5

3.3K 222 213
                                    

Çok güzeldi... yemin ederim Taehyung çok güzeldi...

Çimenlerin arasında çömelmiş bir şey arıyor gibiydi.

Çimenlerin arasında çömelmiş bir şey arıyor gibiydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Pintten sslemiştim. Birisinin ise özür dilerim aldığım için. Kullanıcı gozukmuyordu)
(taenin saçı farklı. İlk bölümdeki 2. Foto gibi düşünün lütfen. (Kapaktaki değil) )
(Ayrıca boy farkı da o fotodaki gibi ve taenin bölüm boyunca kooka oyle baktığını hayal eder misiniz?)

Yanına gittiğimde beni fark etmemişti.

Taehyung çok tatlıydı... bir bebekten daha tatlıydı. Bir şekerden daha tatlıydı..

Taehyung'u çok seviyordum ama kimse buna inanmıyordu. Onu o günden, bana havlumu getirdiği günden beri seviyordum...

O an tutulmuştum Taehyung'a. O an koşmuştum peşinden.

Ve yemin ederim, Hoseok'a anlattıklarımın hepsi doğruydu... hepsi...

Kabarık dalgalı koyu saçları çok güzeldi..

Minik ama kocaman gözleri bana çipil çipil bakarken ben sakin kalamıyordum...

Parlak pembe dudaklarına yapışmamak için cidden çok zor duruyordum ve bir gün bu sabrım kalmayacaktı, eminim.

Hâlâ yerdeydi. Çimenler arasında çömelmiş, bir eli dizinin üzerindeyken bir şey arıyordu çimenler arasında...

Önüne geçtiğimde kafasını kaldırıp bana bakmıştı.

Siktir gözleri... kıpkızarık ve doluydu.

Hızla kalktığında elinin tersi ile gözlerini silmiş ve sonra bana bakmıştı yine.

"N-ne i-istiyorsun? Y-yine mi i-itmeye g-geldin b-beni?"

"Taehyung, ben özür dilerim."

Bana şaşkınca baktığında şu anda etrafımızda oluşan 3 - 4 kişilik kalabalık, sikimde bile değildi.

Benim için tek önemli olan Taehyung, ve onun ağlamamasıydı.

"N-neden özür diliyorsun?"

"Seni ittirdim. İsteyerek ittirmemiştim. Ciddiyim. Çok sinirliydim ve bana durmadan iyi misin diye sordun güzelim, biraz sana patladım gibi oldu. Çok özür dilerim, gerçekten kendimde değildim. Güzelim, beni affedebilir misin?"

Taehyung usulca kafasını sallamıştı. Ama hâlâ ağlıyordu ve yere bakıyordu.

Galiba etrafımızdaki insanlar onu biraz germişti...

"Neden ondan özür diliyorsun ki Jungkook! Bebek gibi zaten! Bebekler anca ağlar değil mi?!"

Ortadaki konuşup güldüğünde diğerleri de ona eşlik ederek gülmüşlerdi.

Pekala, bunu yapmayacaklardı.

Derken Taehyung tekrar yere çömelmiş ve dizlerine dayadığı kollarına çenesini aslında burnunu dayayarak hıçkırmıştı, bir yandan ise ileri geri sallanıyordu...

"Bebek!"

Yavaşça ortadaki konuşana dönmüştüm.

"Tekrar söylesene."

"Bebek-"

Ağzının ortasına yapıştırdığım tekme ile burnu kırılmış ve geriye düşmüştü. Diğer 3 ü kaçtığında herde yatan piçe ilerledim.

"Taehyung'a bir daha bebek derseniz sizi bu okulda bez ile ağlatırım. Siktir git şimdi!"

Emekleyerek gittiğinde bebeğime bebek diyen bebeğe baktım. Piçin de piçiydi.

Hâlâ yerde çömelip sallanan bedene ilerleyip önünde onun gibi çömeldim.

Bana bakmış ve geri gömmüştü yüzünü koluna.

Onu kendime çekip sıkıca sarılmıştım. Yüzünü boynuma gömmüş ve ağlamaya devam etmişti.

"H-hyung b-ben b-bebek d-değilim."

"Şşhh değilsin güzelim. Sen bebek falan değilsin. Sadece çok güzelsin o kadar."

"H-hyung? B-beni n-neden sevmiyorsun?"

Yutkunmuştum.

Cidden böyle mi düşünüyordu?

"Taehyung ben za-"

"S-sorun d-değil Hyung. Merak etme. S-seni r-rahat bırakacağım. B-bugün için teşekkür ederim."

Hiçbir şey diyemeden benden ayrılmış ve gitmişti...

Ben ise kocaman bahçede öylece çömeliyordum... öylece çömeliyor ve yerdeki 4 yapraklı yoncaya bakıyordum...

Hayır... ben hiç şanslı değildim..

MİNT ŞEKERİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin