İki

104 14 0
                                        

Yüzüme düşen güneşle başımı bir sağa bir sola salladım. Saat farkına alışamamam bir yana her sabah büyük annemin arkadaşlarının bizim evde toplanması ayrı skandaldı. Gözlerim yarı açık biçimde alt kata indim. Büyük annem ve arkadaşları dedikodu yaparken beni baştan aşağı süzdüler. Saçlarımı arkaya atıp gülümsedim.

Büyükannem-"Uyandın mı kızım? Hadi kahvaltı yap"

"Bölmeyim siz devam edin" diyip dolaptan bir bardak su aldım. Suyumu yudum yudum içerken geri odama çıktım. Dolabımı açıp üzerime mavi tşört ve kot pantolon giydim. Saçlarımı tarayıp şekil verdikten sonra bişeyler atıştırmak için mutfağa döndüm. Büyük annemin arkadaşları gitmişti ve ben radara yakalanmıştım.

Büyükannem-"İşin var mı?"

"Var"

Büyükannem-"Ne işin var?"

"Arabalar geldi onları kontrol etcem ispinoz tamirden çıkmış onu alcam sonrada..." Kafam durmuştu. Yalan bulmalıydım. Büyük annem gözlerime bakarken diyebildiğim tek şey.

"Iııı..."

Büyükannem-"O zaman saat 5 te büyük plaza da biriyle görüşebilirsin"

"Gene mi görücü usülü buluşma" derken gözlerimi devirdim.

Ellerini beline koyan büyük annem birden makine gibi konuşmaya başladı.

Büyükannem-"Ben torun sevmek istiyorum artık, evde kaldın evlensen ne olurki yaşıtların hep evli neden böyle yapıyorsun ?"

"Ben torununum zaten sev beni" deyip evden çıktım. Bu kadın hiç usanmayacaktı. Taksiye atlayıp ispinozu tamirden almaya gittim. Arabamın tamponunu gördüğün anda havaya uçtum. Arabama doğru koşarken araya giren kılıksız tamirci ile muhattap olmam şart mıydı?

"Tamir oldu değil mi?"

-"Evet, arabanın..." diye başladığı cümleyi tam 8 dakika sonra bitirebilmişti. Benim arabamı bana anlatmasından ziyade komik olan sanki arabayı ilk kez görüyormuşum gibi davranmasıydı.

"1 dakika!" diyerek durdurdum. Arabama doğru koşmaya başladım. Hemen kapısını açıp ön koltuğa oturdum. Kokusunu özlemiştim. Galiba ben bu arabaya aşıktım. "Şirketime faturasını yollarsınız" diyip vitesi geriye aldım. Arabadan gelen motor sesi birden bana ninni oluvermişti. Diğer arabalarımı karşılayacağım yere gidene kadar sanki sevgilimle hasret giderir gibi arabamı sevmiştim. Tam 3 hafta arabamdan ayrı kalmama sebep olan hödüğü bulursam cezasını ağır ödetecektim.

***

Saatin 5 e yaklaştığını görmemle gözlerimin önünde oluşan büyük annemin asabi suratı... Geç kalmamalıyım diyip yola koyuldum. Gelecek tipler belliydi. Ciddi düşünen aşktan bir haber salak saf çocuklardı. Bir çoğu paranın kokusuna geliyordu. Gün boyu terlemiş olduğum tşörtüme bakıp hayıflandım. Aman be derken adımlarım hızlanmıştı. Büyük simsiyah bir alışveriş merkezinin içine girmek üzereydim. Büyük annemin dediği yer sanırım son kattaydı. O yürüyen merdiven kenarlarından tutunmaktan tiksinirdim hep. Acaba ordan tutunanlar ellerini yıkıyorlar mı? Nerelere dokunuyorlar? diye sorgulamaktan kendimi alıkoyamazdım. Ellerimi cebime yerleştirip o plaza denen yere gelmiştim. Girişte lüks gözükse de içerideki masalar sanki imdat diye bağırıyordu. Beni görünce gülümseyip ayağa kalkan siyah gömlekli uzun yüzlü ve uzun burunlu adama doğru yürümeye başladım. Elini uzattı.

-"Merhaba ben Dae Jung"

Elini sıktım. Vıcık vıcık terli elleri yüzünden rahatsız olmuştum. İnsan biraz daha dikkatli olamaz mıydı? Zaten görünüşten kaybetmişti. Birde eli terliydi. Karşısına oturdum.

Mavi İspinozBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin