4. bölüm

55 4 0
                                    

Ayrılık vakti gelmişti bu şehri arkamızda bırakıp gitcektik gitmek istemiyorduk çünkü biz burda doğduk büyütük  ayrılmak istemiyorduk zor olacaktı bu ayrılık  .
Biz bu ayrılığı bu şehirde gitmek sanıyorduk ama kader çoktan aramıza ayrılık tohumları ekmişti biz kendi hesabımızı yaparken kader kendi hesabını yapmıştı bize..
Bugün burdan gitcektik annem daha önceden aramıştı evi tutuk eşyaları toplayıp gönderir diye eşyaları çoktan toplayıp göndermiştik belki oraya varmış evi düzeltmişti  annem babam  yolculuk yorucu geçeceği için oraya vardığımda eve gidip uyumak istiyordum belki gittiğim gibi derin bir uykuya dalacaktım
Kalkıp kahvaltıyı hazırlamıştım bir hafta boyunca evin ve kardeşlerin sorumluluğunu kalmak gerçekten çok zordu ara sıra bunalıp ağlıyordum annem nasıl başarabiliyordu hepimizi mutlu etmeyi canım annem
Kahvaltı,ya herkes gelmişti güzel bir kahvaltı   yaptık zaten evde fazla eşya yoktu kalan esylarıda ikinci el olarak satmıştık adam bugün gelip götürcekti bizimde fazla eşyamız yoktu  valizleri eşyalarla göndermiştik sadece birkaç günlük giyecek elbiseler kalmıştı toplasan bir valiz  etmezdi  kahvaltı masanın toplayıp adamı arayıp esyları alması için  bir yanda hüzün vardı ayrilcağız diye bir yanda yeni bir hayat bizi bekliyordu  ikizler  ve nenem dedemler giyinmişti ve  eve kalan tek kanepede oturmuş sohbet ediyorlardı
Ben ve civan eşyaları kapının önüne getirip  bekliyorduk fazla beklemeden adam gelmişti  evde nevar ne yoksa alıp götürdü  para, yı verdi gitti ben ve civanda giyinip valizi ellime alıp hadi çıkıyoruz diye civan taksi,yi çağırmıştı ikizler yine herkesten önce çıkmışlardı adı üstüne çocuk onlar neyin ne olduğunu daha bilmiyordu heyecanlılardı gitmek için hem yeni bir şehir göreceklerdir hemde annemizi ,babamızı özlemişlerdi özlemiştik bu özlem son mu bulacaktı yoksa hep özlenecek miydi dedem,nenemde gitmek için mutlulardi tabi onlar orda büyümüşlerdi  ve en son ben ve civan çıktık son kez büyüdüğüm eve  baktım gözyaşlarıma hakim olamadım ya ben gitmek istemiyordum  ama kapıyı yavaşça anılarımı üstüne kapattım civan ,da bana bakarak tebessüm etti onunda zoruna gidiyordu gitmek kapıyı kilitledim ve taksi gelmişti dedem önde ben nenem civan arkada  çocuklar yine kucağımızda otogar,a kadar taksite etrafa baka baka gidiyordum bu şehir benim doğduğum büyüdüğüm rahatça gezip dolaştığım yerdi, şimdi yeni bir şehir ,yeni arkadaşlar  yeni başlangıçlara sürüklüyordu  oraya alışana kadar epey zaman geçecekti  otogara varmıştık arabadan indik ve terminalin içine girdik insanlardan geçmek zordu otobüslerin bulunduğu noktaya gelmiştik ve binicegimiz aracı bulmuştuk hiç vakit kaybetmeden ellimizdeki valizi muvaine verdik ve araca geçtik  ben ve yağmur  civan  ve bulut  bizim tombişlerde yanyana oturmuşlardı bn önde civan arkada tombişlerde yanımdaki yan koltukta  yolcular yavaş yavaş gelmişlerdi otobüs epey büyüktü yolcular  için herşey düşünürmüş o ara annemi arayıp bindiğimiz haber verdim annem dikkat edin diyip duruyordu  yarın en geç 11,de ordaydık şimdi başlasın yolculuk.
Etrafı  baka baka yolculuk  geçiyordu  yorucu olacağı belliydi şimdiden tutulmuştu her yerim arada bir kardeslerime bakıyordum onlar ne durumda diye onlarda benden farksız bir an bitsin diye tombişler coktan uyumuşlardı belki bu onların son uykusuydu belki o uykudan bir daha uyanamıyacaklardı  içimden gelmişti öpmek gittip onları öptüm uyandırmadan  yerime geçmeden civan ve bulut,da baktım onlarda uyumak üzereydiler  yerime geçtim yağmur acıktım diyince çantama koyduğum abur cuburlardan verdim  bunlarla doyur zaten sabaha az kaldı mola verdiğimiz zaman yeriz o, da  tamam diyip suyunu içti ve yaklaş abla dedi bende ne olduğunu anlamadam yaklaştım ve yanağımdan  öptü o öpünce ben dururmuyum bende öptüm ve seni seviyorum abla diyip o da uyudu bende telefonu ellime alıp anneme mesaj çektim  sabah erkenden ordayız diye şimdilik iyiyiz yolculuk yoruyor ama sabaha kadar dayanırız diye rapor ettim kulaklığı takip müzik açıp ve o şekilde bende uyumuşum
Uyandığımda  sabah olmuştu  bizimkiler uyanmıştı  başım ağrıyordu  her yerim tuturmuş gibiydi kafamda delice sesler ne oluyor diyince  nenem sabaha kadar müziği açarsan olacağı bu haklısın nene dedim civan ve bulut,ta baktım bulut acım yağmur,da bende  herkes bana bakmış sanki şoför benim az bekleyin bir yerde mola verecek elbet saatte baktım sekiz olmuştu ve muvain ananons yaparak birazdan  mola verecez  ve saat 11,de istediğiniz yere varacaksınız diyince  bizimkiler oh be dedi    anneme yine mesaj çektim   günaydın günün aydın olsun çocukların senin olsun  az kaldı diye annem o mesajı saat kaçta okumuştu bilemiyordum herkes actı   bir an durup mola verse karnımızı doyurak diye  ben tombişlere baktım onlar gözlerini kapatmış dinleniyorlardı ve civan ,buluta telefonda bişeyler izliyorlardı sonra yağmur,a baktım  abla der demez   bir anda  otobüs bir sağ bir  sol yapıyordu  ne oluyordu herkes bır panik içinde birbirine sarılmıştı ben yağmuru sıkı sıkı tutup arkaya bille bakamıyordum civan buluttu tut o ,da tamam abla nenem dedemlere bakıyordum onlarda ön koltuklara tutunmuşlardı ve sonra gördüğüm şey yan yatmış olan otobüsün içinde  gözlerimi açamıyordum sadece gördüğüm kadarıyla insanlar üst üste yığılmış şekilde cam kırıkları ,kan  ve sesizlik hakimdi ....

Bir Seni SevdimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin