Senin gibi hissettim...

652 30 4
                                        

Felix odasında yatakta, Hyunjin ise kapının önünde ağlıyordu... İkili uzun bir süre ağladıktan sonra yorulunca uyuya kaldı.

Sabah uyanan Felix elini yüzünü yıkadıktan sonra mutfağa gitmek için kapıyı açar. Açtığında kapıya yaslanarak uyuyan Hyunjin sert bir şekilde düşerek kafasını çarpmıştı.

H: Ah!

Endişelenen Felix hemen yanına çöktü.

F: İyi misin?!

H: B-ben özür dilerim...

F: Özür dilemeyi kes! İyi misin!?

H:E-evet...

F: O zaman ç-çekil ayak altından.

H: Ta-

O sırada Hyunjin bayılıp kaldı. Korkan Felix, Hyunjin 'in başını eline aldığında hafif bir ıslaklık hissetti. Kafasından biraz kan akıyordu. Hemen Telefonunu çıkarıp ambulansı aradı. Ambulans gelene kadar sürekli nefesini kontrol etti... Bir kez daha kaybedemezdi onu... Kalıcı olarak kaybedemezdi... Ağlamamaya çalışıyordu... Artık ona aşık değildi... Ağlayamazdı... Gözlerinden akmaya hazır olan yaşlarını elinin tersiyle sildi...

Ambulans vardıktan hemen sonra onunla beraber hastaneye gitti. Uzun bir müdahalenin ardından ağır bir durumunu öğrendiğinde hastaneden ayrılmıştı...

Narkozun etkisinden kurtulan Hyunjin uyandığında kimse olmadığını fark edince sessiz bir şekilde ağlamaya başladı... Onun olmasını istiyordu... Yanında olmasını... Ona bağırmasını... Ona sarılmasını... İlk defa hissediyordu bu duyguları... İlk defa... İlki olan kişi umursamadan onu hastanede bırakıp gitmişti... Canı acıyordu...

Bir süre ağladıktan sonra gelen yemek ile kendine gelip yemeğini yedi... karnı doyduktan sonra sadece yatağında uzanarak akşamı bekledi... Karanlığın içinde olmak istiyordu... Karanlığın onu sarıp sarmalamasını istiyordu...

Gece herkes yattıktan sonra ayaklanıp terasa çıktı... Terasta bir süre oturup ağlamaya devam etti... Artık iyice yorulmaya başladığında ayağa kalktı...

O sırada meraklanan Felix onu ziyarete gelmişti... Odasında olmadığın fark edince başka bir yerdedir diyerek yukarı terasa çıktı onu bekliyormuş gibi görünmek istemiyordu... Terasa çıktığında tam yaktığı sigarasından bir fırt alacakken onu gördü... Çaresizliğini... Yorgunluğunun... gözlerinin yaşını...

Hyunjin tam boşluğa adım atacakken Felix bağırarak onu durdurdu...

F: D-Dur! Yapma sakın! Lütfen..!

Hyunjin gelen sesle arkasına dönmüştü...

H: N-neden geldin... İkimizde birbirimizden umudu kesmişken neden? Neden canımı yakıyorsun?!

F: Sa-sadece sana bakmaya geldim..

H: Bırakıp gittikten sonra beni merak mı et-tin?

F: H-E-evet bi-biraz... sadece senin gibi hissettim... Konuşmak istedim...

.

.

.

.

.

.

itlik yapıp bölümü burda bitircem ama hemen arkasından yayınlıycam yenisini

Love LineHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin