BEN YİNE GELDİMMM
İYİ OKUMALAR
YORUMLARINIZI BEKLİYORUM
----
"İyi akşamlar Bay Park yanınızdaki kim?"
O kadar şanssızdım ki Jaehyun her zaman beni en kritik noktada görüyordu. Bundan nefret etsem de yüzüme yapmacık bir gülümseme takındım. Jungkook'un sırtı ona dönük olduğundan yüzünü daha görmemişti. Görmemesi adına Jungkook'u içeriye ittim ve kapıyı az aralık bırakarak dışarı çıktım. "İyi akşamlar Jaehyun, yeni mi geliyorsun?"
Jungkook kapıyı açmak için direttiğinde kapıyı zorlayarak yapmacık bir şekilde gülümsedim. "Ah, evet. Bugün şirkette işler yoğundu."
Başımı salladım. "Anlıyorum tabii ki. Şirket yönetmek zor olmalı.."
Bana yaklaştığında bir iki adım geriledim. "Aslında sizi görmem çok iyi oldu, birkaç haftadır sizinle konuşmak istediğim bir mevzu vardı."
"Nedir dinliyorum?" Gülümsedi ve elini ensesine atıp güldü. Utanıyor olamazdın Jung Jaehyun. "Aslında burada konuşulacak bir konu değil, daha özel olmasını istiyorum." Kapı açılmak için zorlandığında kapıyı tutarken bir yandan Jaehyun'u atlatmak adına hızlıca konuşmam gerekiyordu.
"Özel mi? Bizim seninle ne gibi bir özelimiz olabilir ki?"
Bunu dememe fazlasıyla şaşırdı. Normalde kibar davrandığımdan böyle davranmama pek alışkın değildi. Jungkook ile karşılaşmalarını istemiyordum. "Yemeğe çıkar mısın benimle? Yarın akşam."
Son cümlesi ile Jungkook kapıyı iyice açmaya çalışmaya başlamıştı. Şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemezken Jaehyun gülümsedi. "Ne diyorsun?"
"Ah, düşünürüm. Şimdi eve geçmem lazım." Ne diyeceğini beklemeden kapıyı içeriye doğru açtım ve hızlıca girip, kapıyı kapattım. Belimden tutulup, duvara yaslandığımda korkudan hıçkırdım. Jungkook boy farkımızdan dolayı bana bakarken derin bir nefes aldım. "Bana düşünürüz bile demedin?"
Yüzüme baktığında gerçekten heyecandan konuşma yetimi kaybedecek gibi oluyordum. "Iıı-ıhm yani Jungkook.."
"Yani Jimin?"
Az önce sarılan adam gitmiş yerine evden çıkıp Jaehyun'u pataklayacak biri gelmişti sanki. Kızmasına rağmen belimdeki elleri o kadar narin ve zarifçe kavramıştı ki bedenimi oturup, ağlayacaktım. "Onun yemek teklifini kabul edecek misin?"
Başımı iki yana salladım hayır dercesine. "Peki benimkini kabul edecek misin?" Dudaklarım büzüldüğünde gülümsedi. "Yani gerçekten düşüneceğin benim teklifim?" Başımı salladım yine.
"Romantizminizi bölüyorum ama kapının önünden çekilecek misiniz yemek geldi?"
Taehyung ikimizin ortasından geçip kapıyı açtığında, Jungkook'un yüzü görünmesin diye yanağını kavrayıp, kendime doğru çevirdim yüzünü. Dudaklarımız arasında milim varken, gözlerim dudaklarına kaydığında Jungkook gülümsedi. Göz göze geldiğimizde o da elini yanağıma yerleştirdi ve yavaşça okşadı.
"Siz iki dakika normal duramıyor musunuz?" Taehyung'un yeniden konuşmasıyla Jungkook'u göğsünden ittirip, arkadaşımın arkasından odaya ilerledim. Jungkook da peşimden gelirken kısık sesli bir kahkaha attı. "Kusura bakmayın Doktor Kim Taehyung, Park Jimin'in karşısında kendimi durdurmam biraz zor."
Taehyung masaya geçip pizza kutularını açtı. "Bakın, benim adım Taehyung veya Tae en olmadı Taetae. Sürekli soyadımla veya mesleğimle çağırmayın beni bıktım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
chance with you | jikook
Fanfiction"Eğer geçmişe dönebilseydim Jeon, seninle bir şansım olması için her şeyi yapardım." #8, #jikook - 250621 #1, #taejin - 300621
