İyi okumalaaar, oy ve yorum atarsanız beni çok mutlu edersiniz<3
Jimin gözüne giren güneş yüzünden yüzünü buruşturmuştu, gözünü alıyordu güneş ışınları. Oflayıp kafasını gömdüğü sert yere sürttü, sürttüğü yerin ne olduğunu anlayamamıştı fakat pek üstündü durmadı.
Işıklar hala gözünü alırken elini kaldırıp siper edecekken başka bir el bunu çoktan gerçekleştirmişti, Jimin gözlerini araladığında iri bir elle karşılaştı. Kafasını kaldırdığında kırmızı gözleriyle ona bakan eşini gördü. Gülümseyince, Jungkook da onun gülümsemesine karşılık verip pembe saçlarına bir öpücük bıraktı. "Günaydın güzelim."
"Günaydın, ne zamandır uyanıksın?" Jimin'in sesi çok kısık çıkıyordu, dün çıkardığı ahlaksız seslerden boğazı tahriş olmuştu. Jungkook, Jimin'in sesinin kısıldığını duyunca sırıttı, Jimin de kaşlarını çatıp eşinin göğsüne vurdu. "Neye gülüyorsun?"
Jungkook bu sefer kahkaha atıp Jimin'in çıplak beline kollarını sardı ve minik bedeni kendine çekti. "Seni zorladığım için üzgünüm, ama seni tüketeceğimi söylemiştim."
Jimin dudaklarını büzüp kafasını salladı, cidden arkasında büyük bir sızı vardı ve o şu an nasıl yürüyeceğini düşünüyordu. "Nasıl yürüyeceğim ben şimdi?"
Jungkook cevap vermeyip ayaklanınca Jimin gördüğü çıplak bedenle gözlerini başka yerlere çevirdi, ne kadar dün o olayı yapmış olsalarda daha alışamamıştı, kolay alışacağını da sanmıyordu. Jungkook yatağın diğer tarafına gidip Jimin'i kalçalarından tutup kucağına aldı. Jimin kollarını eşinin boynuna sarınca, o banyoya doğru adımlarken konuştu. "Şimdi sıcak su iyi gelecektir, ondan sonra da krem süreriz."
Jimin kafa sallayıp kafasını eşinin boynuna gömdü. Jungkook, Jimin'i kucağından indirmeden küvete su doldurmaya başlamıştı. Suyun dolmasını beklerken kucağındaki bedenle beraber yavaş yavaş volta atıp ısırık ve mor izlerle döşenmiş üst bedenini öpüyordu Jimin'in.
Su dolunca Jimin'i yavaşça bırakıp arkasına da kendisi yerleşti. Sıcak su Jimin'i rahatlatırken eşinin ona yaptığı masajla daha çok rahatlamış hissediyordu. Jungkook'un kıkırtısını duyunca bir gözünü aralayıp kafasını çok az yana döndürdü. "Ne oldu?"
Jungkook kafasını sağa sola sallayıp yüzündeki sırıtmayı silmeden cevapladı. "Hiç, dünkü halin geldi aklıma, çok istekli görünüyordun."
Jimin hahlayıp kafasını tekrar Jungkook'un boynuna gömdü. "Bana diyene bak, beni görünce nutkun tutulmadı sanki."
"Bak buna hayır diyemeyeceğim."
Jimin sırıtıp kafasını geriye atarak Jungkook'un saçlarını öptü. "Diyemezsin tabi."
Uzun süren duş süresinde, Jungkook kendi ve eşinin saçlarını köpürtüp bedenlerini liflemişti, Jimin bu süre içinde kendini bebek gibi hissediyordu. En son durulanıp üzerine bir bornoz geçirdi, sonra Jimin'e de bir bornoz verip giydirdi. İkili bu sefer beraber dişlerini fırçalayıp cilt bakımı yapmıştı.
Jungkook banyodan çıkacakken yine Jimin'i kucağına alıp geniş yatağa yatırttı, banyoya gidip ağrı kesici krem aldı. Odaya geri gittiğinde yatağa dizleri üstünde oturdu.
Jimin'i bacaklarından tutup kendine doğru çekti, bacaklarını aralayıp oraya yerleşince Jimin yüzünü yana yatırıp pikeyi yüzüne siper etti. Jungkook bornozu yukarı sıvayıp Jimin'in bacak içlerine minik öpücükler kondurdu. Kremin kapağını açıp işaret parmağına sürdü, deliğine yavaş yavaş masaj yaparken Jimin hissettiği soğuklukla irkilmişti. Jungkook işini bitirince elini peçeteyle silip Jimin'in kalçasına bir öpücük kondurdu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fox and Wolf | Jikook
Fiksi PenggemarKurtlar ve Tilkilerin ayrı okuduğu iki lisenin birleştirilmesiyle Kurtların lideri Jeon Jungkook Tilkilerin lideri Park Jimin'le eğlence amaçlı uğraşmaya başlar. Fakat unuttuğu birşey vardı... Kurtlar çeviklikleriyle bilinirken Tilkiler zekasıyla...
