Multimedya da Alev ve Cansu nun kıyafetleri var :)
Buarada hikayemi okuyan herkese çok teşekkür ederim :)
Narin
Bir hafta su gibi akıp gitmişti resmen hangi ara hafta sonu oldu ben anlamadım. Bütün bir haftayı işime alışmaya çalışarak geçirdim. Daha önce bir eczane de 3 ay çalışmıştım ama sanki burda herşey bambaşkayadı.
Üzerimde haftanın tatlı yorgunluğu vardı. Yorgunluğu alır diye bir fincan yeşil çay içip hazırlanmaya başladım. Bugün günlerden Hale'ydiiii. Bu gece için Hale ile planımızı teeee salı gününden yapmıştık. Bütün gece Avengers serisini baştan sona izleyecektik oleyyy yupiiii. Avengers aşkım benim ya bayılıyorum bu seriyeeee. Hale'yi de ben alıştırmıştım zaten bu seriye oda benim gibi müptelası olmuştu. Aceleyle evden çıkıp arabaya atladım. İstikamet Haleeeee Sultan.
Hale ile üniversitede tanışmıştık oda benim gibi sessiz ve içine bir kapanık bir kızdı. Sanırsam bu yüzden arkadaş olmamız biraz zamanımızı almıştı. Benim insanlara olan güvensizliğim onda da vardı bundan dolayı birbirimize güvenmemiz ve tam anlamıyla arkadaş olmamız tam 1 yılımızı almıştı.
Alev
Koskoca bir hafta boyunca Cansu ile birlikte evde uyumuştuk, resmen işsizliğin dibine vurmuştuk. Tabi ki de bu bizim için hiç sorun değildi.
Ben izinliydim, Cansu hanımda henüz işlerine başlamamıştı ve biz bu haftayı kendimize 'uyuma haftası' ilan edip bir güzel uyumuştuk. Ama bugün parti günüydü.
Vee işin iyi tarafı Umut' da geliyordu. Tabi ki de ondan hoşlanmıyorum sadece uzun süredir onun gibi bir erkek görmemiştim, bu yüzden bana tuhaf geliyordu ve onu yakından tanımak istiyordum. Sadece bu.
Duştan çıktıktan sonra yatağımın üstünde mini siyah mor elbise ve simli mor ayakkabıyı görünce ufak çaplı bir sevinç krizi geçirdim. Mora bayılırım ve bu elbise kesinlikle şahaneydi. Hemen elbiseyi giyip, saçlarımı kuruttum ve balerin topuz yaptım. Ayakkabılarımı ayağıma geçirip aynanın karşısına geçtim. İşte karşınızda Alev Ateş.
Odadan çıktığımda karşımda bir afet görmem bir oldu. Cansu aynı benim elbisemin modelinde Mor simli bir elbise giymiş altına da benim ayakkabımın pembesini. Anlaşılan bugün kankalar günüydü
Kulağıma dolan müzik sesiyle aşağıya doğru depar attım resmen, daha kimse gelmemişti ama benim deli gibi dans edesim vardı. Bu halimi gören Cansu ufak bir kahkaha atıp yanıma koştu ve benle beraber dans etmeye başladı.
Biz tam kendimizi müziğin ritmine kaptırmışken kapı çaldı. Cansu kapıyı açınca Can denilen gevezenin
-Bizzzzz geldikkk demesi bir oldu. Yemin ederim bu çocuk karı gibi bağırıyor.
Can, Cansu ve Umut odaya girdi. Umut'la göz göze gelince bir kaç saniye boyunca öyle kaldık. Umut'un suratında anlam veremediğim bir ifade vardı.
Umut
Can bey beni yine tutup Cansu'lara getirmişti. Zorla. Resmen Cansu'yu görmek için beni kullanıyordu. Ev girdiğimizde bizden başka kimse yoktu. Anlaşılan Can bey 'bence sakin bir şey olacak' dediğinde haklıydı. Cansu ve Alev ile birlikte sofraya oturduk yemek yemeye başladık. Bu sefer her şey gerçekten normaldi. Yemek bittikten sonra terasa çıkıp bir şeyler içmeye başladık ben kahve içerken Alev de bana eşlik etmek için kahve içiyordu. Can ile Cansu ise çoktan sarhoş olmuş aptal bir müzik ile salak salak dans ediyorlardı. Onların bu hali beni güldürmüştü. Alev de bunu fark etmiş olacak ki
-Çok mu komik? diye sordu gülerek
-Sence? diye karşılık verdi bende gülerek. Sonra aynı anda kahkaha attık.
Gülüyorduk eğleniyorduk bu sefer gerçekten güzeldi ortam. Alev ile koyu bir sohbete dalmıştık. O sırada Can ve Cansu ortadan kayboldu. Gözüm etrafta onları ararken Alev
-Daha rahat bir yere gitmişlerdir dedi gülerek.
Lan ben harbiden bu kadar salak mıyım diye düşündüm bir an. Alev bana tuhaf tuhaf bakıyordu. Ne yani bizde mi daha rahat bir yere gitmeliyidik?
Narin
Onu ilk gördüğüm günü unutamayacağım sanırsam tıpkı onu unutamayacağım gibi. Üstünden yıllar geçseden ben her sabah UMUT diye uyanacam. Sanırsam 'umutsuz vaka' tanımı en çok bana uyuyordu.
Umut'u ilk o gün görmüştüm. 12. Sınıfın ilk günü. Bizim okula nakil gelmişti ve bizim sınıftaydı. Ben duvar kenarı 3. Sırada oturmuştum, o da orta sıra 3. Sırada. Hemen yanımda sayılırdı. Sessiz bir tipi soru soruldukça konuşurdu. İlk gün olmasına rağmen ders dinleyip not tutardı. Hocanın sorduğu sorulara cevap veriyordu. Gerçekten inekti bu çocuk. Zaten bu gözünde ki plazma gözlüklerden belliydi. Tamam bende gözlük kullanıyordum ama kafam kadar olmasına gerek yoktu bence.
Ona karşı ilk hislerim ne zaman oluştu bilmiyorum. Sürekli aklında o vardı, ders çalışmam gerekirken ben onu düşünüyordum. Gece rüyalarımda bile onu görüyordum artık. Sayesinde hafta sonlarından nefret etmiştim. Ama işin kötü tarafı tüm bu hisleri içimde taşımak ve dışarı yansıtmamaktı. Bu beni günden güne bitiriyor,hergün biraz daha içime kapanıyordum.
Alev
Bu çocuk gerçekten bı kadar salak mı yoksa beni istemediği için salağa mı yatıyor hala anlamış değilim. Sanki ben ona çok meraklıydım!! Bir şey vardır bu çocukta çözemediğim bir şey. Sanki bu çocuktan nefret etmem gerekiyordu. Hatta içimden bir ses onu öldürmem gerektiğini bile söylüyordu. Kafamda tüm bunlar dönüp dururken onu alıp misafir odalarından birine götürdüm ve rahatına bakmasını söyledim. Bende kendi odama gidip kendimi derin bir uykunun kollarına bıraktım. Uyumak! Uyumak güzeldi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
U.N.A.
General FictionUMUT, NARİN, ALEV Hayatın içinden 3 genç, hepimiz gibi sıradan ve hepimiz gibi farklı. Bu hikaye okuduğum kitapların, etkilendiğim filmlerin ve sevdiğim şiirlerin hikayesidir.
