Herhangi bir masaya geçip oturdum. Önümdeki atıştırmalıklardan almaya başladım. Bu arada cep telefonumla uğraşmakla meşguldüm. Birden duyduğum sesle arkamı döndüm.
Teuk-"Jessica?"
"Merhaba, nasılsın?"
Teuk-"İyiyim sen?"
Yanına gelen kırmızı elbiseli kız elini uzattı.
"İyiyim" derken ayağa kalkıp elini sıktım. Başta bana sert sert baksa da Teuk tanıştırınca kız birden gülümsedi.
Teuk-"Bu benim sevgilim Park Yoon Min, Bu da Jessica yani mavi ispinoz hani yarışlarını izlemiştik ya"
YoonMin-"Ah hatırladım, çok memnun oldum.Beraber yarışlarını izlemiştik"
"Öyle mi genelde kızlar çok izlemez ama"
YoonMin-"Hemcins dayanışması, senden o kadar çok bahsetmişlerdi ki kıskanıp izlemiştim."
Gülümsedim. Onlarla sohbet ediyordum ki çift olduklarını unutmuştum. En son YoonMin telefonumu alıp numarasını kaydettirdi. Aynı zamanda numaramı almayı ihmal etmemişti. Korede hiç değilse bir kız arkadaş hiçte fena olmazdı. Onlar gittikten sonra kendimi garip bir kalabalığın içinde buldum.Önce arabadan anlamayıp anlıyormuş gibi yapmalarını çekip üzerine bir de futbol konuşmak zorunda kalmıştım. Aslında futboldan gram anlamazdım. Sadece anlıyor gibi davranırdım. Omzumda hissettiğim el ile o yöne döndüm. Siwon beni kolumdan tutup balkona çıkartmıştı. Ona ne kadar kızsamda şuanda kurtarıcım olduğu gerçeğini hiçbirşey değiştiremezdi.
Siwon-"Hava çok güzel değil mi?"
"Evet biraz nemli geldiğim yere göre"
Siwon-"Nerden gelmiştin tam olarak?"
"Almanya'dan geldim, Umarım alışmam buraya"
Siwon-"Umarım alışırsın, seni sevdiler"
"Kim?"
Siwon-"Be... yani çocuklar"
"Büyük annem burda kalacak arada gelirim"
Siwon-"Sende kalabilirsin? Burda da yarışlar var"
Konuyu değiştirmek en iyi çözümdü. Buradaki herkes bana deliymişim gibi bakarken kalmam kadar saçma bir durum varmıydı ki?
"Sen ne iş yapıyorsun? Şarkıcı mısın model mi oyuncu mu?"
Siwon-"Hepsi diyebiliriz asi kız."
Asi kız da neyin nesiydi şimdi. Dalga geçiyor olmasın diye düşünmemiş değildim.
"Arabama neden çarptın?"
Siwon-"O gün... Biraz dikkatim dağınıktı diyebiliriz." diyip cebinden bir gül uzattı. "Özür dilerim" diye ekledi.
"Teşekkürler" diyip gülü aldım. Genelde böyle anlarda bir kız gelir 'napıyorsun bu yelloz kim' der saçlarıma yapışırdı. Etrafa bakıp kimsenin olmadığına emin oldum.
"Sevgilin var mı?"
Siwon-"Vay canına heyecanlandım şimdi, yok. Sen olur musun?" diyip sırıttı. Özgüven patlamasından ölebilirdi.
"Hayır" dedim donuk bir ifadeyle.
"Senin hep böyle özgüvenin yüksek mi?"
Buruk bir şekilde gülümsedi. Sanki beklediği cevap bu değilmiş gibi.
Siwon-"Keşke... İçerideki muhabbet seni sıktı mı?"
"Evet bana maç hakkında baya soru sordular arabaları sevmem erkek olduğum kanaatini uyandırmış olmalı"
Siwon-"Sadece farklısın, diğerleri bunu farkedemeyecek kadar aynı."
