6. Bölüm: ACI

33.8K 1.6K 474
                                        

6. Bölüm: ACI

Lütfen oy verip beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayınız.

Şarkı: Servet Tunç: Dilem Yâre.

Keyifli okumalar!!!

Etraf oldukça kasvetliydi. Geceye sessizlik hakkim ediyordu. Herkes çoktan odalarına çekilmişlerdi.
Ben ve Leyla Dilan, dışında. Dilan kızıyla yukarıdaki katta şömineli büyük odada otururken ben ve Leyla mutfakta atıştırmalık bir şeyler hazırlamıştık kendimiz için.

Hazırladığımız abur cuburları tepsilere yerleştirip mutfaktan çıktık. Leyla, önümde ben ise arkasındaydım.

Elimizde ki ağır tepsilerle üç kat çıkmak bizi yormuş olsada nihayetinde söylene söylene çıkabilmiştik. En çok Leyla, veryansın etmişti, dal gibiydi, yürürken sallanıyordu resmen, rüzgarlı havada dışarıda olsa uçar gider. Ben ise dalın yanındaki kütük oluyordum.

Evel Allah oturduğum yere popomun izini çakardım.

Ama çokta kilolu değildim orantılı, sexsi hatlı bir fiziğe sahiptim.

Yani kısacası Leyla, hamsiyse ben palamut oluyordum ama asla bir balina değildim!

Koridorda ilerlerken Mir Bedirhan'ın çalışma ve iki günlük evliliğimiz boyunca kaldığı odalarında önünden geçmek zorunda kalmıştım. Kalbime iğneleri saplana saplana, her an o odalardan çıkıcakmış gibi hissediyordum. Ben bu evde onun hayalettinden kaçıyordum. Elimden geldikçe bu katta çıkmamaya bilhassa özen göstersemde, artık bende bu katta kalıyordum.

Yüreğim azapların en acısına tabi tutulmuştu. 'Kimsesizlik' evet, benim en büyük korkumdu, en büyük azabımdı kimsesizlik. Kocaman konağın içi insanlarla doluydu, fakat ben ise bunca inanın içinde kendimi kimsesiz kalmış gibi hissediyordum.

Kimsesiz ve yapayalnız.

Uçsuz bucaksız bir bahçede, tek başına ayakta kalmaya çalışan zayıf bir gelincik çiçeği gibiydim ben.

Konak öyle bir büyüklükteydiki bilmeyen içinde kaybolması imkan dahilindeydi. Anlayamıyordum bu kocaman konak bana nasıl dar geliyordu ve ben içine nasıl sığamıyordum. Aslında Mir Bedirhan, gittiğinden beri hiç bir yere sığamıyordum. Her yer öyle boş ve sesiz ve anlamsızdıki aklımı yetirecek raddeye gelmiştim.

Oysaki ben Mir Bedirhan'a kavuştuğumu sanarken kaybetiğimle yüzleşmiştim, hiç beklemediğim bir anda. O buradayken yanımda değildi ama varlığı bile ruhuma güç veriyordu. Şimdi ruhum bile bedenimi terk etmiş , karanlığa hap solmuştu.

Odanın önüne geldiğimizde Leyla, elindekiler yüzünden kapıyı açamayınca ben elimdeki tepsiyi holdeki küçük konsolun boş kısmına yerleştirerek kapıyı açtım. Leyla içeri geçtiğinde, bende konsolun üzerine koyduklarımı alarak odaya geçtim. Arkamdan kapıyı kapattım. Malum havalar epey soğuktu ve içeride küçük bir bebek vardı.

"Bir an yatmaya gittiniz sandım," dedi Dilan hayıflanır gibi. "Eliniz bu kadar ağırsa abilerime yazık, acıdım şimdi onlara."

Kalbimdeki TutsakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin