Ertesi sabah ilk uyanan Seungmin olurken göz ucuyla yanındaki mışıl mışıl uyuyan oğlana baktı. Dün akşam dibine kadar girdiği için zor dalmıştı uykuya Seungmin, kendisi ise deliksiz uyuyordu.
Sinirle kalkıp elini yüzünü yıkamış geri döndüğünde hala uyuyan oğlanı dürtmüştü. "Kalk hadi."
Chan sıçrayarak uyanırken mor saçlıyı korkutmuştu. Zor açılan gözlerini ovuşturup "Ne oluyor lan?" demiş karşısında Seungmin'i görünce yarı açık gözlerle 32 diş sırıtmıştı. "Günaydın ya."
"Sana da." diyip gözlerini kaçırdı diğeri de. Yine formundaydı anlaşılan ve bu yüzden uzatmadan "Kahvaltıya inmeyeceğim, dışarıda bir şeyler yeriz." dedi.
Diğeri kafasını sallarken yataktan kalkmış sonrasında banyoya girmişti. Seungmin o gelene kadar hızlıca pantolon ve tişört giyindi, Chan çıktığında ise saçlarını düzeltmekle uğraşıyordu. Chan onun çoktan hazır olduğunu ve saçlarıyla uğraştığını görünce dalıp gitti, mor saçlar kesinlikle muhteşem görünüyordu.
Aslında sadece Seungmin'in mor saçları.
Ona kafasını sallayıp 'ne oldu' der gibisinden bakan oğlanla irkilip bakışlarını çekti. "Ben de giyineyim." diyip eşyalarını aldığı gibi koşturarak geri döndü banyoya.
Seungmin arkasından bakakaldı bir süre. Son zamanlarda hareketleri iyice tuhaflaşmış mıydı, yoksa ona mı öyle geliyordu? Sonra durdu, bu herif tanımadığı birini öperken yeterince tuhaf değil miydi zaten?
Bazı anıları tekrar hatırlamasıyla kafasını iki yana salladı. O kesinlikle çatlaktı.
İkisi de hazır olurken merdivenlerden aşağı inmeye başladılar. Tabii Chan'ın daha önce yurt yaşantısı olmadığı için burası ona hapis, öğrenciler ise mahkum gibi geliyordu ve korka korka ilerliyordu. Hatta ara ara Seungmin'in ceketine tutunduğu oluyordu.
"Abartmasan mı?" dedi Seungmin bıkkınlıkla.
"Elini tutsam olur mu, hiç içime sinmiyor böyle." dedi o da. Seungmin sabır dilenerek durdu ve arkasını döndü. Bu vesileyle Chan da adımlarını hesaplayamadığı için Seungmin'e çarpmıştı. Seungmin düşecek gibi olurken hızlı davranmış ve belini kavramıştı.
Koridorun ortasında dizi sahnesinden fırlamış gibi duran iki oğlan vardı şimdi. "Hayvan herif, niye üzerime geliyorsun!"
'Pardon bayan, yalnızlıkla oldu.' diyemedi de "Bilerek mi yaptım sanki ya?" demişti Chan da. "Elimi tutsaydın ne olurdu sanki?"
"Elini niye tutayım lan!"
"Çok iyi aktivite bence." derken gevşeklikten uzaktı. Sanki normal bir şey söylüyormuş gibiydi, mor saçlı oğlan ise ne diyeceğini şaşırmıştı. Belindeki el daha sıkı sararken nasıl bir halde olduklarını sonunda fark etmiş ve geri çekilmek istemişti. Fakat izin vermedi diğeri.
"Şu şerefsiz tam beş saniyedir dikilmiş bize bakıyor." diye konuştu kısık sesle. "Altı, yedi, sekiz. Bak ya on saniye oldu hala bakıyor, tipini siktiğim."
"Bırak." dedi Seungmin, gerilmişti.
"Biraz daha kalalım böyle. Hem sen o itten mi çekiniyorsun hala?"
"Niye çekineyim ondan?" Etrafına baktı, birkaç kişi onlara bakıp geçmişti. "Başkaları bakıyor, bırak hadi."
"Hiçbiri umrumda değil, sen de umursama artık başkalarını. Şu an seninle bu şekilde durmak istiyorum sadece."
"Başkalarının yanında ben konuşmadığım sürece benimle konuşma, başkaları yanımdayken ben çağırmadığımda sakın yanıma gelme," ve dahası da vardı. Seungmin yaşadıklarını atlatmıştı belki ama bu cümleleri unutamıyordu.
Şimdi bu adam gelmiş neler diyordu. Hiç mi korkmuyordu başkalarının ne düşündüğünden?
Hızlanan kalp atışlarından habersizdi. Zaten az sonra Chan'ın "Ah!" diyerek kalbini tutup geri çekilmesi yüzünden panik olmuş ne olduğunu anlamaya çalışmıştı.
Mingyu da çoktan gitmişti, koridordan kimse geçmiyordu artık. "İyi misin, bir şey mi oldu bir yerine?"
"İyiyim." derken gülümsemeye çalıştı Chan. Her zamanki kalp çarpıntısından olmuştu yine. Kolunu Seungmin'in omzuna atmış "Hadi gidelim, çok acıktım." diyerek yürümeye başlamıştı.
Burnunu ara ara kolunun altındaki oğlanın mor saçlarına yaklaştırıp kokusunu içine çekiyor ve tekrar önüne dönüyordu. Her şeyden önce iki oğlan da hızı bir türlü düşmeyen kalp atışlarının sebebini biliyordu artık.
aylar hatta ne aylari aq yillar sonra MERABALAR
neredesin orospucocuklu bolum at aminakodumlu ve de naif naif bolum atar misinli yorumlara kiyamadim geri dondum bu fice👏 bizden hala umudunu kesmeyen enayiler icin finale kadar beraberiz cocuklar merak etmeyin
ŞİMDİ OKUDUĞUN
mitski, seungchan
Teen Fictionchan gittiği konserde yanlışlıkla öpüştüğü ve yüzünü bile göremeden kaçan kişiyi her yerde aramaya başlar. texting+düz yazı
