30 mayıs 2019
"Jeongguk?"
Elimdeki viski dolu bardağın dibinde kalan son yudumunu hızlıca boğazımdan aşağı kayarcasına akıp giden acı hissini görmezden gelerek karşımda yüzünde oldukça meraklı ve karmakarışık halime endişeli gözlerle izleyen Jimin'in oturuşuyla yanaklarımdaki gözyaşlarımı hızlıca kolumla silmiştim.
Berbat bir haldeydim.
Saçlarım eminim ki yolmaktan dolayı birbirine girdiği gibi kıvırcık tutamlarım da kabarmıştı, dudaklarımı ısırmaktan yaralar oluşmuştu veya gözüme çektiğim eyelinerımın daha fazla gözyaşlarıma dayanamadığı için gözümden aktığı gibi yanaklarımı da kirletmiş olmalıydı...
Kısaca gerçekten oldukça kötü bir durumdaydım ve tek suçlusu o sınıftaki kendini göklerde gören lakin kısaca aptal koyun sürüsü olan canım(!) sınıf arkadaşlarımdı.
Canımı yaktıkları gibi canlarını yakacağım sınıf arkadaşlarım...
Organize ettiğim yıl sonu yemeğini sabote edip beni burada saatlerce bekleten artık benim için düşmandan farksız bir küçük ezik insanlardı hepsi.
Onlara zararım dokunmamıştı. Ben hala aynı bendim lakin sanırım herkes yüzündeki maskeyi düşürmeye başlamıştı çoktan.
Ne zaman böyle oldular, ne zaman gerçekten benden nefret ettiklerini artık saklama gereği duymadılar anladığım tek bir an vardı ki o an da kesinlikle sınıfta iki ay önce Taehyung ile ettiğim küçük bir tartışmanın yaşandığı zamandı.
Komiklerdi cidden. Arkasından konuştukları kişiye ben bir an da yüzüne ondan saklananları söylerken sanki tüm suçlu her zaman en kötü benmişim gibi bir tavır takınmışlardı.
İyilik meleği kesilmişlerdi ve ben sanki kendimi herkesten üstün gördüğümü düşündüğüm için beni bencillikle suçladıkları yetmemiş gibi Jeon soyunun varisi olduğum için egomun beni yönlendirdiğini söyleyerek hepsi beni yargılama yarışına girmişti.
Pekala tabii ki Taehyung'a yaptığımı doğru bulmadığım gibi kendime de yakıştıramamıştım ve Taehyung, benim canımın içinin kalbini kırdığımdan dolayı köpek gibi pişman olduğum kadar onun yüzüne bakmaktan bile utanıyordum.
O gün onunla alay eden tek benmişim gibi kendilerinin de bir dalga geçme yarışına girdiklerini ya unutmuşlardı ya da görmezden gelmişlerdi ve geriye sadece tek bir suçlu vardı gözlerinde.
Bu görevi de başarıyla benim üstüme yıkmışlardı.
Asıl Taehyung'u aşağılayan kendileriydi lakin sessiz sedasız yaptıkları için benlikleri bu vicdan kabilesinde taraf tutmak için haksız olanın yani Taehyung'un yanında olmak için yalaka olmaya başladıkları vakit, bir kaç ay önce hatta çok uzağa gitmeden daha düne kadar hakkında atıp tutup dalga geçtikleri ve neredeyse gözle görülür bir şekilde belli etmeselerde dışladıkları insana bir an da dost gibi gözükerek nasıl bir kalitesiz olduklarını göstermişlerdi.
Özel bir soydan gelmem zaten içten içe canlarını yakan bir gerçeklikti ve artık beni kötülemek için tek bir hatamı bekleyen insanların eline güzel bir koz vermiştim.
O günden sonra zaten Taehyung'u kaybettiğim gibi birde yanımda benimle arkadaş olmak için yarış halinde olduklarını unutan sevimsizlerde beni terketmişti ve bırakın benimle konuşmayı artık hakkımda yalan yanlış iftiralar bile atılmaya başlamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
backstabber | taekook
Fiksi Penggemar'oğlum sen harbiden arkadan bıçaklayansın' tamamlandı.
