12.Bölüm

269 48 60
                                    

Önceki bölüm

İlk başta 3 cm civarıydı. Hızla 5 cm'e ve oradan da 8 cm'e kadar uzadı. Ne yazık ki ancak bu kadardı. Yine de bu, onun daha da güçlendiğinin göstergesiydi.
.
.
.
.
.
Alex, yavaşça gözlerini açtı. İlk başta net göremedi. Fakat bir kaç kez kırpıştırınca görüntü netleşmişti.

Çatısı kırık, yarı yarıya temiz az eşyalı bir evdeydi. Bir kaç toz görülebiliyordu. Eşyaların da yarısı kırıktı. Yıllar önce terk edilmiş de bir başkası idareten kullanıyormuş gibiydi.

-Her şey bir rüya mıydı?!

-Ben...

Alex'in gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Demek ki cariye olarak gittiği ve yaşadığı onca olayın hepsi bir rüyaydı.

Hık..hüü..ühü...hık...

-Ağlamasana Alex! Neden şimdi ağlıyorsun?

Alex, başını sağa çevirdiği anda omzuna konmuş olan 8 cm'lik Papilio'yu görünce kısa bir şok yaşadı. Daha sonra etrafı daha dikkatli incelediğinde, burasının geçmişte kaldığı odası olmadığını anlamıştı.

-Neredeyim ben? Bekle..sen biraz büyüdün mü yoksa bana mı öyle geliyor?

Alex, hızla gözlerinden akan yaşları sildi ve Papilio'ya daha dikkatli baktı.

-Evet, senin gücünün bir kısmı daha uyandı. Şu anda da bir dilencinin evindeyiz. Malum taşıyamayacağım kadar ağırsın sen!

-Yani bana, beni buraya bir dilencinin mi taşıdığını söylüyorsun? Ya bana kötü bir şey yapsaydı? Neden durdurmadın?

Papilio, tek kaşını kaldırdı ve dik dik baktı.

-Cidden safsın. Kötü bir şey yapacak olsaydı buraya getirmezdi. Üstelik kimse ailenden daha korkunç olamaz.

Alex, başını yavaşça salladı. O anda kapı açıldı ve 14-15 yaşlarında bir çocuk içeri girdi.

Ense hizasında koyu kahve saçları ve koyu kahve gözleri vardı. Çok solgun ve hastalıklı sarımsı bir cilde sahipti. Gözlerinin altı kararmıştı. Dudakları renksizdi. Ayrıca oldukça da zayıftı.

-Demek uyandın. Ben Sheldon. Sen kimsin? Neden ara sokakta baygın yatıyordun?

Alex, baştan sona Sheldon'u inceledikten sonra sesini düzeltti ve konuştu.

-Ben Alex Varius Hector. Beni buraya kadar taşıdığın için teşekkürler. Ben sadece...dışarı çıkmıştım.

Sheldon, boş bir ifadeyle Alex'e baktı.

-Hıhı..evet sadece dışarı çıkmıştın. O yüzden uzun aristokrat ismin var ve üstün parçalanmış, kanlar içerisindesin ve iğrenç derecede pahalı alkol kokuyorsun.

Alex'in ağzı açık kalmıştı. Sheldon haklıydı. Hiçbir şey diyememişti.

-Sana ne oldu?

Alex, bir anlığına bir şeyler söyleyip söylememekte kaldı. En sonunda yavaşça anlatmaya başladı.

-Katıldığım Balo'da karışıklık çıkarttım ve kaçtım.

-Sarayda ki bahar balosu mu? Oha! Sen fena soylusun. Seni geri götürsem ne kadar kazanırım? Heheheh..

Alex, gözucuyla Papilio'ya baktı. Resmen gözleri "bu mu iyi insan?" der gibiydi.

-Hiç para alamazsın. Beni kimse sevmiyor ve umursamıyor.

Sheldon, tuhaf bir şekilde güldü.

-Pfftt...bu çok komik. Bence seni umursuyorlardır. Baksana sana harika elbiseler giydirmişler. Altın takılar takmışlar ve baloya getirmişler.

RUH ÇEKİLMESİ (BL)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin