5- GÖREV

80 10 4
                                    

Normalde 1K olunca yeni bölüm gelecekti ama paylaşayım dedim. Bu yüzden biraz kısa oldu umarım beğenirsiniz. İyi okumalar. Yorumlarınızı bekliyorum benim için çok önemliler. Vote vermeyi unutmayın.

Emin adımlarla adamın yanına yürürken çok da emin değil gibiydim. Adamın yanına gittiğimde elimi uzatıp zoraki bir gülümsemeyle merhaba dedim. Adam bana baktı ve elimi sıkmadan tekrar önüne dönüp içkisinden bir yudum daha aldı. Bana yıllar gibi gelen birkaç saniye sonra bana bakmadan konuşmaya başladı." Ne istiyorsun?" gözlerimi devirme isteğimi son anda durdurup cevap verdim." uyuşturucu" sonunda ilgisini çekmeyi başarmış olmalıydım ki bana dönüp alayla gülümsedi. "paran var mı?" biraz terslikten bir zarar gelmezdi herhalde. "olmasa niye isteyeyim?" "yürü" emrine uyup onu takip etmeye başladım. küçük bir depo gibi bir yere geldiğimizde her yerde kutular vardı. Bir tanesini eline alıp içini açtığında oJyuncak bir araba çıktı. Pil takılan yerin kapağını açtığındaysa bir paket toz uyuşturucu. "Al ve parasını ver." Acaba patronun adamları işlerini halletmişler miydi? biraz daha oyalarsam daha iyi olacağını düşünüp adamı meşgul etmeye başladım."Yetmez bir paket birkaç tane daha ver." "Ölmek mi istiyorsun? Her neyse umrumda değil. O kadar paran olduğuna emin misin?" "sen bana istediğimi ver para sorun değil." bir kaç kutudan da paket çıkardıktan sonra paketleri almak için eline uzanmıştım ki paketleri çekti." Önce para" "Tamam ne kadar istiyorsun. Tahminimden oldukça fazla bir rakam söyledikten sonra elimi cebime sokup cüzdanı ona uzattım içinde onun söylediğinden daha fazla para vardı. cüzdanın içini açıp paraları saydıktan sonra pişkin pişkin sırıtıp cüzdanı bana geri uzattı. tabiki içinde metalik olmadan. "Cüzdan da kalabilir iyi bir marka satarsın bayağı para eder." Paketleri elinden sonunda almıştım. "Bu cömertliğini neye borçluyuz?" evet. neye borçluydu? Bunu daha önce planlamadığım için kendime lanetler okurken sonunda aklıma gelen fikirle konuşmaya başladım."Senden daha çok alışveriş yapacağım. Güven hediyesi olarak gör" tamam kabul ediyorum saçmaydı. Ama adamın pek de umrunda değilmiş gibiydi. "peki şimdi dövüşü izlemem lazım yukarı kadar sana eşlik ederim sonra buralarda fazla oyalanma paketleri çaldırabilirsin." "oyalanmam" buna emin olabilirdi şuan tek istediğim şey buradan çıkabilmekti. Yukarı dövüş ringinin oraya gittiğimizde pn
patronun adamlarından biri bana kaş göz işareti yaparak yanına gitmemi söyledi. Paketleri aldığım adam sandalyedeki yerini alırken ben de hızlı adımlarla patronun adamlarının yanına ulaştım. "Ne oldu, cüzdanı aldı değil mi?" "aldı" "iyi aferin diğer işlerde de mi seni kullansak iyi becerdin." bu sefer gözlerimi devirme isteğime karşı koymayıp adama gözlerimi devirdim. yukarı geldiğimiz odaya tekrar tırmanıp ilk geldiğimiz eve ulaştık ve dışarı çıktık. Adamlar beni evime kadar bıtaktıktan sonra gittiler. Odama çıkıp üstümü değiştirdim. saate baktığımda 11 olduğunu gördüm. dört saat geçtiğine inanamazken televizyonun karşısına kuruldum. Annem yine evde yoktu. İzmir'de olduğunu düşünüp televizyonda kanalları gezmeye başladım. O sırada telefonum çalmaya başladı. Patronun verdiği telefon. bir ara telefonun zil sesini değiştirmeyi aklımın bir köşesine not edip telefonu açtım ve kulağıma gmtürdüm. "efendim patron" "iş hoşuna gitti galiba." "aslında... sayılır." "ilginç" birkaç saatliğine de olsa babamsız hayatımı düşünmemi engellemişti. Sanırım bu iyi bir şeydi. Ben yine düşüncelere dalmışken telfondaki ses konuşmaya başladı. "Bizim salaklar paketleri senden almayı unutmuşlar onu almaya geliyorum." "Paketler? Ah evet almadılar. Kullanırdım belki." "parasını kendin verseydin kullanırdın." "şaka yapmıştım zaten" "iyi kapıyı aç" dedikten hemen sonra telefonu suratıma kapattı. ben de aşağıya koşup kapıyı açtım.

VAHŞİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin