst sınıfların basketbol takımına 'Ben de basket takımına gireceğim,yarrak kafalılar.'Demesi olmuştu.

İşte ondan sonra iki ay boyunca basketbol takımının on iki numarası onunla kafayı bozmuş,çocuğu her yerde sıkıştırmaya başlamıştı.

Ivan bunu kendi çıkarları ile kullanmaya başlamıştı çocuğu baştan çıkarcak iki hareket yapıyordu,çocukta onun istediklerini yapıyordu.Her şey iyi gidiyordu takii on iki numara, Ivan'ın herhangi bir insan ile konuşmasına bile çıldırmaya başlayana kadar.

Yine böyle bir gündü..soyunma odasında Ivan'ı tehdit ederken adını her zaman duyduğu ama kendisini asla görmediği, artık bir okul efsanesi emin olduğu Cihan'ın,kendisini on iki numaradan kurtarmasıyla ilişkileri başladı.

Partilere gidiyorlardı,parti veriyorlardı,beraber takılıyorlardı herkes onları en yakın arkadaşlar olarak bilsede ikisi akşam aynı yatakta yatıyordu.Hatta yaz tatilinde beraber Paris'e gitmişlerdi...Eh zenginlerdi sonuçta,okulun oradaki parkta oturacak halleri yoktu.

Dokuzuncu sınıftan Onuncu sınıfın ortalarına kadar her şey güzeldi....hep öyle olmaz mıydı zaten?Her şey peri masalından fırlama gibi giderken bir anda kanalizasyon yoluna düşerdiniz.

Onlarında öyle oldu,Cihan onunlayken 'Ben ibne değilim.' Diyerek onu öylece bırakmış, Ivan'ı bitmiş bir su şişesi gibi ezip fırlatıp atmıştı.

Oysa Ivan dedesinin yaptıklarını anlatma cesaretini ilk ona göstermişti.Hiçbir şeyini paylaşmayan çocuk en basitinden bir çikolata aldığında bile kendisine en küçük kısmı alıyordu.Cihan ne isterse yapıyordu, nasıl uyuyacaklarına bile Cihan belirliyordu be!

Ivan bu olaydan sonra uzun süreli bir depresyona girdi.Okulda her gün Cihan'ın eğlenen yüzünü görmek ona acı veriyordu.Gizlice bakıyordu,göz göze gelince ağlamaya başlıyordu ama Cihan alay eder gibi gülerek, başını yanındaki kızlara çeviriyordu.

Bu dönemde -iki aylık bir süreç- ailesi ile araları uçurum gibi açılmıştı,insanlar ile aralarına duvar örmüştü.Duvarları örmeyi bitirdiğinde arkasını dönmesiyle sigara hastası,adam döven Aslı ve peluş oyuncak koleksiyonu yaparken süt içen Talha'nın hayatına girdiğini fark etmişti.

Onlarla o kadar fazla vakit geçiriyordu ki hayata geri dönmüştü hatta onuncu sınıfın sonlarına doğru, Cihan'ın okuldan aylar öncesinde ayrıldığını anca fark etmişti.

.
.

Cihan ayı izlerken aklına sadece güzel anıları gelmişti,kendi yaptığı piçlikler değil.Eğer biraz olsun aklı varsa Ivan'ın ondan ölümüne nefret ettiğini tahmin edebilirdi.

Ama olay yerini yine birbirine katmadan gitmeyecekti.

Talha ve Aslı bebeklerim 👇 Çizmek gerçek, insan bulmaktan daha eğlenceli geliyor - her ne kadar yorucu olsa bile

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Talha ve Aslı bebeklerim 👇 Çizmek gerçek, insan bulmaktan daha eğlenceli geliyor - her ne kadar yorucu olsa bile.

Talha ve Aslı bebeklerim 👇 Çizmek gerçek, insan bulmaktan daha eğlenceli geliyor - her ne kadar yorucu olsa bile

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


SİZLERİ SEVİYORUM BALLI ŞIRDANLARIM.

LÂYETEZELZEL Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin