Önceki bölüm
Papilio, başını iki yana sallıyor ve sürekli cık cıklıyordu. Söyleyecek çok fazla lafı vardı ama burada konuşulacak meseleler değildi.
.
.
.
Saraya döndüğünde cidden odasına kapatılmıştı. Öğretmenler gelene kadar odası kilitli duracak, kapının önünde de iki nöbetçi olacaktı.Sheldon ise başka bir yere götürülmüştü. Onun durumu bilinmiyordu.
Alex, yatağına uzanmış boş boş tavana baktı. Kendisini neredeyse her şeyden soyutlamıştı. Fakat Papilio bir anlık sinirle Alex'e tokat attı.
-Kendine gel! Çok fazla hassassın. Oyuncak bebekler bile senden daha çok tepki gösterir.
-Salak gibi özür dilediğine inanamıyorum! Cidden aptalsın!
Alex, boş bir ifadeyle Papilio'ya baktı ve mırıldandı.
-Başka çarem yokmuş gibi hissettim.
Papilio, kızgınca diğer yanağa da vurdu ve bağırdı.
-Konuşmama hakkın vardı! Pekala, hiç intikam almak istemiyor musun? Herkes sana yavru bir köpekmiş gibi davranıyor. Kızmıyor musun?
Alex, yatağın diğeri tarafına döndü ve iyice gömüldü.
-Kızıyorum. Fakat bu halimle ne yapabilirim ki? Gücüm yetmiyorsa boyun eğmek zorundayım.
Papilio, hınzırca sırıttı. Elini salladı ve dört minik mum çıkarttı.
-Bu mumları kullanalım. Gücünü kontrol etmek ve daha fazla çıkartmaya çalışalım.
-Bu mum sensin. Diğerleri de en nefret ettiklerin olsun. Aklında canlandırmaya çalış.
-Bunları yakmaya çalışacaksın. Fakat sadece ucunu. Mumu eritmeyeceksin. Senin 4 elemente de yatkınlığın var ama hava daha güçlü. Onu sona bırakacağız.
Papilio, bu 1 aylık zamanı Alex'in güçlerini geliştirmek için kullanmayı planlıyordu. Alex, 4 elemente de (su-toprak-hava-ateş) yakınlığı vardı.
Yine de en güçlü olduğu iki element, hava ve topraktı. Tabi bahsetmese de ruhlara da yatkındı. Bu da kraliyet ailesinden bir koruyucu ruha sahip olmasının nedeniydi.
Alex, yatağından kalktı ve yere oturdu. Önünde 4 sade mum vardı. Sadece onları yakması gerekiyordu değil mi?
Gözlerini kıstı ve yandıklarını hayal etti ama bir kaç dakikalık bir bakışma sonrasında hiçbir şey olmadı. Bu sefer de aklında ateşi canlandırmaya çalıştı.
Defalarca kez denedi ve defalarca kez de başarısız oldu.
-Of, bu çok zor. Yapabilir miyim ki?
Papilio, başını iki yana salladı ve sert bir sesle azarladı.
-Sen konuşmayı ve yürümeyi bir kaç saatte mi öğrendin? Kolay olmayacak ama çalışırsan yaparsın. Duyguları hisset.
-Ateş, öfkeyi temsil eder. Dük Hector'un ateşler içerisinde yandığını hayal et.
O anda mumların hepsi alev aldı ve tamamen eritti. Alex'in öfkesi oldukça şiddetliydi. Öyle ki kendisini temsil eden mum da erimişti.
-İşte güç budur! Kontrol edemezsen kendini de yakarsın. Bir kez daha dene.
Alex, az çok anladığını hissetti. Bu sefer öfkesini kontrol etmeye çalıştı. Fakat her defasında tüm mumları eriyene kadar yaktı.
Papilio söylemese de bu mumlar ruhlar dünyasından geliyordu. Kolayca yanıp da eriyen cinsten değildi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ÇEKİLMESİ (BL)
Historical FictionRuh çekilmesi Bazen insan o kadar üzülür ki ruhunun çekildiğini hisseder. Başı geriye ya da öne düşer ve bayılacak gibi olur. Fakat bu sadece kalp kırıklığı ve hüzündür.. Öldürmez ama çok acıtır. Haksızlığa uğradığında özür dileyen sen isen... İçten...