Odamızdan içeriye giren güneş ışıkları oldu bizi uyandıran. Herkes yerinde dönüp duruyordu. Saat beş falan olmalıydı. Neden insan pencereye perde takmaz ki?
Diğerlerini bilmiyorum ama ben gece düzgün uyuyamamıştım. Sürekli uyanıp durmuş, alışkın olmadığım tavanı izlemiştim. Göz altlarımın mosmor olduğundan emindim.
Diğerleri gibi yerimde kıpırdandım. Cama bir çözüm bulmalıydık.
Ezgi'nin sesini duydum. "Hanımlar, birisi bir fedakarlıkta bulunsun ve cama hırkasını falan assın."
Kimseden anlaşılır bir ses çıkmadı. Uyku sersemliği ile mırıldanmalar sadece.
Sağımdaki yataktaki haraketlenmeyi duydum. Ezgi yatağından kalkmış, cama doğru yürüyor olmalıydı. Bir süre sonra odaya dolan gün ışığı azaldı.
Ezgi'nin adımlarını işittim yakından. "Uyanınca teşekkür edersiniz fani köleler."
Onlar yine uykuya daldı birkaç dakika geçmeden. Bense karanlığı izledim. Uyku tutmuyordu arkadaş.
Oflanarak ayağa kalktım. Böyle bir arkadaş ortamı üniversite de ne güzel olurdu. Üniversite için şehir dışına gitmek isterdim hep. Gerçi annemin durumunu düşününce emin olamaz, kararımı üniversite sınavına kadar ertelerdim. Şimdi de yaptığım gibi. Yine de eğer yurtta kalırsam böyle bir ortamda kalmayı çok isterdim.
Bu düşünceler ile yatağımdan kalktım. Alt katta kızlar tuvaleti gördüğümden emindim. Odadan çıktım ve yavaş yavaş alt kata inmeye başladım. Ayak adımlarımın çıkardığı ses dışında herhangi bir ses yoktu. Merdivenlerin hemen yanında kalan tuvalete girdim.
Musluğu açtım ve yüzüme buz gibi suyu çarptım. Acaba daha ne kadar burada kalacaktık. Yok yani duş falan da yok sonra bitleniriz falan hiç gerek yok.
Kafamı kaldırdım etrafta peçete olup olmadığına bakındım ama aynadaki yansımam ile karşılaşmam duraksamama sebep oldu. Kafamın yukarısında bir gölge mi vardı bana mı öyle geliyordu? Kafamı kaldırıp yukarıya baktım. Yukarda bir şey yoktu. Bakışlarım yine aynayı buldu. Kafamdaydı yine.
NOLUYOR LAAAANN
Kocaman açılmış gözler ile tekrar tekrar kafama bakıp durdum. Aklımı kaçırmış olmalıyım diye düşündüm. Hayır, hayır saçmalama Berfin. Hastayım zaten. Ondandır. Evet. Delirmedim. Delirmek için çok gencim. Sadece bir göz yansıması. Sakin ol. Sakin ol.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölgelerin Beyaz Elçisi
Fantasy"Ve en son gölgeler doğdu. İnsanın ruhunu yansıtan, hiçbir zaman peşinizi bırakmayacak olan, saplantılı fakat bir o kadar da itaatkar olan gölgeler..." -10.01.2023