İntihar

80 17 6
                                    

Bu bölüm benim gibi tüm intihar meraklılarına gelsin...

1 ay sonra

Umut

Güne kötü uyanmak diye bir şey varsa o da kesinlikle uyuz kız kardeşimin çığırtmasıyla uyanmak. Bir aydır. Eve geldim geleli tam bir aydır istisnasız her gün bu uyuzun sesiyle uyanıyordum. Liseli bebe!

-Günaydın paşam

-Günaydın anne

-Kahvaltının hazır

- Geliyorum anne.

Hayatımın en hızlı bir ayını geçirmiştim. İşlere alışmaya çalışıyordum. Uzun zamandır uzak olduğum aile hayatına alışmaya çalışıyorudum. İlk başlarda biraz zor gelsede neyseki taşlar biraz yerine oturmaya başlamıştı. Gündüzleri inşaatta oluyordum. Akşam evde babamla beraber haber izliyordum. Hafta sonunu da Can'ın evinde geçiriyordum.

Alev'i şu 1 ay içinde sadece 1 kez görmüştüm oda Can'ın evindeki film gecesinde. Can bana süpriz yapıp onlarıda davet etmişti Ama ne güzel! Alev çok ilginç bir kızdı. Onu ilk gördüğünüzde adına ve dış görüntüsüne bakarak farklı yorumlayabilirsiniz ki bende öyle yapmıştım. Ama tanıdıkça pekte öyle biri olmadığını anladım. Alev daha çok tutuğunu koparan, inatçı, ayakları yere sağlam basan bir kadındı. Bu yüzden hayatında bir erkeğe çokta ihtiyacı yoktu o da canı nasıl isterse öyle yapıyordu. 'Yaptığım herşeyin çok basit bir açıklaması var. Canım öyle istedi.' Sözünün beden olmuş haliydi Alev.

Alev

Cansu ile üniversitede tanınmıştık. Hayatımın en zor döneminde beni anlayan tek insandı. Neler yaşadığımı neler hissettiğimi biliyordu. Çünkü o da benim gibiydi.
İkimizde geçmişi, ailelerimizi ve hatta kendimizi bile unutmak istiyorduk.
Belki hikayelerimiz farklıydı ama hissettikleriz aynıydı.

Bizi birbirimize bağlayan da buydu zaten. Acılarımız. Ne kadar kapatmaya çalışsakta, ne kadar unutmaya çalışsakta hep kanayan bir yaraydı bizim acılarımız.

O benden bir adım öndeydi hep çünkü onun acıları benimkininden önce başlamıştı. Bu yüzden beni en iyi o anlıyordu. Kendisi hep tek başına acılarla boğuşmuştu yalnızlığın ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Belkide bundan dolayı beni yalnız bırakmak istememişti.

Cansu'nun babası karanlık işler yapan yer altı adamlarından Levent Aslan'dı. Levent amca gençliğinde bu işlere başlamış ve zamanla saygın biri olmuştu.

Cansu'nun abisi Cenk'te babasının yolundan gitmiş ve babasının en büyük yardımcısı olmuştu ama ne yazık ki bir hesaplaşma sırasında vurularak öldürülmüştü. Annesi bu duruma daha fazla dayanamamış ve her şeyi bırakıp öylece çekip gitmişti. Böylece Cansu yapa yalnız kalmıştı. Babası onun her türlü ihtiyacını karşılıyordu ama ona da zarar gelmesin diye ondan uzak duruyordu.

Babası Cansu dan ne kadar uzak dursada Cansu babasından vazgeçmemişti. Zaman içeriside oda babasının yanında yer almış ve babasının ufak tefek işlerini yapmaya başlamıştı.

Daha doğrusu yapmaya başlamıştık. Çünkü bende zaman içerisinde Cansu ile beraber bu işlerin içine düşmüştüm.

Görevimiz basitti aslında teslimat yapıyorduk. Kuryeyedik yani. Süslenip püslenip gecenin bir yarısı lüks otellere gidiyorduk. Malı verip paramzı alıyorduk. Dışardan bakılınca çok farklı bir görünüme sahip olduğumuz için kimse bizden şüpelenmiyordu.

U.N.A.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin