10. Bölüm- Final

68 11 70
                                    

son defa oy ve yorum istiyorum<3

Seokjin ve Joohyun'un 2-3 haftalık tatili çoktan bitmişti, şimdi her ikisi de işinin başındaydı. Tek bir sıkıntı vardı.

Joohyun'un tüm vücudu ağrıyor gibiydi ve midesi çok bulanıyordu. Ayrıca adetinde gecikme olmuştu ve bu daha çok ağrısının olmasına sebep oluyordu. Aklına gelen tüm ihtimaller korkutucuydu.

Joohyun'un dersi bittikten sonra öğretmenler odasında eşyalarını toplayıp okulun bahçesine çıktı. Seokjin sabah seni ben alacağım dediği için Joohyun bankta oturup onu bekledi. Okula yaklaşan arabayı gördüğünde gülümseyip kalktı ve Seokjin'in arabayı durdurmasını bekledi. Araba durunca içeri geçti ve ön koltuğa oturdu.

"Günün nasıldı meleğim?" Seokjin'in sorusuyla kemerini takmakla uğraşan Joohyun'un bakışları Seokjin'i buldu. "Aynı, pek değişen bir durum yok." Seokjin kafasını salladı. "Hye Su ne durumda? İyi mi?" Joohyun Seokjin'in Hye Su'yu hatırlamasıyla gülümsedi. Seokjin gerçekten merak ediyordu.

"Durumu şu an gayet iyi. Maddi desteği devlet karşılıyor zaten. Manevi desteği ise orada bulunan görevliler ve müdür sağlıyormuş. Hye Su mutlu görünüyor umarım bu mutluluğu hiç bitmez."

"Maddi sıkıntı çekerse bizde yardımda bulunabiliriz." Joohyun kafasını salladı. Eve varana kadar çok konuşmadılar, zaten Joohyun'un konuşacak çok hali yoktu.

Joohyun elini yüzünü yıkayıp yatak odasına gitti ve yatağa uzandı. Bir kaç dakika sonra Seokjin de yanına uzandı. "Moralin bozuk gibi?" Seokjin'in Joohyun'a bakarak sorduğu soruyla Joohyun iç çekti. "Moralim bozuk değil aslında. Sadece biraz halsizim ve midem çok kötü." Seokjin ani bir şekilde kendini çok bastırmadan Joohyun'un üzerine çıktı. "Acaba tekrar mı tatil yapsak kendimize? Hem seni iyileştiririm." Joohyun Seokjin'in neyden bahsettiği anladı ve güldü. Ellerini hâlâ üzerinde olan Seokjin'in gömleğinin yakalarına götürdü. "Senin iyileştirme yöntemin pek işe yaramıyor maalesef, sürekli kasık ağrısı çekiyorum."

Seokjin gülerek kendini yatağın diğer tarafına attığında Joohyun onun kollarının arasına girdi. İkisi de bu pozisyonda aşırı huzurlu hissediyordu.

"Seni hak edecek ne yaptım?" Joohyun kıkırdadı. "Bilmem?" İkisi de mayışmış sesleriyle kıkırdadı bu sefer. "Akşam yemeğini yememiz lazım Joo." Joohyun kafasını sallayıp yatağın yanındaki komidine uzanıp telefonunu aldı. "Ne yapıyorsun?"

"İkimizin de yemek yapacak hali yok. Dışarıdan çağıralım. Ne yemek istersin hayatım?" Seokjin biraz düşünüp cevap verdi. "Aslında pizza güzel gider şu an. Evet evet pizza çağıralım."

Joohyun pizzacıyı aradığında pizzacı siparişlerinin 30 dakika içinde geleceğini söyledi. Sırtını yatağın başlığına dayayarak telefonuyla uğraşmaya başladı. Seokjin onu sadece izliyordu ve aklından tek bir şey geçiyordu, Saçı başı dağınık telefon oynarken bile Joohyun nasıl bu kadar güzel olabiliyordu?

Pizzacı geldiğine dair kapıyı çalınca Seokjin koşarak aşağı indi ve pizzayı aldı. Joohyun merdivenlerden inerken birden dönen başıyla Seokjin panikledi ve hemen yanına gitti. "İyi misin? Joohyun ne oluyor?" Joohyun kafasını hayır demek istercesine iki yana salladı ve salona girdi. Seokjin ona hâlâ endişeli endişeli bakıyordu.

"Yemeği yedikten sonra hastaneye gideceğiz. Tek bir itiraz duymak istemiyorum." Joohyun kafasını salladı ve yemeklerini yemeye başladılar. Pizzayı mutfak masasında değil de salondaki küçük masada yemek daha zevkli geliyordu onlara. İkisi de birbirinden değişikti.

Joohyun'un bir anda bulanan midesi ile Seokjin bağırdı. "Hadi hastaneye çabuk." Joohyun'un ve kendi paltosunu aldı ve Joohyun'un yanına gitti. Joohyun pizzayı yeme konusunda ısrarcıydı. Seokjin etrafta toka ararken koltuğun üzerinde gördü ve Joohyun'un saçlarını bağladı. "Joohyun sen beni hiç dikkate almıyorsun sanırım? Hadi hastaneye!" Joohyun oflayıp ayağa kalktığında Seokjin'in tam önünde durdu.

marry me -ksj✅Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin