27.Bölüm

40.8K 1.7K 251
                                        

Merhaba,
ben biraz buralardayım sınav haftam gelene kadar. Her hikayeme olabildiğince yazmaya çalışacağım.
Desteklerinizi bekliyorum.
iyi okumalar 🤍

İşten başımızı kaşımaya vaktimin olmadığı bir gün geçirirken , eğilip fotoğraf çektiğim an kendimi oturur pozisyonda bulmuştum. Bu hareketime ekipten gülme sesi geldiğinde başımı iki yana sallayıp gülmelerine ortak oldum.

"Bu kız yaşlanmış artık." dediğimde cık cıklayan sesler eklenmişti. "Parmağım böyle kaldı galiba ya." dediğimde sağ elimi havaya kaldırıp bükülü duran işaret parmağımı göstermiştim.

"Son bir kaç saat daha." diyen Arif abiye gülerek göz devirmiş ve yerimden kalkmıştım.

"Abi alıştıra alıştıra söyle şu saatleri." dediğimde sırtıma bir kaç kere yavaşça vurup gitmişti. Manken'in hazırlığı bittiğinde isyanıma ara verip işime döndüm. Üzerine her giydiğini o kadar iyi taşıması her seferinde 'maşallah' demeye mecbur bırakıyordu beni.

Pozların ardı arkası kesilmezken şekilden şekile giren kesinlikle sadece mankenler değildi. Eğilip bükülen bir çok insan vardı ve başı biz çekiyorduk maalesef ki. Bir kaç kare daha yakaladıktan sonra onayladığım da farklı bi mankene geçecektik. Arka cebime koyduğum telefondan ses yükseldiğinde boşluktan faydalanıp baktım.

Kağan arıyor...

Gülümsememe sebep olan isimi gördüğümde açıp , omuzum ve kulağım arkasına sıkıştırdım.

"Efendim" diğer yandan da kamera da son pozlara bakıyordum.

"Napıyorsun güzelim?"

"Çekimdeyim sen napıyorsun?" dediğimde arka taraftan gelen telsiz sesleri açıkça bir cevaptı aslında.

"Meşgul etmeyim ben o zaman. Bu akşam biraz iş güç var o yüzden bi sesini duymak istemiştim." dediğindeyse operasyona gideceğini anlamıştım tabii ki. İçime bir hüzün çöktüğünde gülümsemem de hafiften bi sönmüştü.

"Günlerce sürmüyor değil mi senin işlerin?" cümleme karşı gelen kahkahası benide gülümsetirken diğer yandan elimle işaret ederek mankene poz verdirmeye çalışıyordum.

"Çok nadir. Sorun olur mu?" dediğinde beklemeden "Hayır." cevabını vermiştim. Kamerayı Fidan'a verdiğimde yerime geçmiş bende kenara köşeye kaçmıştım. Minik bir nefes verdim.

"Dikkat et kendine olur mu?"

"Ederim." dedi.

"İşin bitincede bana mesaj at ya da ara , saat fark etmez. Zaten gece çalışıyor olurum ben.Merak ederim." ayağımı yerlere sürtüyordum konuşurken.

"Haber veririm ama endişelenmene gerek olan bir durum yok. Büyütme kafanda her zaman ki işler.Sende kendine dikkat et çok tuttum seni."

"Kamerayı başkasının eline tutuşturup kaçtım problem yok şu an." dediğimde gülmüştüm. Sesim ona gitmişti.

"İşten kaytarıyorsun yani? Yakıştıramadım." kınar gibi konuşsada hoşuna gitmişti.

"Soran olursa polis sorguya çekti derim." dediğimde gülen taraf o olmuştu. " Çok işime gelen bi mesleğin var ya. Buluşmak istemediğim biriyle aynı ortamdaysam felan gel beni tutukla mesela. Ya da ara de ki , acil sorguya gelmelisiniz. Beğendim şu an iyice."

Cam Sileceği Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin