Gelecekten Kesit;
"Eğer buradan bir an önce kaçmazsak yakalanacağız'' Diye bağırdı Meriç. Çıkış kapısına doğru koşuyorduk. Elimizdeki çantalar oldukça ağır olduğundan koşmamızı yavaşlatıyordu .Ve o an kulaklarımı çınlatan iki el sıkılan silah sesi...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Baban her konuda seni pürüzsüz yetiştirdi sanıyordum. Şu küfürü bir bırakamadın." dedi alaycı bir tavırla.
"Ağzını kapamazsan geçen yapmak isteyip yapamadığım şeyleri burada yaparım" dedim ve Halil'in üstüne doğruldum. Meriç arkamdan beni tutarak kulağıma eğildi ve;
"O adamın yanına giderde bir şey yapmaya kalkarsan karşılık verecektir. Sana dokunduğu an burayı cinayet mahalli yaparım. Ona göre hareket et." dedi ve gülümseyerek geri çekildi. Masaya doğru gider adımlarla ilerledi ve küçük bardaklar çıkardı. Diğer çekmecelerden içki şişesi çıkararak;
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Buyurmaz mısınız beyler?" diyerek bir bardak kaptı. İlerleyen saatlerde Barışlarını tazelediler ve anlaşma yaptılar. Halil ve adamları kalkmaya hazırlanırken Halil bana el uzatarak;
"Daha çok görüşeceğiz" dedi. Dışarıdaki elimi eşofmanımın cebine koyarak,
"Bir dahakine sol cebindeki çakıyı iyi sakla" dedim.
"Merak etme, Seni tekrar yakalamam için çakı gerekmeyecek" dediği anda bir hışım ile cebindeki çakıyı aldım ve en önemli üyelerinden birinin boğazına tuttum. Adamı geri geri çekerek
"Bak şuan gerekiyor. Silahın bile yok, beş para etmezsin Halil Soylu." dedim bağırarak.
"Sence o adamı ne kadar umursuyorum?" dedi gergin bir tavırla. Gülümsedim,
"Haklısınız alt tarafı uyuşturucu nerden bulacaksınız" dedim ve adamı sarstım. Adam korkarak;
"Ya şimdi şu kızı durdurursunuz yada sizinle anlaşmam burada biter Halil Soylu!" dedi adam bağırarak. Meriç ise arkada kahkahalarına hakim olamıyordu. Halil sinirli bir tavırla;
"Bu aramızdaki bir konu adamı bırak." dedi. Ben ise sırıtarak;
"Meriç'i o bıçak ile öldürebilirdin seni orospu çocuğu!" dedim. Meriç aniden ciddileşerek ;
"Bu kadar yeterli, ziyaretiniz için teşekkürler baylar. Emirhan size yolu gösterecektir." dedi ve adamlara kovar gibi veda etti. Gökhan adamlar gittiği anda kahkahayı basarak;
"10 numarasın be kızım!" dedi. "Bu arada o kırmızı elbise favorim. Onu giyeceksin!"
"Bence de" dedi Meriç arkadan.
"İyide ne için giyeceğim?"
"Amma sabırsız insansın be güzelim." dedi Meriç.
"Bekle kız sende" dedi Gökhan.
Omuz silktim ve mutfağa yönelip abur cubur aramaya koyuldum. Bir çok şey bularak odama koştum. Arkadan Meriç'in "Kilo alacaksın hayvan!" Sözlerine kulak asmadım. Bir romantik komedi filmi açtım ve izlemeye başladım. Yaklaşık yarım saat sonra saat 11:30 olmuş Gökhan yatağına girmişti bile. Lavaboya gittikten sonra odama girdiğimde Meriç ile karşılaştım.
"Bu filmi görmüştüm, bende izlesem olur mu?" dedi.
"Tabii" dedim ve yanına oturdum. Birlikte filmi izlemeye başladık. Bir yerden sonra malum yer başladığında arkamı döndüm. Meriç gülerek;
"Hadi ama ciddi misin?" diyerek sordu.
"Başkalarının şeyini izlemeye meraklı değilim. Hepsi pislik" dedim sinirle.
"Anladım" dedi ve aniden televizyonu kapadı. Ona soru sorar gibi baktığım sırada;
"Filmde çoğunlukla öyle sahneler var boş ver izlemeyelim." dedi.
1-2 saat daha sohbet ettikten sonra kendi odasına gitti. Bende 2-3 saat önce boğazına bıçak dayadığım adamın telefonunu karıştırmaya koyuldum. Evet birazcık hırsızlık yapmış olabilirim. Ama asıl sorun orada değildi. Eski mesajlarında babamla ortaklık yapmasıydı? İyice kafam karışmıştı. Ve bir mesaj gördüm;
| Kimden - Halil Soylu|
Derin'i ne zaman Bora ile evlendireceksin? Anlaşmamızı unutmadığını umuyorum.
| Kime - Batın Uluca |
Yakında işler tamamlanmış olacak. O zaman Hem Derin'e hem Bora'ya kavuşacaksın. Merak etme.
Bu konuşma.. Kalbim. Evet galiba kalbim acıdı. Ama neden? Babam nasıl böyle bir şey yapabilir? O gün.. evet o gün neden korumalar yanımda değildi? Neden sadece Halil vardı? Lanet olsun baba! binlerce kez lanet olsun sana!
Gözyaşlarımı tutamıyordum. sessizce ağlıyor, sessizce çığlıklar atıyordum. Babam bir çok kadının, çocuğun hayatını kararttı evet ama kendi kızının da mı? Demek bunca yıldır biliyordu..
Bir süre telefonu karıştırarak eski konuların daha çok derinine inmiştim. Her saçma ayrıntıyı, babamın birlikteliğini.. Belki de Meriç bunca yıldır olaylardan haberdardı ve beni korumak için anlaşma yapmıştı? Hiçbir şey bilmiyor hiçbir şey yapamıyordum. Peki ya Melis denilen kız? Sahi, kimdi bu? Babamlara düşman olduğu açıkça belliydi. Ve gayet büyük bir tehditti. Kafamı bu konulara yorarken uykumun geldiğini fark edip derin bir uykuya daldım.