minik şef ve mochi

3K 248 148
                                        

Merhabaaaa , nasılsınız ?

İyi okumalarr ♡

"Şef, neden toplandık?"

"Arkadaşlar, biliyorsunuz ki kore'de michelin yıldızı olan sayılı restaurantlardan biriyiz. İtalya'dan bu akşam çok önemli kişiler gelecek ve michelin yıldızlı restaurant'ta kore'nin en iyi yemeklerini yemek istediklerini söylediler. Sizden elinizden gelenin en iyisini yapmanızı istiyorum."

Seokjin , jungkook'a kinayeli bir bakış attı sanki en iyisini yapmıyorlarmış gibi. Seokjin gibi bir şef nasıl kötü yemek yapabilirdi ki? O her zaman en iyisiydi.

"Seolleongtang, bulgogi, dak-galbi, samgyeopsal, ganjang, jogae-gui, menümüz'de özellikle bunların olmasını istiyorum"

"Şef, tatlı olarak bingsu ve mochi yapıyorum eklemek istediğin bir şey var mı?" Diye sordu hoseok şef.

"Hayır, yeterli"

"Hadi başlayalım , kolay gelsin arkadaşlar"

"Evet şef"

Jimin, seokjin şefin yanına geçti ve beklemeye başladı. Kendi başına bir işe kalkışamazdı stajyerdi, görev için bekliyordu.

"Jimin, seolleongtang için kırmızı et deposundan kemikleri getirirmisin?"

"Evet şef"

Jimin kemikleri almak için et deposuna ilerledi. Kendini çok iyi hissediyordu stajının ikinci günün'de önemli kişilerin geleceğini ve kendisinin'de bir katkısı olacağı için sevinçliydi. Umuyordu ki gelecekte çok iyi bir şef olabilirdi.

Et deposun'da kemikleri ararken bir ses duydu ve sesin kaynağına adımladı. Jungkook etlerin etiketlerine bakıyordu. Hemen arkasına döndü ve kemikleri aramaya başladı. Jungkook şefle ne zaman yüz yüze gelse heyecan dalgası sarıyordu bedenini. İçinde ki bu hisse anlam veremiyordu neydi bu his ? Acil bir şekilde kurtulmasi gerekiyordu.

"Jimin, ne yapıyorsun burda?"

"A-ah ben kemikleri almak için gelmiştim şef"

"Arka tarafta gel birlikte alalım" ve o his yine başladı.

İkili arka tarafa doğru ilerledi , jungkook hangi hayvanın kemikleri olduğuna bakıyor ve inceliyordu. O sırada jimin ise jungkook'un elinde ki dövmelere bakıyordu. Jungkook, jimin'in eline baktığını elbet farketmişti bu yüzden kemikleri seçerken daha çok oyalanıyordu nedense bakması hoşuna gitmişti.

"Al bakalım" Jimin, junkook'un ellerine fazla dalmış olduğu için bir anda irkildi.

"Ş-şey ben teşekkür ederim şef" dedi ve kemikleri aldı.

"Hadi seokjin şefi bekletme işinin başına dön"

"Evet şef"

Jungkook giden jimin'in arkasından baktı güzel çocuktu jimin. Sarı saçları, dolgun dudakları, kıvrımlı vücudu cidden güzeldi. Ahh ne saçmalıyordu çocuğu kesiyordu resmen. Kendi malzemelerini aldı ve depodan çıktı. Tezgahın başına geçti etleri kesmeye başladı. Diğer şefler ne yapıyor diye bakarken gözleri jimin'e takıldı. Seokjin şefe kıkır kıkır gülüyordu ne güzeldi gülüşü insanın içini ısıtıyordu. Göz göze geldiler jungkook küçük bir tebessüm verdi ve jimin'den karşılığını aldı.

"Şef, baekhyun rahatsızlandı yardım etmesi için stajyerlerden birini alabilirmiyim?" dedi hoseok.

"Jimin'i al"

"Tamam şef"

Jimin, seokjin şef'le çalışırken çok eğleniyordu adam kendine aşıktı resmen. Anlattığı kadarıyla namjoon adında sevgilisi vardı kendisine aşık olduğu kadar ona da aşıktı. Çok mutlu olmuştu onlar adına.

wasabi / jikook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin