YH • 68 | HAZ

2K 510 227
                                        

Savaş Akduman için 🍷

Nüket Kozcu için🌹

Yıldızı parlatıp okumaya öyle geçin ölüm perilerim, keyfli okumalar.

68. BÖLÜM | HAZ

Yola çıkışımızdan beri arabada sessiz bir konfor vardı, asfalt altımızdan hipnoz eder gibi kayıp gidiyordu. Çok değil, dakikalar önce terk ettiğimiz ev ve içinde olan biten tüm görüntüler kafamda daha rahat dönüp duruyordu böylece. Arabada hafif bir müzik sesi arka fonu doldururken, koltuğa yaslı başımı Savaş'a çevirdim, bu akşam yemek masasında gerçekten iyi iş çıkarmıştı.

Hiçbir şey bilmeyen anne babasına karşı.

Ve her şeyi bilen Beren'e karşı.

"İclal Teyzeyi söylediği kadar çok mu üzdün cidden?"

"O zamanlar çok karşıydı, ister istemez canını sıktım." Elini saçlarının arasından geçirdiğinde, düzgün taranan saçları dağıldı. "Bu benim kaderim midir nedir? Her ilişkide aile üyemden biriyle çatışmak."

"Annen haklı çıktı ama değil mi?"

"Sabırlı olsaydı, kendim anlayacakmışım zaten evet."

"Ya Beren? Seni düşünerek karşı çıkan annenin aksine daha çok beni düşünüyor."

Savaş bana baktı. "Kafanı mı bulandırıyor yani? Tam da istediği gibi."

"Kafam bulanmıyor-"

"Haklı çıkmayacak," diye böldü konuşmayı, sesi kararlıydı. "Sen bana bile kendimi haksız çıkarmışken o haklı çıkmayacak. Çünkü senden eminim." Elimi tuttu. "Sana ne söylemiştim hatırla, bu eli tuttuysam bir daha bırakmayacağım."

Güldüm. "Benim hatırladığıma göre tam olarak bir söylem değildi o, soruydu."

"Doğru, hiçbir ayrıntıyı unutmamanız siz kızların laneti."

"Öyle, o hâlde söyle."

"Tuttuğum bu eli bırakmayacağım, buruş buruş olsa da yaşlanınca." Öpücük bıraktı. "Hep elimde olacaksın, aramızdaki şey şarap gibi yıllandıkça değerli olacak. Oldu mu şimdi?"

"Hem de nasıl." İçimin altını üstüne getirmesi bu kadar basitti işte.

Aramızdaki konuşma daha sakin yerlere kaydığında, Savaş ilk yanan kırmızı ışıkta durdu. Arkadan orta boy bilgisayar çantası çıkarıp kucağıma bıraktı. "Bu nedir?"

"Bir hediye, ön gözünde zarf olacak onu çıkart önce."

Hardal sarısı uzun dikdörtgen şeklindeki zarfı çıkarıp iple dolanarak kapanmış kısmı açtım. İçinden ikimize ait fotoğraflar çıktı. "Ama bunlar..." Yanlış mı görüyorum? Yo hayır. "Sena'nın albüm yaptığı fotoğraflar," dedim şaşkınca. "İyi de nasıl geri alabildin bunları."

"Bir oğlu varmış."

"Evet, ondan söz ettiğini hatırlıyorum."

"Evine tekrar gittiğimde yanımda avukatım vardı, şans bu ya işte; ayrılmak üzere olan oğluyla karşılaştık. Avukatım kendini tanıttı böylece Sena telaşla geçiştirmek isterken oğlu bir problem olduğunu anladı. Bunu ilk kez yapmıyormuş zaten. Oğlu onu ikna etti ve ben de fotoğrafları verip bir daha bize yaklaşmaması karşılığında bu sefer sakin kalacağımı söyledim."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: 8 hours ago ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

YARALI HAYALLERBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin