Cakes are not always sweet for innocent children.
1. Bölüm
Seçimler ve RevyÇok sıkıcı bir başlangıçtı. Sözde beni seven çocuk okuldan kaydını alıp sevgilisinin yanına gitmişti. Sinirlerim son noktada olmasa da moralim bozuktu.
"Hey sorah!" İsmimi bağırarak seslenen kişiye baktım. "Ne var revy?" Pişkince sırıtarak yanıma oturdu. "Neden zırlıyorsun, birileri mi seni terk etti?" Ofurdanarak ayağa kalktım. "Rahat bırak beni Revy seninle uğraşacak zamanım yok." "Takılıyorum sorah takma beni."
Tam yanından ayrılıp gicekken bileğimden tutup kendine çevirdi, ve nöbetçi öğrenci kimliğini boynundan çıkarıp bana taktı. "Okulda sıkıldım işimi sana kitliyorum. Görüşürüz ufaklık." Pislik herif. Arkasından öylece baka kaldım yanına bir kaç arkadaşını da alıp gitti. Revy'i anlamak zordu. Zor birydi, anlamak, anlayışla yaklaşmak hele ki. Onunla uğraşmak yerine hayatıma bakmış olsam belkide zengin olurdum. Manyaktı.
***
Bana kitlenen nöbetçi öğrenci işinden dolayı bütün sınıfları geziyor sonrada orada ki arkadaşlarımla takılıyordum. Bir bakıma işimede yaramıştı bu iş. Son sınıf, en nefret ettiğim sınıfa girdim.
12/K hep belalı insanlar vardı orda. Sınıfa adımımı attığım da sadece işim olan yoklama defterini alıp çıkacaktım. Derin bir nefes verip etrafa baktım, kimse yoktu işime gelmiş gibi defteri sallana sallana almaya yeltendim. Aldığım sırada kapı sertçe kapandı. Hay sikeyim aralarından en nefret ettiğim Leah olduğuna eminim."Ooo buralara uğrarmıydın? Bu günün nöbetçisi Revy değil miydi?" Başımla onaylayıp kapının önünde duran Leah'a bakmadan geçmeye çalıştım. Kapıda put gibi dikilmeye devam etti. En son yüzüne bakıp "geçebilir miyim?" Dedim. Sırıtarak kapıyı açtı. "Hay hay hanfendi." Elimden bişey gelmezdi. Göz devirip hızlıca çıktım.
Müdür odasına girdiğimde iki öğrenci azarlanıyor'du. Bakmamaya çalışarak dosyaları bırakıp hızlıca çıktım. "SORAH!" diye bütün koridoru inleten sesi duyduğumda irkildim ve sesin olduğu yöne baktım. Prf. Julia bana bağırıyordu. Ama bu kez neden?
"Revy nerede onun görevini nie aldın?" Diye şiddetli ses tonu ile sordu. "Revy okuldan kaçıcağını söyledi ve gitti. Bu görevi bana bıraktı." Prf. Julia Revyi çok severdi ve başına birşey gelmesini istemezdi. Ayrıca üvey annesiydi, belkide bu yüzdendir, ama kızının sorumsuz oluşundan beni sorumlu tutamazdı.
"İyi. Şimdi git görevinin başına." Kıkırdayarak kudurduğunu izledikten sonra, yarım kalan dosyalarıda halledip öğle yemeğine çıkacaktım. Ta ki Victor yanıma gelene kadar.
"Nasılsın sorah?"
"İyiyim bir sorunmu var -ki olmasa gelmez genelde-"
"Var."
"Neymiş o sorun? Hızlı söyle görüyorsun işim başımdan aşkın."
"Bu öğle yemeğinde seninle yemek yemek istiyorum da acaba boşsan diyorum."
"Olur tabii sen tabakları hazırla işimi halledip gelirim."
"Tamamdır o zaman."
Gülümseyerek yanından ayrıldım. Victor iyi biriydi. En azından bana karşı şuana kadar bir saygısızlığı olmamıştı. Çok tuhaf gelirdi gözüme. Hayatımda ilk kez kızıl saçlı bir oğlana rastlamıştım. Onun dışında sevdiği bir kız vardı, çok uyumlulard ama Victor çokta açılma yönünde değildi. Dersleride çok iyiydi, kimse ile sorunu olmayan ve bu cehennem ateşi okul da tek iyi melek denebilir. Bende onun kadar temiz değildim o ayrı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Do You Want Cake?
Mystery / ThrillerDoğum gününde ona yapılan özel pastayı yemek istemişti, ama şans eseri içi zehir dolu pastayı yemedi ve ona bu kumpası düzenleyen kişiyi başarısız etti. Ama o katil kim ise tek bir pasta ile yetinmeyecekti. Katil hemen bulunmazsa büyük işler başına...