ertesi gün 09:42
hyunjin - jungkook
jungkook:
hyunjin
nerdesin
hyunjin:
bodrumdayım
yanımda korumalar var merak etme
güvenlik önlemlerini de arttırdım zaten
hala ağlamıyorsun değil mi?
jungkook:
ya hyunjin
çok korkuyorum
öldürücek beni kesin
hyunjin:
hayır hayır böyle düşünme
bak ben varım
aşağı merdivenlerden gel
jungkook:
tamam
hyunjin:
taehyung'un diğer ev ve arabalarından haberi var mı?
jungkook:
hayır yok
hyunjin:
tamam
söylediğim şeyleri giyidin mi
jungkook:
evet
hyunjin:
merdivenlerden bodruma gel
jungkook:
hyunjin
ya beni öldürürse
hyunjin:
jungkook konuştuk bunları
ne kadar psikopat olsada seni öldürmez
sana takıntılı olduğu kadar aşık
jungkook:
ama ben
sete gidemem
sen yukarı gel lütfen
korkuyorum
hyunjin:
dün ona bugün setin olmadığını söyledik
sete gelmez, gelirsede hallederim ben
jungkook:
o yüzden değil
hyunjin:
noldu başka?
jungkook:
boynum çok acıyor
ellemeyi geç biraz oynatsam bile her yerimi acı kaplıyor
hyunjin:
doktor ilgilenmedi mi?
jungkook:
ilgilendi ama yanık olduğu için bir anda geçmez dedi, bir de fazla ısıtmış
hyunjin:
hm
bekle bir dakika
çevrimdışı
——
olabilecek her şeye karşı bodrum katta bir de doktor vardı. dışarı çıkarken tüm güvenlik önlemlerini almak zorundalardı.
aslında hyunjin, olayları duyduğu an polise gitmek istedi fakat jungkook'un ağlarken gitmemesi için ettiği ısrar onu durdurdu.
doktora bir soru yöneltti hyunjin.
"yanığı haraket ettirdiğinde bile acır bir durumda mı?"
doktor şaşırmıştı.
"ne? yanığı çoktan geçmişti."
——
hyunjin - jungkook
hyunjin:
bana neden yalan söylüyorsun?
jungkook:
ne yalanı
hyunjin:
doktorla konuştum ve yanığının geçtiğini söyledi
jungkook:
şey
sadece korkuyorum o yüzden
hyunjin:
hm
tamam ben yukarı çıkıyorum şimdi
jungkook:
peki
———
"şu yanığına bir bakabilir miyim jeon?"
jungkook, oturdukları yatakta bakmaması için geriye doğru gidiyordu. aynı zamanda eliyle boğazlı kazağının boğaz yerini tutuyordu.
"sadece bakacağım. dur bir yerinde!"
en sonunda jungkook'un kaçacak yeri kalmamıştı. eliyle kapatıyordu. hyunjin'se ani bir şekilde göğüsünün üst kısımı görünebilecek kadar kazağı çekmişti.
ve o yazan yazıyı gördü.
KTH
hala kazağı elinden bırakamamış yazıya odaklanıp şok olmuş hyunjin'in yanında, jungkook kazağı normal haline getirdi. bir yandanda ağlıyordu.
"hyunjin.."
hyunjin yataktan kalktı ve bağırmaya başladı.
"bana nasıl söylemezsin?! nasıl söylemezsin jeon!?"
jungkook ağlıyordu. sevdiği adamın yaptıklarının hiç normal olmadığının farkındaydı. ama seviyordu işte. tam bir aptal gibi.
"ben polise gidiyorum."
tam kapıya doğru giderken, jungkook ani bir şekilde yataktan kalktı, hyunjin'i engelledi.
"hayır hyunjin hayır.."
o ağlarken istemediği bir şeyi kimse yapamazdı. o yüzden hyunjin dolu gözleriyle onu kollarının arasına alıp saçlarını okşadı.
"geçecek jeongguk."
tam o sırada yatağın üzerinde duran jeon'un telefonuna bir bildirim sesi geldi.
————
hikayeyi bırakıcam diyenler olmuş😞
intikam alacağım zaten arkadaşlar ya ama siz niye beni üzdünüz ki😞😞😞
NEYSE ŞEYDA ELENSİN ARTIK BE ÜF
VIRVIRVIR KONUŞUYOR HER GELENE YÜRÜYOR SİNİRİMİ BOZDU
bi de ben artık aytol aysed bi de tolsedciyim tek aytol değil
HANİ DEMİŞTİM YA AYTOL SMUT YAZICAM DİYE
AYSEDTOL SMUT YAZICAM ÜÇLÜ OLSUN 😱😱🔥🔥🔥
ŞİMDİ OKUDUĞUN
obsession -tk
Fanfictiondünyaca ünlü şarkıcı Jeon Jungkook, ona takıntılı fanı olan Kim Taehyung'u farkeder. -taekook // yoonmin texting + düz yazı
