San'la tekrar karşılıklı oturduk.
"Evet San dinliyorum"
"Tamam kabul ediyorum ağır konuştum. O anki sinirle seni kızdırmak için söyledim. Özür dilerim gerçekten. Ama senin de beni kırdığını söylemek istiyorum. Senin sinirle söylediğini de düşünmüyorum. Çoğu zaman şakayla bunları söylüyorsun zaten"
"Hayır dur. Ben ne söylediğimi biliyorum. Ben de ağır konuştum tamam. Kendi düşüncelerim değildi. Özür dilerim ben de bir daha söylememeye çalışacağım"
"Tamam. Lütfen bundan sonra bencil olma. Tek senin fikirlerin yok bu evde. Biz de varız. Dediklerimize kulak ver"
"Tamam" aslında bencil değilim ama şu an tartışamam. Birbirimize bakarken onun ne düşündüğünü merak ediyordum. Şu an ona bağırıp hesap sormak istiyorum ama bunun için moralim ve gücüm yok.
"San şu an sana aşırı sinirlendim" oflayıp arkasına yaslandı.
"Hiçbir şey yapmadan nasıl sinirlendirdim seni?"
"2 hafta oldu nerdeyse kavga edeli. Bu yüzden senin dediklerini unuttum. Ne için kızacağım şimdi sana? Gelmeni bekliyorum hesaplaşmak için. Yunho da bekliyor. Ama sonuç? Boş boş birbirimize bakıyoruz" gülmemek için kendini zor tutuyordu galiba. Çünkü tuhaf bir yüz ifadesi vardı. Yatağından kalkıp yanıma oturdu ve kolunu omzuma attı.
"Zaten istediğimde buydu Woo'cum. Biraz ara verelim, olanlar unutulsun ve kızgınlığımız bitsin" iyi b*k yedin San.
"Ben bunu istemiyordum ama. Aklıma geldiğinde patlarsam sana şaşırma. O dediklerinin hesabını sormam lazım.
Güldü ve yanağımı öpüp "Tamam bekliyorum" dedi.
Omzumdan itip beni yatağa yatırdı ve kendisi de üstüme uzandı.
"Bensiz ne yaptın?" soru mu bu da?
"Bol bol sana sövdüm. Yetmedi Yunho'yla dedikodunu yaptık.
"Hiç özlemedin mi? Ben seni çok özledim. Sürekli aklıma geldin"
"Kesin öyledir. Maya'yla bir şeyler yaşadığını düşünüyorum. Bugün birçok kez söyledi zaten"
"Off Woo kaç kere diyeceğim? Seni kıskandırmak için dedi"
"Neden ben seni kıskanayım ki? Niye benle uğraştı"
"Neden kıskanmayasın?" kudurdum zaten canım ama sen bilmesen de olur.
"Kıskanmadım San'cım. Sadece altta kalmamak için karşılık verdim" bir anda yüzünü bana yaklaştırdı ve burnunu yanağıma sürttü.
"Ben seni kıskanırdım. Hatta bir yabancı seni soyunurken görse sakin kalamazdım" kollarımı boynuna doladım.
"Woo sana çok aşığım diye yorumladım bu cümleyi"
"İstediğin gibi anlayabilirsin" o sırada ellerini belime koydu ve sıktı. "Woo sana bir şey demeliyim"
"Söyle" lütfen yıllardır beklediğim cümle olsun lütfen...
"Ben çok açım"
Ne odunsun be San. Büyük bir hesaplaşmayla barıştırmak istiyordum onları. Ama Woo gibi enerjim kalmadı. Bu yüzden yazamadım istediğim gibi 😢
Şarkı
Melanie Martinez - Mad Hatter
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BROWNİ ~Woosan
FanfictionEn yakın arkadaş olup birbirini seven iki genç... "San, sen gay değil miydin?"
