8

382 26 12
                                        

Yazardan not: Zaman zarflarına çok takılmayın süre fazla da ilerleyebilir yavaşta. Cok fazla zaman zarfı kullanmak istemiyorum sadece önemli yerlerde belirteceğim. Bir de kız arkadaşımla ilgili provlemlerden dolayı bölüm gec geldi. Diger bölüm yarin gelecek





Elimi çekmek istiyordum ama çekemiyordum. Kendimi dizginlediğimde derin nefes aldım ve ona baktım.

Kafasının yanında bir defter vardı. Bu defteri hiç farketmemiştim. Günlük gibi duruyordu ama eminde değildim. Defterden dışarı sarkmış bir parça kağıt vardı. Hatta iki tane vardı.

Normalde meraklı bir insan değildim ama Freen çok gizemli davrandığı için bu meraklı halim ortaya çıkmıştı. Kararsız şekilde deftere bakarken içindeki iki kağıdı sessizce çekip tek elimle çantama attım.

Aşırı gerilmiştim bu yüzden nefesimi kontrol etmeye çalışıyordum. Normalde böyle biri değildim. Özel hayatın gizliliğine saygı duymaya özen gösterirdim ama konu freen olunca kendimi engelleyemiyordum.

Yavaşça kıpırdandığında hafifçe arkaya doğruldu. Büyük ihtimalle boynu ağrıyordu. Kendine geldiğinde eetrafa bir göz gezdirdi en sonunda gözleri benimle buluştu.

"Ne kadar süredir uyuyorum?"

"1 saat oluyor sanırım"

Uyuşmuş elimi ovalıyordum. O sırada bunu yaptığımı farkedip elimi eline aldı ve ovalamaya başladı.

"Çok özür dilerim rahatsız olmuşsundur"

Elimi tutmasından gelen şokla ne diyeceğimi bilemezken

"Hayır sorun değil"

Evet kekelememiştim bunun verdiği özgüvenle hafifçe gülümsemiştim. Elimi ovalamayı bıraktıktan sonra yavaşça toparlanmaya başlamıştı.

"Ben gidiyorum gelecek misin?"

"Yok hayır sen git benim bir kaç işim var"

"Peki o zaman görüşürüz"

Aramız çok soğuktu ama en küçük temas bile benim için herşeyi ısıtıyordu. Resmen platoniktim ve bu durumdan kurtulamıyordum.

Freen'in gittiğine emin olduktan sonra çantamdaki iki kağıdı da çıkardım.

İlkinde kendi resmimi görünce şok olmuştum. Bu beklemediğim birşeydi. İnstagramımdaki bir fotoğrafımı çizdiğini farkettiğimde gülmeden edememiştim. Çok tatlıydı. Kağıdın arkasında ise 91215225251521 yazıyordu

Anlamını bilmediğim için şaşkınlıkla bu sayıya baktım. Ne anlama geliyotdu ki? Hemen telefonuma girip notlarıma bu sayıyı yazıp kaydettim.

Diğer resimde ise bir kadın vardı daha önce fotoğrafını gördüğüm için tanımıştım. Freen'in annesiydi ve ister istemez duygulanmıştım. Akan bir kaç gözyaşı damlasımdan sonra hemen topladım kendimi zor şeyler yaşamış olmalıydı. Ona rağmen hala çok güçlü duruyordu.

Freen'in neden resmimi çizdiği konusunda hiçbir fikrim yoktu. O kadar belirsiz bir insandı ki bir hareketi bir hareketini tutmuyordu. Sevgilisi vardı ama başka bir kızı çiziyordu.

Eşyalarımı toparladıktan sonra eve geçtim. Bu resimi freen'e sormak istiyordum ama vereceği tepkiyi kestiremiyordum. Özel hayatını ihlal etmiştim ve bunu iyi bir sekilde karsılamazdı.

Direkt odama gecip uyumaya hazırlandım.

Sabah aşağıdan çok fazla ses geldiği için erken uyandım. Aşağı indiğimde yemek masası kurulmaya başlamış salondaki koltuklarda da Bay lee ve Freen oturuyordu.

YORGUN(FREENBECKY)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin