Dale'in Anlatımıyla
Eve girer girmez hızlı adımlarla camın önündeki koltuğa oturdum.Derin bir nefes aldıktan sonra ister istemez düşünüyordum.Karımın ikinci kez gözlerimin önünde alevlere karışması sarsılmama sebep olmuştu.Artık daha da çok yaşlıydım.Bu sarsıntıdan kurtulmamı Owan sağlmıştı.Eğer o beni gece aramasaydı o eve gitmeye cesaret edemezdim.Kısa süreliğinede olsa o şey bizi rahat bırakacaktı.Kabuslardan uzak yaşayacaktık bir müddet.Ama sonra kabuslarımızın yeniden başlayacağını biliyordum.Kesin kurtuluşumuzu ancak o şeyi öldürürsek ilan edebelirdik.Bir gün gelicek ve biz o gün o şeyi öldürmek için savaşıcaz.Elbet kendini bir gün gösterecek ve biz o şey her neyse hiç bir zaman pes etmeyeceğiz.Ve o gün yaklaşıyor.
Artık düşünmeyi bırakıp yorgunluğumu atmam gerekli.Oturduğum koltuktan kalkıp yatağıma uzandım.Tam uyuyacakken telefon çaldı.Ne kadar açmak istemesemde bir kaç kez çaldıktan sonra açtım.Arayan:Merkez
''Alo'' dedim merak dolu sesimle.Telefondaki cevap verdi''Dedektif,burada sizinle görüşmek isteyen biri var.Adı Dale Johnson.Buraya atandığını söylüyor.Ama elimizde buna dair bir dosya yok.Üstelik raflara bir kaç kez baktık.''dedi
Bana anlaşılan rahat yoktu.Telefondakine cevap verdim.''Önceden görev yaptığı merkezin iletişim bilgilerini söylesin.Ben arayı bizzat kendim ilgilenirim.''dedim.Telfefonu kapattıktan sonrakafama not ettiğim telefon numarasını unutmamak için hemen numarayı aradım.Görüştüğüm kişiyi tanıyordum.Aradığım yer benim eskiden başında bulunduğum merkezdi.Bana dosyanın yanlışlıkla başka merkeze gitmiş olma ihtimalini söyledi.Zaten tanıdığım için sorun olmadı.Merkeze tekrar geri dönerek telefondakine sorun olmadığını çalışmaya yarın başlayabileceğini söyledim.Ve telefonu kapattıktan sonra dalmak üzere olduğum uykumun devamını getirdim.
*******************************************
karanlık yerini aydınlığa bırakıyordu.Owan uyandığında çoktan öğlen olmuştu.İzinli olduğu için geç kalkmıştı.Yataktan kalkıp elini yüzünü yıkadıktan sonra aşağıya indi.Uzun koridordan geçerken ilk defa ürpermediğini hissetti.Mutfağa ulaştığında buzdolabını açarak içini iyice karıştırdı.Anlaşılan izinli günün sabahını alışveriş yapmakla geçirecekti.Yukarıya çıkıp odasında üzerini giyindikten sonra tekrar aşağıya indi.Telefonunu alıp cebine koydu.Kapıyı açtığında rüzgar yüzüne bir fiske atmıştı.Bu küçük kasabada yangından sonra diğerlerine göre daha az hasar gören iki market kalmıştı.Onlarında duvarları çatlaktı zaten.Çoğu kişi işini kasabadan şehire inerek hallediyordu.Owan marketten içeriye girip meyve ve sebze bölümünden bir kaç çeşit seçip poşete koydu.Evde genel malzemeler vardı zaten.Kasaya gidip aldıklarını geçirdikten sonra cebinden parayı çıkarıp ödemeyi yaptı.Marketten çıkıp yolda ilerlerken telefonu çaldı.
Arayan:Christopher
Owan telefonu açar açmaz Christopher konuşmaya başladı''Owan,merkeze gelmelisin.Burada tanışmanı istediğim biri var.''dedi.
Owan,şu anda müsait olmadığını,ertelemesi gerektiğini söyledi.Christopher'dan cevap gelmeyince telefonu kapatıp tekrardan cebine koydu.Owan eve gelmişti.Elindeki poşetleri doğrudan mutfağa götürüp tezgahın üzerine koydu.Önce bir bezi ıslatıp dolabın raflarını sildi.Daha sonra aldığı meyve ve sebzeleri dolaba teker teker yerleştirdi.Aklı Christopher'da kalmıştı.Merakını gidermek için merkeze gitmeye karar verdi.Koridordan çıkınca gözü koltuğun üzerindeki dosyaya takıldı.Merkeze gitmişken o dosyayıda almayı ihmal etmedi.Dışarıya çıkıp merkez binasına doğru ilerledi.Merkez binasından içeri girip merdivenleri çıktığında Christopher'ı gördü.
Christopher''Gelmeyeceksin sanıyordum.''dedi gülerek.Ve ekledi''Elindeki dosya nedir?''
Owan cevap verdi''Gece merkezde unuttuğum dosyayı almak için merkeze geldim.Uyku sersemiyle yanlış dosyayı almışım.Sende beni arayınca bahaneyle buraya gelmiş oldum.''dedi
Christopher dosyayı Owen'ın elinden alıp kapağını açtı ve bağırarak''Dale dostum sanırım senin şu kayıp dosyayı bulduk''dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖLGE
RandomKadının hayatında ölümle yaşam arasındaki o ince çizgi hiçbir zaman eşit olmamıştı.Ya ölüme biraz daha yakındı ya da yaşamaya biraz daha uzak... Karanlıkta kabuslarıyla kaybolmuş çaresiz,yaşamak isteyen bir kadın. Kadının kabuslarına tanık olmuş,ona...