3.BÖLÜM-TANIŞMA

541 61 79
                                    

Acı ne demekti? hayır acı kesinlikle küçük bi çocuğun bisikletten düşüp canın yanması değildi gerçi ben hiç bisikletten düşmemiştim. Çünkü benim hiçbirzaman bisikletim olmamıştı. Ne acı değilmi? bisikletten düşüp canının nasıl yandığını bilmemek. Ben o duyguyu hiç tatmamıştım bisikletten düşmek acının en tatlı haliydi ben ise hiç acının en tatlı halini tatmamıştım küçük bi kız çocuğu acı ne demek bilirmiydi? ben bilirdim. Acı babamın annemle bizi terk edip bir daha geri dönmemesiydi. Acı babamın yüzünü bile hatırlamıyor olmamdı. Acı annemin kanser olduğunu öğrendiğimde onun yerine benim ölmek istememdi. Acı annemin ölmesiydi. Acı her sabah,her gece annemsiz uyanıp annemsiz uyumaktı. her gün gece,gündüz demeden işi giderdim. Sabah annemin sesiyle değil o rahatsız edici gıcık alarmın sesiyle uyanırdım. Haftasonları ise yine ve yine çalışırdım çünkü yaşadığım küçük apartın ve ünüversteyi kazana bilmek için gittiğim dersanenin parasını vermek zorundaydım.

şimdi ise bu yatakta uyanmak zorundaydım. Gözlerimi açtığımda kafamın altında yumşacıcık bi yastık vardı. Kendimi çok yorgun hissediyordum günlerce uyabilirdim. Sağ tarafta bulunan camdan parlayan ay ışığı gözüküyordu. Kaç saattir uyuyordum ben? kafamı kaldıramıyordum bile kafamı sol tarafa döndürdüğümde komidinin üzerindeki dijital saatin gece bir'i gösterdiğini gördüm kendimi zorlayarak ayağı kalktığımda her an bayılacakmışım gibi hissediyordum.

odayı incelediğimde yatağın çift kişilik olduğunu ve makyaj masası olduğunu gördüm büssürü makyaj malzemesi ve bakım ürünleri vardı karşıda da banyo olduğunu düşündüğüm bi kapı vardı onun yanında ise giyinme odası içeride büssürü kıyafet,ayakkabı,çantalar vardı bi taraf erkek giysileri ile bi taraf ise kadın eşyalarıyla doluydu

odayı incelediğimde yatağın çift kişilik olduğunu ve makyaj masası olduğunu gördüm büssürü makyaj malzemesi ve bakım ürünleri vardı karşıda da banyo olduğunu düşündüğüm bi kapı vardı onun yanında ise giyinme odası içeride büssürü kıyafet,ayakkabı,...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

daha fazla oyalanmadan kapıyı açıp merdivenlerden inmeye başladım. Burdan gitmem gerekiyordu aşağı indiğimde koltuktukta bana sırtı dönük bi şekilde oturmuş şarabını yudumluyordu hızlı adımlarla dış kapıya yöneldiğim sırada

"boşuna uğraşma kilitli"

dediğinde yutkundum "burdan çıkamassın"
sinirle yanına adımladım "beni burda zorla tutmaya hakkın yok" bunu sessiz bi şekilde söylüyordum sesim içime kaçmıştı sanki. yatıp uyumak istiyordum sarhoş gibi hissediyordum. Ayakta duramıyordum. Bana o iğneden kaç tane vurmuştu? bunu anlamış olmalı ki beni kolumdan tutup yanına oturttu.

öyle yorgundumki ona karşı çıkamıyordum. Beni kollarının arasına alıp başımın üstüne öpücük bıraktı "benden ne istiyosun" diye sordum sakin ama bir o kadar çaresizce "seni seviyorum ve sana âşığım" diye fısıldadı

"ama ben seni tanımıyorum,ismini bile bilmiyorum"

"Ateş"dedi "ismim Ateş"

"Ateş" diye mırıldandım gözlerimin içine öyle bi baktı ki titredim "bu ağnı o kadar fazla bekliyodum ki ismimin dudaklarından dökülmesini"

"bu aşk değil" yutkundum "birini zorla alıkoymak aşk değil suç" derin bi nefes aldım kaçmıyım diye bütün pencereleri ve kapıları kapatmış olmalıydı burası çok havasız dı ve alkol ve sigara kokuyordu.

