İkna

285 11 18
                                        

Hello ben geldiim. Uzun süredir burda yoktum çünkü yks2021 tayfadanım. Elimden geldiğince bölümleri hızla yazıp yayınlayacağım. Bölümle sizi baş başa bırakıyorum. İyi okumalar sizi seviyorum..

Alarmı sesiyle irkilerek uyandım. Uyuya kalmayayım diye akşam yemeği için alarm kurmuştum. Hızlıca yataktan kalktım üzerimi düzeltip merdivenlerden inerek salona geçtim. Hepsi salondaydı televizyondaki filme odaklanmış geldiğimi bile farketmemişlerdi. Hafifçe gülerek kafamı iki yana salladım. "Ne izliyorsunuz?" Salondaki sessizlik benim sorumla bozulmuştu. Hepsi sesimle birlikte kafasını bana çevirdi. 


Jin oppa oturduğu yerden ayağa kalkıp yanıma geldi. "Benim prensesim uyanmış mı." Yanaklarımı sıkmaya başladığında neden bu kadar sevimli davrandığını anlamıştım. Yemek yapacağım için çok mutluydu. Güldüm, yanağımı ellerinden kurtarıp bir iki adım geri gittim. "Sevimlilik yapma Jin oppa sadece bugünlük yemekler benden." O da gülerek başını salladı ve geri yerine oturdu. "Ee ne yemek istiyorsunuz? Ne yapayım?" Herkes düşünmeye başladı.


 Bende bedenimi mutfağın kapısının pervazına yasladım. "Mantı yapsana." Cihangirin önerisiyle kafamı ona çevirdim. "Onu yarın yapayım." Gözlerini kısarak tekrar konuştu. "Neden?" derin bir nefes aldım. "Mantıyı yapmak uzun sürecek şuan o kadar vaktimiz yok ama yarın sabah yaparım." Kafasını salladı. Hala gözlerime bakıyordu. Bende ona bakmaya devam ettim ama bir süre sonra gözlerimi kaçırdım.

 "Buldum Mi Rae! Senin şu bize yaptığın makarnadan yapsana" Gözlerim Jungkooka kaydığında söylediği fikir kafama yatmıştı. Hem kolaydı hem de hızlıca olurdu. Kafamı salladım. "Yanına salata da yapacağım. Kim yardıma geliyor?" Gülerek söylememe rağmen herkes tekrar filme dönmüştü. Sadece Cihangir ve Tae bana bakıyordu. "Pekala onu da ben yaparım." Benim ufak sitem dolu sesimle Tae gülmüş ve yanıma gelip kollarını vücuduma sarmıştı. Bende ona sarıldım. "Ben yardım ederim güzelim merak etme." Gülerek karşılık verdim.


 Biz mutfağa geçerken bakışlarım Cihangirin bakışlarıyla kesişti. Yine sert bakıyordu. Arkamı dönüp göz devirdim. Tae ile hızlı bir şekilde yemekleri halledip masayı kurduk. "Hadi gelin yemek hazır!" Üyeler tek tek mutfağa girerken bende yerime oturup kaşığımı elime aldım. "Mi Rae Cihangir uyuya kaldı onu uyandırsana." Gözlerimi tabağımdan çekip Jimine çevirdim. "Neden ben?" Güldü. "Cihangir biri onu uyandırınca sinirli oluyor. Sana kıyamaz diye düşünüyorum." diyerek göz kırptı. Kaşlarımı çatıp dik dik bakmaya başladım. "Hadi yemekler soğuyacak uyandır da gel" Yoongi oppanın sesiyle kafamı salladım ve sandalyeden kalkıp salona doğru adım atmaya başladım.


Koltukta uyuyan Cihangire baktım. Kafası yastıktan düşmüştü. Kesin boynu tutulacak diye düşündüm. Yavaş adımlarla yanına geldim ve yüzüne düşen saçları nazik bir şekilde elimle alnına doğru götürdüm. "Cihangir, hadi uyan yemek yeme vakti." Biraz bekledim ama ses gelmedi. Tekrar seslendim ama yine ses gelmedi. Yorgun galiba diye düşünürken sabahki hali aklıma geldi. Gözleri kıpkırmızı ve yorgundu. 


Uyusun diye rahat bırakacaktım ama şimdi uyursa gece uyuyamaz ve acıkır diye şimdi uyandırmaya karar verdim. Elimi yanağına yerleştirdim ve yavaşça yeni çıkmış sakallarını okşadım. "Cihangir, hadi uyan." Biraz kıpırdansa da uyanmadı. "Cihangir. Hadi ama uyanma vakti." Bu sefer sesimi biraz daha yüksek çıkarmıştım. "Ağız tadıyla da uyuyamıyoruz." Cihangirin sesiyle elimi hızlıca yanağından çektim ve ayağa kalkmaya çalıştım. Ama sadece çalıştım.

8.Üye mi? ~BTS~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin