Divine pow-
Wooyoung uyandığında bugünün diğer günlerden farklı olacağını düşünüyordu. Çünkü San on üç yaşına gelmiş -insan yaşına göre- ergenliğe girmişti. Wooyoung ise babası olarak ona bu dönem hakkında bir kaç bilgi vermeyi planlıyordu.
Tabi ki Seonghwa'da üstlenebilirdi bu görevi fakat onun bu konuda pek hevesli olduğunu söyleyemezdi Wooyoung. Seonghwa hep utangaç bir çocuk olmuştu ama bazı zamanlar geliyordu ki... Wooyoung'ın yine aklı kaymaya başlamıştı, bir kaza çıkmadan yataktan kalkmalıydı.
Her zamanki gibi Seonghwa ve kendisinin arasında uyuyan küçük kediye baktı. Kuyruğunu okşarken küçük mırıltılar kazandığında poposuna bir iki kere hafifçe vurdu. San mızmızlanıp Seonghwa'nın göğüsüne yattığında Wooyoung hafifçe doğrulup önce küçük bebeğinin kulaklarının arasına sonra koca bebeğinin alnına bir öpücük bırakıp nihayet yataktan kalktı.
***Seonghwa artık sabahları uyandığında üzerinde oluşan ağırlığa alışmıştı. Ama bu sefer daha farklıydı sanki. Yüzünde hissettiği parmaklar tamamen uyanmasını sağlarken gözlerini açmamak için direniyordu kendisine.
Kulağında hissettiği sıcak nefes ve San'ın "Hyung~" diye en tatlı sesiyle mırıldanması kendinden geçmesini sağlarken San'ın dudaklarını kulağının altından başlayarak boynunda ve yüzünün her bölümünde tur attırması Seonghwa'yı deliye döndürmüştü.
Ellerini yavaşça kaldırıp üzerindeki bedeni tutacaktı Seonghwa, ama düşündüğü gibi olmadı, ellerini yukarı çıkardığı anda San'ın kalçalarını tuttu. Seonghwa anlamayarak gözlerini açtığında kedisinin üzerinde yattığını değilde oturduğunu gördü.
San beklemediği temas yüzünden utanarak başını büyük olanın boynuna gömdü. Seonghwa ise yanlış bir şey olmadığını belirtmek için ellerini yavaşça melezin beline çıkarmış, bir eliyle sarılırken diğer eliyle de okşamıştı küçüğünün bel oyuntusunu.
San boğuk çıkan sesiyle isteksizce sordu "Kalkayım mı?" Seonghwa küçüğüne gülüp kendini yatakta geri çekti. Sırtını yatak başlığına yasladığında küçüğünü boynundan çekip yüzüne bakmasını sağladı.
"Benim güzelim büyümüş mü?"
San önce hyungunun dediğini çok yanlış anlamıştı. Bahsettiği şeyi düşünürken yanakları daha fazla kızarmış, utanmaya devam ediyordu."Bu-bu normal değil mi?" San kekeleyerek konuştuğunda Seonghwa onun ne kadar utandığını ve aslında söylediği şeyi ne kadar yanlış anladığını görmüştü.
"Normal bebeğim... benden yada Wooyoung'dan etkilenmen çok normal. Ve aslında... hm! Biliyorsun... yetişkin olabilmen için sahibinle-"
San büyüğünün zorlandığını biliyordu bu yüzden bir elini yanağına koyarak baş parmağını dudaklarının üzerine yerleştirdi. "Zorlanma hyungie~ biliyorum her şeyi... ve şey aslında biraz korkuyorum"
Seonghwa melezi kucağına daha çok çekerken yanağındaki elini indirip diğer eliyle ikisinide birlikte tuttu. "Neden korkuyorsun bebeğim? Biz yanındayız biliyorsun değil mi? Anlat bana bebeğim"
San yavaşça gözlerini doldururken bunun şuan konuştukları konunun utancından mı yoksa hyungunun bu kadar üzerine düşerek endişe etmesinden dolayı mıydı bilmiyordu ama şuan tek yapabildiği başını Seonghwa'nın göğüsüne gömüp burnunu çekmekti. Büyük olan güven vermek istercesine okşadı kedinin saçlarını. San sonunda konuşmaya karar verdiğinde Seonghwa'nın yüzüne bakamıyordu, diğeri de zorlamadı zaten.
"Siz... ikinizde benim babamsınız. İkinizde bana sahipsiniz, benim sahibimsiniz. Biliyorum, her şeyi anlıyorum. Ama ben ikinizin arasında seçim yapmak istemiyorum. Eğer seninle bir ilişkiye girersem Woo hyung üzülür, eğer onu seçersem sen üzülürsün. Sadece erişkin olabilmek için ikinizden biriyle bir ilişki yaşarsam sizi kullanmış olacağım... beni anlıyorsun değil mi hyung? Ben ikinizide istiyorum. Ben yine üç kişilik musmutlu bir aile olalım istiyorum. Eğer bu ilişki olayı bizi bozacaksa ben her zaman böyle kala-"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Cat Boy [WOOSANHWA]
Fanfiction@Younghee98 Erkek arkadaşımın kardeşi için aldığımız kedi, renkli hayatımıza yeni bir renk katmıştı. 🥇Sanhwa