1 hafta sonra
Jimin ve Hoseok ile konuşmamızın üzerinden bir hafta geçti. O günden beri hiçbirimiz ne aradık ne de mesaj attık ne de görüştük. O gece gördüğüm anıdan sonra kendimi fazlasıyla suçlu hissediyorum. Belki de sinirlenmeyip arabayı düzgün kullansaydım ikimizde hafızamızı kaybetmeyecektik ve bir şekilde konuşup birlikte olmaya devam edebilirdik. Kendime hakim olamayıp sinirlendim ve ikimize de zarar verdim.
Şuan ikimizde birbirini tanıyan iki yabancıydık.
Bu yüzden Hoseok ile görüşsem bile aklıma hep o an gelecek ve kendimi suçlu hissetmeye devam edeceğim. Tabii ne kadar kaçabilirim bilmiyorum. Kaçabileceğimi de sanmıyorum. Şimdiden özlemiştim bile.
Telefonuma gelen bildirim ile telefonu elime aldım. Belki de Hoseok'un yazdığı umuduyla ama o değildi. Taehyung mesaj atmıştı.
Taetae
Hyungg nasılsın?
Yoongi hyungum
İyiyim taetae
Sen nasılsın?
Taetae
İyiyim hyung ta bir şey sorucaktım.
Bugün buluşup şu söz verdiğin sinemaya mı gitsek?
Yoongi hyungum
Çok isterdim tae ama şuan dışarı çıkmak istemiyorum
Taetae
Ama hyung söz verdin gelmezsen valla küserim 🥺
Hem arkadaşınla tanıştıracaktın hanii
Yoongi hyungum
Tamam Tae nerde buluşucaz?
Taetae
Sinemanın önünde olur
Yoongi hyungum
Tamam görüşürüz
Telefonumu bıraktım ve hazırlanmak için odama gideceğim sırada Jimin'de haber vermem gerektiği geldi aklıma. Telefonumu alıp Jimin'e mesaj attım
Anında görmüştü sanki mesaj atmamı bekliyor gibiydi. Hemen onaylandıktan sonra hazırlanmaya gittim. Hoseok'u çağırmadım çünkü eminim ki Jimin çağıracaktı. Üzerime kıyafetlerimi geçirip evden çıktım. Arabayla avm'ye geldim ve sinema bölümüne doğru ilerledim. Taehyung oturmuş filmlere bakıyordu. Yanına doğru ilerledim.
"Hyunnggg"
Beni gördüğü an ayağa kalkıp kollarını açarak yanıma geldi ve sarıldı. Gülümseyip karşılık verdim.
"Sanki aylardır görüşmüyoruz gibi hissettim hyung. Özlemişim seni. Sende özledin mi beni"
"Evet Tae özledim seni"
Kare gülüşünü sunup kolumdan çekip filmlere bakmaya başladı. Bu sırada ismimin seslenilmesi ile kafamı sesin geldiği yere çevirdim. Jimin koşarak yanıma geliyordu. Deli çocuk.
Hızlıca yanımıza gelip bana sarıldığında Taehyung geri çekilip ikimizi izledi. Jimin'de ayrılıp arkasına baktığımda gelen Hoseok'u görmem ile sevinmiştim ama bunu belli etmemiştim. Yani belli etmediğimi düşünüyordum. Gözlerimi Hoseok'tan çekip Taehyung ve Jimin'i tanıştırdım.
"Taehyung bu benim lise arkadaşım Jimin, Jimin bu da iş yerinden arkadaşım Taehyung"
İkiside çekingen şekilde selamlaştıktan sonra yavaş yavaş sohbet etmeye başladılar. Hatta bizi unutup birlikte film seçiyorlardı. Hoseok'a baktığımda Jimin ve Taehyung'u izliyordu. Gözlerimiz buluştuğunda kafamı başka yere çevirdim. Jimin ve Taehyung filmi seçmiş paralarını ödüyorlardı. Onlar bilet parasını öderken patlamış mısır yerine doğru ilerledim. İki kova patlamış mısır alıp onları beklemeye başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Young And Beatiful | Sope
FanfictionGenç ve yakışıklı olmadığım zaman beni sevecek misin? Acı çeken ruhumdan başka hiçbir şeyim kalmadığında beni sevecek misin?