"bunu neden yaptın? benimle iki normal insan gibi tanışabilirdin"

güldü ve bardağındaki içkiyi yudumlamaya devam etti. "neye gülüyosun?"

"seni kaçırmak zorunda kaldım çünkü.." gözlerime derin,derin baktı.
"seninle tanışmak isteyen büssürü erkek vardı. Ama sen hepsini reddediyodun hayata küsmüştün,kimseye güvenmiyodun.."

içkisinden bi yudum aldı bense başımı yumşak koltuğa yaslamış onu dinliyodum gözlerim her an kapanabilirdi.
"biliyordum beni de red edicektin herkezden nefret ediyordun tek hedefin sınavı kazanmaktı" bardağın hepsini kafasına dikti.

"seni ilk defa annemle,babamın mezarını ziyaret ettiğimde gördüm annenin tabutunu mezara yerleştirmiş gömüyolardı anneni gömen adamlar dışında cenazeye gelen kimse yoktu" koltuğa yaslanıp tavanı izlemeye başladı

"deli gibi ağlıyodun çığlıkların ağaçtaki yuva yapmış kuşları korkutup kaçırıyordu sonradan anladım kriz geçirdiğini. Yanına gittiğimde kimseyi duymayacak kadar ağlıyodun güzel gözlerin kıpkırmızı olmuş ve şişmişti yanakların al,al öyle çok bağırmıştınki dilin lal olur diye çok korkuştum. Bayıldığında seni ben hastaneye götürmüştüm, hastane masraflarını ben karşıladım"

dudakları iki yana kıvrıldı " o günden beri seni aklımdan çıkaramadım o güzel gözlerini,annen okşuyordu diye kestirmeye kıyamadığın beline kadar uzanan saçlarını seni yanıma almak istemedim,seninle tanışmak istemedim çünkü seni karanlık dünyama dahil etmek istemedim"

masanın üzerindeki sigara paketinden bi tane sigara alıp duaklarının arasına alıp ucunu çakmağıyla alevlendirdi.

"ama senden uzak kalamıyordum sürekli kendimi seni düşünürken buluyordum. Başına bişey gelmemesi için gizli korumalar seni takip ediyolardı bunu yapma amacım kötü bi çevremin olması eğer sana olan bağlılığımı öğrenirlerse sana zarar verme ihtimalleri çok yüksek"

sigarasından içine derin bi nefes çekip verdi sonra buranın çok havasız olduğunu o da fark etmiş olmalı ki gidip pencereyi açtı ve sigarayı masadaki küllüğe bastırıp söndürdü

"ve korktuğum şey başıma geldi güzelim düşmanım her yerde seni arıyor bu yüzden yanımda olman en güvenlisi. Biliyorum bunların başına gelmesi,her an ölüm tehlikesinde olman benim yüzümden ama bana uyanınca kızarsın güzelim seni bu evde tutmamın tek sebebi seni korumak" derin bi nefes aldı

"korkma sakın burda,yanımda güvendesin gerekirse canımı veririm ama seni vermem."

gözlerim kapanmadan önce o günü hatırlamaya çalıştım o günkü yüzünü hayal,meyal hatırlıyordum uyanınca beni hastaneye getireni ve hastane masraflarımı karşılayan adamı çok merak etmiştim, çok aramıştım ama bulamamıştım bazen hayat annemsiz dayanılmaz olduğunda keşke o adam beni hastaneye götürmeseydi de ölseydim diye düşünürdüm anneme çok bağlıydım her zaman yanımdaydı beni seven tek kişi annemdi ondan başka arkadaşım yoktu o bu dünyadan gittiğinde yalnız kalmıştım bu koca dünyada. Annem okumamı çok istiyodu sırf onun isteğini yerine getirebimek için dayanıyordum bu hayata. Uyumadan önce tek hissettiğim sırtıma ve bacaklarıma dolanan güçlü kollardı.

ZOR Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin