1 hafta sonra
2 aşık olarak devam ediyorduk hayatımıza. Ben ona çok aşıktım, o da bana.
Tabii bu sabah herşeyin değişeceğini kim ne bilebilirdi ki
Sabah telefonumun 5. çalışıyla uyandım. Annem arıyordu, aramakta ısrarlı gibiydi. Uykulu uykulu telefonu kulağıma götürdüm.
"Bu kadar fazla aramanın amacı ne"
"Kızım, baban yanımda..."
"Ne? "
Hemen doğruldum.
"Oraya geliyoruz..."
"Anne sen ne diyorsun?!"
"Babanın niyeti kötü değil, yanımızda ise bir tane çocuk var senin yaşlarında"
"Anne o adam bizi öldürmeye çalıştı!Anne? "
Telefonu kapatmıştı. Ben ne yapacaktım ya KAHRETSİN
Kalktım ve üstümü başımı değiştirdim. Evden gidecektim.
kapya doğru yöneldim. Kapıyı hızlıca açtığımda karşımda babamı gördüm. Gülümsedi ve elini saçıma götürdü
"İyileştin mi bakalım"
Hemen geri çekildim. Yanında annem vardı. Ve sol yanında da..
HAYIR BARTIN VARDI
"Bartın.."
Üstünde ise takım elbise vardı. Babam bana bir poşet uzattı.
"Al ve giyin"
"Bu ne?.." Dedim kekeleyerek
"Gelinlik"
"Ne ne gelinliği sen.. ne diyorsun"
"Bartın bey ile evleniyorsun, annende giyinmene yardım etsin"
"Saçmalama ben..evlenemem"
"Eğer bir kelime daha edersen annenide seni de öldürürüm. Kapı da bekliyoruz"
Annem içeri girdi ve kapıyı kapattı
"Anne"
Dedim yalvaran gözlerle ağlayarak.
"Özür dilerim meleğim"
Odama gittik
"Anne Savaşa söylemeliyim"
"Olmaz kızım"
"Tuvalete gidip geliyorum"
Hemen tuvalete gittim ve telefonumu çıkardım. Hızla Savaşı aramaya başladım.
"Efendim bebeğim"
"Savaş, ben evleniyorum..."
Bir kaç saniye sessizlik oldu
"NİDA NE DİYORSUN SEN"
"Babam geldi beni zorla Bartın ile evlendirecek"
"Bartın mı"
"Kapatmam lazım"
Ağlayarak kapattım telefonu. Yüzümü yıkadım ve tuvaletten çıktım. Gelinliği giyindim ve annem bana hafif bir makyaj yaptı. Saçımı ise taradı. Dış kapıyı açtık ve Bartın beni gözleriyle resmen taciz etti.
"Çok güzel olmuşsun"
dedi gülümseyerek.
"Nida seni götürdüğüm evi hatırlıyor musun? düğününüz orada olacak. Hadi gidelim"
babamın büyük ve lüks arabasına Bartın ile ben bindim. Babam ve annem diğer arabadaydı. Sadece Bartın, şöför ve ben vardım.
"Çok hoş görünüyorsun"
Elini bacağıma götürdü.
"ELİNİ ÇEK"
Elini yavaşça çekti ve bana yaklaştı. Ağlamak üzereydim. Savaş beni yüz kere aramıştı ve aramakta haklıydı.
Gelmiştik. Arabadan hızlıca indik. Ve malikaneye girdik. Herşey hazırdı nikah memuru bile. Sandalyelere oturduk. Nikah memuru hemen konuşmaya başladı. Anneme baktığımda ağlıyordu.
"Siz Bartın Arıcı. Nida Kaplanı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz? "
"Evet"
Dedi hiç beklemeden. Sıra bana gelmişti.
"Siz Nida Kaplan, Bartın Arıcıyı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz? "
Birden ağlamaya başladım. O sırada bir ses duydum. Tanıdık bir sesdi.
"Bir dakika lütfen! "
Bu Çağlaydı.
"Ben şahitlik için geldim Nidanın arkadaşıyım. Ama gelin ağlarken düğün olmaz. Onu tuvalete götürüp geleceğim!"
Kolumdan hafifçe tuttu
"Hemen geleceğiz"
"Sadece 5 dakika"
dedi babam sinirle ve tuvaleti tarif etti. Biraz yürüdükten sonra durduk. Tuvalete gireceğimiz sırada yön değiştirdik.
"Nereye gidiyoruz" dedim şaşkınlıkla ve bir yerden hızlı adımlarla dışarı çıktık. Yola fırlayıp bir arabaya bindik. Şöför koltuğunda biri vardı ama göremiyordum.
"Nereye gittiğimizi söyleyecek misin artık"
"Gelin kaçırıyoruz" Dedi şöfor koltuğunda ki adam.
"Savaş..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İddia
ChickLitSavaş, arkadaşı ile iddiaya girer. eğer Savaş, Nida ile 1 hafta içinde sevgili olabilirse 10.000 lira alacaktı. Fakat Savaş Nidadan etkilenmeye başlar...