Bu kadar iltifatın karşısında hiç kalmamıştım. Saate bakınca 11 i geçtiğini gördüm. Partide kalmak için sebebim yoktu.
"Teşekkür ederim, saat geç oldu gitmeliyim"
Siwon-"Ben bırakayım seni?"
Bir dergide okuduğuma göre bu tür durumlarda erkekler reddedilmezmiş. Hem biraz cici kız oynamanın ne zararı olurdu ki? Ömrünüzde kaç kere bu kadar yakışıklı bir erkek eve bırakmayı teklif edebilirdi ki...
"Olur ama arabam nolacak"
Siwon-"Seninkiyle gidelim"
"Tamam sen bilirsin"
Siwon-"Önce anahtar daha sonra önden bayanlar" diyip eğildi. Anahtarı avcuna bırakırken şüpheli bakmaya başladım. Arabamı iyi kullanabilecek miydi?
"Kullanabilecek misin?"
Siwon-"Yapma ama, seni yenememiş olabilirim ama ehliyetim var"
"Arabam çok değerli de ondan dedim"
Siwon-"Sinirlenip üstüme yürüdüğün 2 seferdede bunu farkettim evet, hadi gidelim"
Gülümsedim. Arabaya gidene kadar kafamda acaba beni eve bırakırken öpmeye çalışan psikopatlardan mıdır diye düşünceler döndü durdu. Arabaya bindik. Şöför koltuğuna yerleşti.
"Adresi navigasyona girmemi ister misin?"
Siwon-"Ben Koreliyim asi kız, söyle bulurum."
"Bana çarptığın yere gidelim sonrasını tarif ederim."
Gülümseyip arabayı kullanmaya başladı. Bu acaip partiye neden geldim diye düşünmeden edemiyordum. İş için bile olsa kimseyi tanımıyordum. Eğer Siwon olmasaydı muhtemelen yalnız kalacaktım. Beni evimin önüne getirdiğinde benimle beraber arabadan indi.
"Sen nasıl gideceksin? İstiyosan araba kalsın daha sonra geri getirirsin"
Siwon-"Yok ben taksi ile geçerim iyi geceler" diyip yürüyerek uzaklaşmaya başladı. Eve girdiğimde meraklı gözleriyle beni süzen büyük annem karşıladı. Elindeki tabağı masaya koyup oturma odasına yanıma gelip hemen oturdu.
B.Annem-"Seni bırakan kimdi?"
"Sadece arkadaşım"
Birden söylenmeye başladı.
B.Annem-"Sende iş yok nerde erkek varsa sadece arkadaşın biri de erkek arkadaşın olsa şaşarım zaten, sen asosyal misin anlamıyorum ki"
Başımı ona çevirip gülümsedim. Yanaklarını sıkıp odamın yolunu tuttum. Ayakkabıdan, sıkıcı elbiseden, ondan daha da sıkıcı olan korseden kurtulup rahat pijamalarımı giydim. Elime aldığım telefonla Siwon'u araştırmaya başladım.
-Choi Siwon
-10 şubat 1987 doğumlu
-183 cm boy
-Super Junior üyesi
Tırıvırı tüm bilgileri atlamıştım nerdeyse 50 ye yakın dizi-film de oynamıştı. Cidden çok ünlü görünüyordu. Birden gözüme çarpan yazıyı zor okuyabilmiştim.
Dünyanın En Yakışıklı Erkekleri Sıralamasında 2.
"hıı" diye bir ses çıktı birden ağzımdan. Hayır benimle normal bir yakışıklının ilgilenmesi acaipken bir de DÜNYANIN EN YAKIŞIKLI 2. ERKEĞİ ilgilenmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mavi İspinoz
FanfictionBen, kim olduğumu bilmiyorum. Onun yanındayken Jessica mı? Mavi İspinoz mu? Ne zamandır ona bağlıyım hatırlamıyorum dahi. Beni ben olarak seven 'asi kız' diye seslenip ruhumu görebilen tek yabancı. Aslında basit bir aşk hikayesi olması gerekirken bu...
