19

1.7K 128 47
                                        

HOS GELDİNİZZZZ BEN GELDİMMM

NABERRRRR

İYİ OKUMALAR BOL BOL YORUM YAPİN TAMAM Mİ🥺🥺🥺

--------

Ameliyattan çıktığında midesindeki bulantı hissiyle yere çöktü Taehyung. Başı fazlasıyla dönmüştü. Jisoo yanına çöktü. "İyi misin?"

"Pek sayılmaz midem bulanıyor." Jisoo, arkadaşının sırtını sıvazladı ve başındaki boneyi çıkardı.  "Kandan bu kadar miden bulanıyorsa başka bir alan seçmeliydin bebeğim, beyin cerrahı olmak istiyorsun." Taehyung, başını salladıktan sonra ayağa kalktı ve ameliyat giysilerini çıkarıp, ellerini dezenfekte etti. 

Jisoo da aynı işlemi uyguladıktan sonra beraber ayrıldılar ve kafeteryaya indiler. "Kim Seokjin daha gelmemiş." dedi Jisoo. 

Taehyung güldü ve etrafta gözlerini gezdirdi. Ardından saatine  baktığında şaşkınlığını gizleyemedi. Bu saatte çoktan gelmiş olmalıydı. Kahve almak için beklerken, hemşirenin birini durdurdu. "Kim Seokjin geldi mi?"

"Hayır, gelmedi bugün."

Taehyung başını salladığında hemşire yanlarından ayrıldı. "Gelmemesini istiyordun hani." Jisoo gülerek söylediğinde Taehyung omuz silkti. Birinin varlığına alışmak kötü bir şey değildi. Onu özlemişti de. Tam sandalyelerine oturacakken duydukları acilden gelen çağrı ile kahvelerini bırakıp, acile koştular. 

"Ne olmuş?" Diye sordu koridordan geçen bir hemşireye. "Silahlı saldırı, başkanın oğlu vurulmuş." 

Duyduğu cümleden sonra şoktan konuşamazken, Jisoo'nun kolunu çekmesiyle hızlıca koşmaya başladı Taehyung. Ne demek başkanın oğluna saldırı düzenlenmişti? Bu onun basit şakalarından biriydi değil mi? Ameliyat odasına doğru giden sedyeyi gördüğünde hızını arttırdı. 

Sedyenin yanına ulaştığında bilinci yarı yarıya açık olan Seokjin'i gördü. Gözlerinin dolmasını es geçmeye çalışarak hemşirelerin yaptığı kontrolleri dinliyordu. "T-Tae, sen misin?" Taehyung başını sallayıp, bir yandan sedyenin hızla gitmesi için acele etti. Sedyenin diğer tarafında Jungkook'un olduğunu ve hatta ağladığını bile fark etmemişti korkudan. 

Ameliyathanenin önüne ulaştığında tam içeri girecekken Jisoo durdurdu. "Onu ameliyat edemezsin Tae." Arkadaşını dinlemeden içeriye gireceğinde Jungkook, geriye çekti Taehyung'u. 

"Ağlayarak ameliyat yapamazsın, halledeceğiz tamam mı? Sakinleş." Jisoo ameliyathanenin kapısını kapattığında kalbinde hissettiği ağrıyla duvara yaslandı Taehyung. Bu nasıl olabilirdi? Onu neden vurmuşlardı? "J-Jungkook, ne oldu? Lütfen anlat. Ona neden böyle bir şey yaptılar? O kimseye zarar vermez ki? Ya bir şey olursa, Jungkook lütfen açıkla." Jungkook sakinleşmesi için Taehyung'a sarıldı. 

"Biz de daha öğrenemedik ama öğreneceğim tamam mı? Ağlama." Vücudunun buz tuttuğunu hissediyordu Taehyung. Çocukluğundan beri böyleydi. 

Birini ne zaman kaybetmekten korksa veya kavga etse üşürdü. Seokjin onu tamamen ısıtmışken, şimdi yine üşüyordu. Ona kaba davranmıştı, belki de kalbini kırmıştı ve bunları geri döndürme olasılığı olmayabilirdi. 

Jungkook, Taehyung'u yavaşça oturttu ve koridorun girişine baktı. Jimin koşa koşa geldi ve direkt arkadaşının ellerini tuttu. "Bebeğim, ağlama. Her şey yoluna girecek tamam mı?"

Taehyung başını iki yana salladı ve Jimin'e sarıldı sıkıca. "Ya ona bir şey olursa? Jimin ben ona çok kötü davrandım." Jimin başını iki yana salladı ve arkadaşının gözlerindeki yaşı sildi. Koridordan Hoseok ve Yoongi göründü daha sonra. Hoseok'un üstünde tamamen bir cenaze kıyafeti vardı. Taehyung onu görünce daha çok ağlamaya başladı. 

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jul 25, 2021 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

chance with you | jikookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin